islami haberortadoğu haberlerimirat analizmirat tv
DOLAR
16,7832
EURO
17,4971
ALTIN
976,05
BIST
2.443,77
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
28°C
İstanbul
28°C
Açık
Pazar Açık
28°C
Pazartesi Açık
29°C
Salı Parçalı Bulutlu
29°C
Çarşamba Az Bulutlu
29°C

KENDİMİZ İÇİN İSTEDİKLERİMİZİ BAŞKALARI İÇİN DE İSTEMELİYİZ

KENDİMİZ İÇİN İSTEDİKLERİMİZİ BAŞKALARI İÇİN DE İSTEMELİYİZ
21.07.2018
A+
A-

Bismillahirrahmanirrahim

Bizleri en güzel şekilde yaratan ve erdemlere yetenekli kılan Yüce Allah’ımıza hamd ederim. Ahlâkî yüceliğin zirve örneklerini bizlere sunan aziz Peygamberimiz, biricik mi biricik hayat önderimiz Hz. Muhammed’e salât ve selâm ederim.

Kur’ân, Sünnet ve gözlem kaynaklı şu gerçeği iyi bellemeliyiz: Nefislerimiz için istediklerimizi mümin kardeşlerimiz, hatta bize karşı zalimleşmeyen bütün insanlar için istemek gerçek Müslüman olmanın; İslami çizgide gelişmenin ve Cennet’e girmenin ana vesilesidir.

Rahmete Vesile bir Hatıra

1969-1973  yılları arasında İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü’nde talebe iken Sanat Tarihi hocamız merhum Ömer Kirazoğlu’nun genel konulara yönelik sohbetlerini zevkle dinlerdik. Bizlere bir hatırasını şöylece nakletti:

Kendileri İstanbul’umuzun büyük camilerinden birinin restorasyon çalışmalarını yürütüyor idi. Bir gün dönemin NATO Başkomutanı bu ünlü camimizi ziyarete gelir. Bir köşede korunma altında bulunan ve bir hat yazısını içeren bir tabloya gözü takılır ve sorar. Nedir bu tablodaki yazının içeriği? Merhum hocamız, bu tablonun, aziz Peygamberimizin bir sözünü içerdiğini ve anlamının da şöylece olduğunu aktarır:

Sizden biriniz nefsi için istediğini mümin kardeşleri – dahil diğer insanlar- için  istemedikçe gerçek Müslüman olamaz.”

Bu açıklamadan sonra NATO Başkomutanı, bir an duraklar, düşünür ve şu sözleri söyler: Yeryüzündeki bütün anayasaları kaldırsak, bütün yasalar ilga edilse, fakat yalnızca bu sözü hayatımıza hakim kılabilsek, insanlar arasında adaleti ve mutluluğu sağlayabilirdik.

Sevgili Okuyucum! Hakikat de budur ve bu gerçeği Rabbimiz aslında bizim varlığımıza kodlamıştır. Biliyorsunuz, zaman zaman değiniyoruz; Rabbimiz bizi yeryüzünde denemeye uğrattığı için, bizleri bütün güzelliklere ve de tüm çirkinliklere eğilimli ve yetenekli kılmıştır. Biz güzellikleri kavrayabiliriz. Ama kavrama yetmiyor Kavradığımız güzellikleri hayatımızın bir parçası haline getirebilmemiz için yüce Rabbimize iman gerekir. Ölümle başlayacak âhiret hayatına iman gerekir. İman olursa bu güzellikler hayatımızı kuşatabilir.

Evet, insan güzellikleri kavrar ama kavrama yetmez. Çünkü devreye çıkarlar girebilir, etnik egemenlik duyguları depreşebilir, sömürü amaç haline gelebilir ve insan kavradığı güzellikleri yaşayamaz. Aslında bütün peygamberlerin ortak tebliği anlamına İslam dinindeki bütün emirler insanın kavrayabileceği güzellikleri görev haline getirmektedir. Bize yasaklananlar da fıtratımızla kavrayabileceğimiz haram kılınan çirkinliklerdir.

Bu noktada sözün özü odur ki nefislerimiz için istediklerimizi mümin kardeşlerimiz ve de insan olarak yaratılan fıtrat kardeşlerimiz olan diğer insanlar için istemek, insan olarak yaratılışımızın kavratacağı güzelliktir. Ama bu güzelliği hayatımıza getirip sürekli kılmak için Allah’a ve Âhiret hayatına iman gerektiği  içindir ki, yüce dinimizde bu ahlâkî ilke,  görev haline getirilmiştir. Şimdi sizlere bu konuyu örneklendirerek açıklamaya çalışalım.

Sevmek /Sevilmek Akıllı Olmanın Gereğidir

Nefsimiz için istediklerimizi diğer insanlar için istemek, özellikle mümin kardeşlerimiz için de istemek insanlara sevilmektir. Sevilmek ise aklın nişanıdır. Akıllılığın alametidir.

Sevgili Peygamberimiz efendimiz bir hadislerinde şöyle buyururlar:

Aklı kullanır olmanın ilk belirtisi Allah’a imandır sonra da insanlara sevilir olmaktır.” (el-CÂmiü’s-Sağîr,2/20, Hafü’r-Râ)

İnsanlara sevilmek istiyorsak nefsimiz için istediklerimizi onlar için de istemeliyiz.

Akıllılığın ilk alameti, yaratıcımız olan Rabbimizi bilmek, O’na inanmak, O’nun emirleri ve yasaklarına göre hayatımızı düzenlemektir. Nitekim Peygamberimiz bu gerçeği ifadelendirmek için şöyle buyurur:

Akıllı adam nefsini disipline eden, İslâm’la kontrol altına alan ve ölümle başlayacak ahiret hayatı için ameller yapandır.”(el-CÂmiü’s-Sağîr 2/98. el-Keyyiyü…)

Sevgili okuyucum! Konudan sapmamak için bir ilave daha yapmakla yetinelim. Akını kullanarak Allah’a inanamayan ve yönelemeyen insanları Allah insanlık derecesinden düşürür, batıl inanç ve yaşam pisliklerine batırır ve  Cehennem’e yuvarlatır. ( Furkan 44 ; Yunus 100; Enam  125; Mülk 9-10)

Akıllılık imanı gerektirir. Yaşadığımız bu hayatta başta ana-babamız, çocuklarımız, akrabamız ve komşularımız olmak üzere insanlarla ilişkiler halindeyiz. Eğer insanlara kendimizi sevdiremezsek, sevilmemize vesile olacak adalet, af ve merhamet gibi erdemlerle donanamazsak, bu hayat kolay ve amaçlı yaşanamaz. Ruhsal coşkular duyulamaz. Cennet armağanlarına ulaşılamaz. Böylesi bir yaşamın sonucu da  ebedi hayatımızın yoksulluğu  olur.

Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.