Mahremiyet Eğitimi

Şeyma Demircan NAMAZCI

Çocuklar anne babasının gözbebeği, narin, hassas ve el üstünde tutularak büyütülenlerdir.  Hatta ebeveynler bazen o kadar hassastırlar ki  “hocam bugün hava rüzgarlı çocukları bahçede oynatmazsınız değil mi?, benim kızım çok terler öğretmeni gün içinde atletini değiştirir mi?” gibi uyarı ve sorularıyla sıklıkla karşılaşırız. Ne var ki çocuğunu rüzgârdan, güneşten bile sakınıp korumaya çalışan ailelerin onları kötü niyetli insanlardan koruyamaması da çok acı bir gerçektir. 

Son zamanlarda artan çocuk taciz ve cinayet haberleri bunun bir kanıtıdır maalesef. Çok yönlü ve sebepli bu olayları bitirmeye, hasta ruhlu insanları iyileştirmeye gücümüz yetmeyecek belki ama bu olayları en aza indirmek için çocuklarımıza kendilerini koruyabilmelerini sağlayacak mahremiyet eğitimi vermemizin gerekliliği de çok açık.

Peki, çocuğa mahremiyet eğitimini nasıl verebiliriz? Bu konuda en çok nelere dikkat etmeliyiz?

Çocuğa öncelikli kazandırılması gereken duygulardan biri saygıdır. Çocuğun haklarına ve bedenine saygı gösterilmesi, çocuğun da  kendine,haklarına ve mahremiyetine saygı gösterebilmesi  ve koruyabilmesi için şarttır.

Çocuğun bedenine saygı gösterilmesi;

2 yaşından sonra bir çocuğu izin alınmaksızın öpmek ve çocuğa sıklıkla “abla seni öpsün, amca seni öpsün” uyarısında bulunmak  “her isteyen sana dokunabilir ” mesajı verir.. Bu mesaj ise çocukların itiraz edebilme haklarının farkında olamamalarınave taciz durumunu normal karşılayabilmelerine sebep olabilir.

Bunun yerine çocuklara 2 yaşından itibaren bedenlerinin mahremiyeti ile ilgili bilgi vermek, öpmeden, dokunmadan  ve hatta onlarla ilgili her hangi bir uygulamadan önce izin istemek, özel bölgelerin anne, öğretmen(4 yaşına kadar)ve gerekli durumda doktor dışında kimseye gösterilmemesi gerektiğini anlatmak, bunu yaparken  “çok ayıp” yerine  “senin özelin, mahremin ” kelimelerini kullanmak ilk mahremiyet eğitimini vermek için doğru yaklaşım olacaktır.

Çocuğun haklarına saygı gösterilmesi;

Abla seni öpsün, amca seni öpsün” uyarısı gibi açıklama yapmaksızın “abla kızar, amca kızar” tehditlerinde bulunmak da çocuklara “yetişkinler sana istediği gibi davranabilir” mesajı verir.(bkz bak abi kızar abla kızar) Yine bu mesaj da çocukların itiraz edebilme haklarının farkında olamamalarınave taciz durumunu normal karşılayabilmelerine sebep olabilir.

Mahremiyet duygusunun oluşması için;

 Daha küçük diye kalabalıklar içerisinde çocuğun üzerini değiştirmek, kardeş onlar diye çocukları tamamen soyup banyo yaptırmak,  cinsel organları üzerinden sevgi sözcüklerinde bulunmak, sevip okşarken mahrem bölgelerine özen göstermemek, tuvalet kapılarını kapatmamak ve 6 yaşından sonra odalarının kapılarını çalmadan girmek mahremiyet kavramının oluşmamasına sebep olacaktır.

Peygamberimizden(s.a.v) bir rivayet;

Hz. Peygamber’in (s.a.v)toplumda uyguladığı bazı kurallar vardı.Bunlardan biri de, arkadaşlarıyla beraber oturduğu zaman kendisine bir hediye getirilirse bunu yanındakilerle paylaşmasıydı.Hediyeden biraz aldıktan sonra önce sağ tarafındakine sonrada sol tarafındakine olmak üzere ikram ederdi.yine bir gün böyle otururken içinde süt bulunan bir bardak getirilir.Allah Rasulu (s.a.v)hediye sahibine olan saygısından dolayı bardaktan biraz içer.Ardından,adeti üzere ilk önce sağındakine ikram etmek niyetindedir ama bu sefer sağ tarafında oradakilerin en küçüğü olan genç çocuk Abdullah bin Abbas oturmaktadır.Sol tarafında da Halid bin Velid.Hz. Peygamber(s.a.v) Abdullah’a der ki : “Sağımda oturduğun için süt içme önceliği senin ama izin verirsen Halit’e verebilirim.” Hz. Peygamber (s.a.v)yaşlı olması nedeniyle önceliği Halit’ e vermek istemektedir.Fakat Abdullah çok açıkgözdür ve sırasını kimseye kaptırmak niyetinde değildir.Ayrıca Raulullah’tan (s.a.v)artanı içme şansını belki bir daha hiç yakalayamayacaktır.Der ki : “Ya Rasulullah!Senden gelecek nasibi başkasına bırakacak değilim.” Kutlu Elçi(s.a.v) de bardakta kalanı ona verir.Oda diktiği gibi içer.Halit’ e hiçbir şey bırakmaz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here