
Bu topraklarda kadim bir hakikat vardır: Kendi milletinin ruh köküne, inancına ve değerlerine savaş açanlar, günün sonunda tarihin tasfiye edici gücüyle yüzleşmek zorunda kalırlar.
Bu yıl ki 23 Nisan kutlamalarında mehteran takımının gösterisinde üç beş kişilik CHP’li bir grubun “Çocuklarımızın saray kültürüne özendirilmesini protesto ediyoruz.” Diyerek sırtlarını dönenler bal gibi biliyorlar ki; bugün dünya coğrafyasının büyük bir kısmında saygıyla anılan ve batılı müsteşriklerin akademik çalışmalarında imrenerek konu ettikleri o kültürün mirası üzerinde varlıklarını sürdürdüklerini!..
Bugün karşımızda duran tabloyu doğru okumak gerekirse; Sormadan edemiyoruz:
-Siz, bu toprakların evladı mısınız yoksa vahşet medeniyetinin gönüllü sevicileri mi?
Ümmet coğrafyasının kalbi olan bu ülkede, mehteran gösterisini protesto eden bu zihniyet bir zamanlar Rahmetli Necmettin Erbakan Hocamızın o engin hoşgörüsüne, kuşatıcı diline ve nezaketine dahi tahammül edemediler. Onun yerli ve milli kalkınma hamlesini, siyasi mücadelesini her türlü ayak oyunuyla engellemeye çalışanlar; aslında bu milleti öz değerlerinden koparıp “vahşet medeniyetine” teslim etmek istiyorlardı.
Peki, bugün ne değişti?
Erbakan’ın nezaketini “zayıflık” sanıp onu engellemekle övünen zihniyet, bugün Erdoğan iktidarını bir fırsat bilip zihniyetinin ümmet coğrafyasında karşılık bulamayacağına binaen nedamet getireceğine, maalesef kibrinden ödün vermiyor. Milletin öz değerlerine dönüş yolculuğunda bir nebze olsun destek olmak, atalarının yaptığı zulümler için özür dilemek yerine; hala o eski, karanlık vesayet günlerinin özlemiyle yanıp tutuşuyorlar.
Şunu çok net görmeleri gerekiyor: Erbakan’ın o yumuşak ve kucaklayıcı hoşgörüsünün kıymetini bilmeyenler, bugün Erdoğan’ın “siyasi tufanıyla” karşı karşıya kaldılar. Ancak asıl tehlike kapıda bekliyor olabilir. Eğer bugün hala milletle inatlaşmaya devam ederlerse, Erdoğan’dan sonra gelebilecek bir “karşı öç alma siyasetinin” sertliğiyle karşılaştıklarında sakın şaşırmasınlar! Tarih, kendisine sırt dönenlerden intikamını her zaman daha ağır şartlarda almıştır.
Vazgeçin bu inadınızdan!
Bu topraklarda milletin ruhuna aykırı, ithal asimilasyon politikalarının uzun süreli yaşamasına imkan yoktur. Anadolu irfanı, kendisine yabancı olan her türlü dokuyu eninde sonunda bünyesinden atar.
Yol yakınken kendinize gelin… Bu milletin değerleriyle kavgayı bırakın. Aksi takdirde, tarihin tozlu ve karanlık sayfaları arasında kaybolup gitmeniz kaçınılmazdır.