
Türkiye ile Mısır arasındaki diplomatik normalleşme süreci, savunma sanayisinde tarihi bir stratejik ortaklığa evriliyor. Kahire yönetiminin, hava kuvvetlerini modernize etme hedefleri kapsamında Türkiye’nin 5’inci nesil milli muharip uçağı KAAN’a yönelmesi, bölgedeki askeri dengeleri kökten değiştirecek bir adım olarak değerlendiriliyor.

Yıllardır süren diplomatik soğukluğun ardından ikili ilişkilerde sağlanan ivme, savunma teknolojileri alanında somut projelere dönüştü. Mısır’ın, ABD’nin F-35 programına erişim noktasında yaşadığı kısıtlamalar ve bağımsız savunma politikası izleme arzusu, Ankara ile Kahire’yi ortak bir vizyonda buluşturdu.
Edinilen bilgilere göre, Mısır’ın KAAN programına “ortak üretici ve geliştirici” olarak katılması planlanıyor. Bu iş birliği ile Kahire, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından geliştirilen KAAN’ın teknoloji transferi ve yerel üretim süreçlerinde aktif rol alacak.
Askeri analistler, bu hamlenin Orta Doğu’da uzun süredir İsrail lehine olan hava üstünlüğü dengesini yeniden şekillendirebileceğine dikkat çekiyor. Bölgesel bir güç merkezi olan Mısır’ın, Türkiye’nin milli imkanlarla geliştirdiği gizlilik teknolojisine sahip çift motorlu KAAN’ı envanterine katma hedefi, dışa bağımlılığı azaltma stratejisinin en somut göstergesi olarak kabul ediliyor.
Bu stratejik yakınlaşma, yalnızca iki ülke arasındaki savunma kapasitesini artırmakla kalmıyor, aynı zamanda Ankara ve Kahire’nin bölgesel krizlerde daha bağımsız ve caydırıcı bir pozisyon almalarını sağlıyor.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube