islami haberortadoğu haberlerimirat analizmirat tv
DOLAR
16,0681
EURO
17,2633
ALTIN
962,57
BIST
2.380,20
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
26°C
İstanbul
26°C
Açık
Çarşamba Açık
26°C
Perşembe Az Bulutlu
24°C
Cuma Az Bulutlu
25°C
Cumartesi Az Bulutlu
26°C

Osmanlı hanedanının ilk mason üyesi: sultan v. murat (ı)

Osmanlı hanedanının ilk mason üyesi: sultan v. murat (ı)
Prof. Dr. Ali SEYYAR

Sultan Abdülmecid’in en büyük oğlu olan V. Murat (1840–1904), sakalsız, ince kaşlı, iri gözlü bir şehzade idi. Hem doğu kültürü, hem de batı kültürü almasına rağmen batının tesiri altında kalmıştır. İyi Fransızca bilir, güzel piyano çalardı. Okumaya çok meraklı idi. Bilhassa Edebiyat ve felsefe kitaplarını çok okurdu. Avrupa ve Mısır seyahatlerine katıldı.

En yaşlı Şehzade olarak amcası Abdülaziz tahta çıkınca Şehzade V. Murat veliaht ilân edildi (1861). Abdülaziz Padişah olunca V. Murat hayli üzüldü. Padişah olamama ihtimalini düşündükçe sinirleri bozuluyordu. Veliahtlık yıllarını içki masalarında ve sefahat âlemlerinde geçirdiği tarihçiler tarafından teyit edilmektedir. İngiltere Kralı Edward‘la uzun süre mektuplaştı. Bu kişinin tavsiye ve teşvikleriyle Mason locasına girdiği rivayet edilmektedir.

Hakikat şu ki Veliaht Şehzade Murat Efendi, 20 Ekim 1872’de büyük localardan Grand Orient de France’a bağlı 28 Ocak 1858 yılında İstanbul’da kurulmuş olan Proodos (Terakki) Locasına üye olmuştur. Locanın üstad-ı muhteremi o vakit Yunanistan’da doğan  Cleanthi Scalieri (1833-1892) idi. Veliaht Şehzade için gerçekleştirilmiş olan tekris (inisiyasyon) töreni, o dönem İstanbul’da yaşayan ünlü Fransız avukat Louis Amiable’nin Kadıköy’deki evinde tertiplenmiştir.

Locanın üyeleri arasında Genç Osmanlı hareketi mensubu ve Tanzimat Devri aydınlarından olan Namık Kemal (1840-1888), jön Türk hareketine destek veren gazeteci Ali Şefkati (1848-1896) ve Sultan Abdülaziz’in baş fotoğrafçısı Vasilaki Kargopulo da bulunmaktaydı. Veliaht Şehzade Murat Efendi, mason olduktan bir buçuk ay sonra (8 Aralık 1872) bu kez locanın Ağahamamı sokak 12 numaradaki toplantı yerinde önce kalfa, sonra da hemen üstat derecesini aldı. Cleanthi Scalarie, bunun üzerine locanın merkezi olan Paris’e şöyle bir rapor gönderir:

Veliaht Şehzade, o kadar duygulandı ki, çalışmalarımız sona erince sabahın ikisine kadar bizimle kalıp masonluğu ve ülkemizde ne şekilde yaygınlaştırılabileceğini konuştu. Sonra Fransız Maşrık-ı Azamı’nın (Grand Orient de France) himayesi altında, sadece Türkçe çalışacak yeni bir locanın ihdasını teklif etti.”

Envar-ı Şarkiye, (Doğu’nun Nurları) adı verilen bu locanın kuruluşuna hemen o gece başlandı. Yaklaşık beş ay sonra Grand Orient de France’ın o dönemdeki büyük üstadı olan Antoine de Saint Jean, Veliaht Şehzadeye takdir ve teşekkürlerini beyan eden “Çok Muhterem Biraderim” başlıklı bir mektup gönderdi. Veliaht Şehzade, cevabî mektubunda “insanlığın ancak masonluk sayesinde ilerlemeye doğru büyük adımlar atabileceğini, din ve ulus bakımından bölünmüş doğu halklarının (masonluğun ifade ettiği) kardeşlik sayesinde terakki yolunda ilerleyebileceğini yazdı.”[1]

“V. Murad’ın Oğlu Selahaddin Efendi’nin Evrak ve Yazıları” adını taşıyan kitabın yazarı Prof. Dr. Edhem Eldem’e göre modern, batılı ve bilhassa batıcı olan V. Murat, “Avrupa’daki liberallerin gözünde ideal bir prens. Kendini geliştirmeye çalışan, lisan bilen, Avrupa’ya hayran…Murat’ın portresi dönemin meşhur L’lllustration (24 Eylül 1864) vesaire gibi resimli mecmualarda yayınlanıyor 1860’larda, özellikle de 1870’lerde. Komplo teorisi gibi olacak ama tam da 1872’den sonra yani masonluğa girmesinden sonra böyle genç, akıllı, Avrupaî prens imajıyla gösterilmesi, tahta hazırlık gibi gözüküyor.”[2]

Tahta hazırlık demek aslında siyasî müdahale gibi olağanüstü durumlar oluşturarak, Sultan Abdülaziz’i tahttan indirmek anlamına gelir. Peki, buna V. Murat razı mıdır? Bu soruya cevap vermek için, kaynaklara bakmak gerekir. Ama bununla ilgili bir resmi kaynak olmadığına göre sadece tahminde bulunulabilir. Bu bağlamda ayrıca şu sorular sorulabilir. V. Murat, masonluk ilkelerine inandığı için mi hür iradesiyle mason olmuştur veya masonların yardımını da alarak, bir darbe ile tahta çıkma gibi plânları olduğu için mi masonluğu kabul etmiştir? Bu sorulara tarihçiler bile açıkça cevap verememektedir.

Ne var ki gerçek şu ki V. Murat, kendine zamanı gelmediği halde yani meşru zeminin dışına çıkarak, “siyasî gelecek biçen, bu siyasî geleceğini modernite ve batı ile yakınlaşma içinde tasarlayan ve mümkün mertebe bu moderniteyi kendi ailesine, kendi özel yaşamına, çocuğuna verdiği eğitime yansıtmaya çalışan bir V. Murat görüyoruz.” Prof. Dr. Edhem Eldem, Batıcı olmasının ötesinde V. Murad’ın ayrıca mason olmasını şu şekilde izah etmektedir: “V. Murad, masonluğu bir medeniyet, bir modernlik sembolü, bağlantısı ve ahdi olarak değerlendirdiğini ve tabiî ki siyasî kariyerine bir artı olarak geçeceğini düşündüğünü varsayıyorum.”[3]

Masonların sadece bir fikir cemiyeti olmadığını, hümanizm maskesi altında İslâm’a karşı sadece teorik bazda değil sapık dünya görüşlerini gerektiğinde silahlı yöntemlerle devlet işlerine müdahale ederek de hâkim kılmak istedikleri ortadadır. Bu doğrultuda gelecek yazımızda şehzade V. Murad’ın masonların girişimiyle nasıl tahtta çıkarıldığını ele alacağız.

***Resim: [sağdan sola: Şehzade Kemalettin Efendi (Mason); Veliaht Şehzade Murat Efendi (Mason olarak 1876’da tahtta çıkarıldı), Şehzade Reşat Efendi (1909’da tahtta çıktı)


[1] Atlas Tarih Dergisi; Veliaht Şehzade Murat Efendi Nasıl Mason Oldu?; Sayı 62; Ocak-Şubat 2020;  s. 71.

[2] Şarman, Kansu; Mahpusun Sesi (Prof. Dr. Edhem Eldem ile Röportaj); Atlas Tarih Dergisi; Sayı 62; Ocak-Şubat 20210; s. 61.

[3] Şarman; s. 64.

ETİKETLER:
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.