islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
49,4177
EURO
55,5133
ALTIN
6.572,22
BIST
12.118,29
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağmurlu
15°C
İstanbul
15°C
Yağmurlu
Cuma Hafif Yağmurlu
13°C
Cumartesi Yağmurlu
14°C
Pazar Hafif Yağmurlu
16°C
Pazartesi Az Bulutlu
17°C

Peki, Galatasaray ve Fenerbahçe Kazansaydı Ne Olacaktı?

Peki, Galatasaray ve Fenerbahçe Kazansaydı Ne Olacaktı?
15/10/2026 09:56
A+
A-

Peki, Galatasaray ve Fenerbahçe Kazansaydı Ne Olacaktı?

Galatasaray‘ın Barcelona, Fenerbahçe‘nin Aston Villa karşısında aldığı ağır mağlubiyetler, Türk futbolunun yıllardır çözülemeyen sorunlarını yeniden gündeme taşıdı. Milyonlarca avronun harcandığı transferler, dünyaca ünlü futbolcular ve büyük başarı vaatleri… Peki, bütün bunların karşılığında ne elde ediyoruz?

Asıl üzerinde durmamız gereken soru belki de budur.

Türk futbolunun en önemli sorunlarından biri, yabancı futbolcuya duyulan hayranlık ve kendi evlatlarımıza yeterince güvenilmemesidir. Geçmişte büyük isimler yapmış, kariyerlerinin son dönemine yaklaşmış futbolculara servetler ödenirken bu ülkenin genç yetenekleri çoğu zaman forma bekliyor. Oysa aynı kaynaklar altyapıya, eğitime, tesislere ve gençlerin yetişmesine ayrılabilir.

Fakat meseleyi yalnızca futbol yönetimiyle sınırlı tutamayız. Bu paralar nereden geliyor ve nereye gidiyor?

Kulüplerin transfer harcamaları; taraftarların desteği, yayın gelirleri, sponsorluklar ve ticari faaliyetlerle oluşan büyük bir ekonomik düzenin parçasıdır. Bu kaynakların önemli bir bölümünün yabancı futbolculara, menajerlere ve yurt dışındaki kulüplere aktarılması karşısında, ülkemizin ekonomik ve toplumsal önceliklerini de düşünmek zorundayız.

Elbette futbola yapılan her harcamayı israf sayamayız. Sporun toplumsal faydası, gençlerin sağlıklı gelişimine katkısı ve ekonomik boyutu vardır. Ancak milyonlarca avronun bir futbolcunun transferi veya yüksek maaşı için kolayca gözden çıkarıldığı bir ortamda, geçim sıkıntısı çeken aileleri, imkân bekleyen gençleri ve yardım eli uzatılmayı bekleyen insanları hatırlamamak mümkün mü?

Kur’an-ı Kerim, “Yiyin, için, fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez” buyuruyor. (A’râf, 7/31)

Buradan hareketle sorulması gereken, futbolun gereksiz olup olmadığı değil; harcanan kaynakların ölçüsü, amacı ve topluma sağladığı faydadır.

Bir tarafta yıldız futbolculara ödenen milyonlar, diğer tarafta eğitim imkânı bulamayan çocuklar… Bir tarafta transfer bütçeleri, diğer tarafta geçim mücadelesi veren aileler…

İnsanların eğlenmeye, spor yapmaya ve takımlarını desteklemeye hakkı var. Ancak hiçbir eğlence, toplumsal sorumluluklarımızı unutturacak kadar büyümemeli. Kulüplerin başarı arzusu da sınırsız harcamaların gerekçesi hâline gelmemeli.

Türk futbolunun gerçek başarısı, yalnızca Avrupa’dan yıldız futbolcu getirmekle ölçülmemelidir. Kendi gençlerimizi yetiştirebildiğimiz, kaynaklarımızı ülkemizde değerlendirebildiğimiz ve sportif başarıyı mali sorumlulukla birleştirebildiğimiz zaman gerçek bir çıkıştan söz edebiliriz.

Belki de artık şu soruyu sormanın vakti gelmiştir: Bir futbolcunun transferine harcanan milyonlar, bu ülkenin gençlerine ve ihtiyaç sahiplerine daha fazla imkân sunmak için değerlendirilemez mi?

Mesele futbolu küçümsemek değil; futbolun, hayatın ve toplumsal sorumluluklarımızın önüne geçmesine itiraz etmektir.

Peki, Galatasaray ve Fenerbahçe Kazansaydı Ne Olacaktı?

Peki, Galatasaray ve Fenerbahçe kazansaydı ne olacaktı? Milyonlarca insan sevinecek, sokaklarda sevinç gösterileri yapılacak, gazeteler zafer manşetleri atacaktı. Peki, birkaç gün sonra ne değişecekti? Geçim sıkıntısı çeken ailelerin sorunları çözülecek, işsiz gençler iş bulacak, ihtiyaç sahiplerinin derdi bitecek miydi?

Elbette hayır! Hayat bütün gerçekliğiyle devam edecekti.

Futbol sevinci elbette yaşanabilir. Ancak geçici heyecanları hayatın merkezine koyup gerçek sorumluluklarımızı unutmamalıyız. Kur’an-ı Kerim’in ifadesiyle, “Bilesiniz ki kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.” (Ra’d, 13/28)

Galatasaray ve Fenerbahçe kazansaydı sevinecektik. Peki, bu sevinç geçtikten sonra geriye ne kalacaktı?

Belki de asıl zafer, milyonlarca avroyu yalnızca geçici heyecanlara değil, gençlerimizin geleceğine ve toplumun ihtiyaçlarına da katkı sağlayacak biçimde değerlendirebilmektir. Çünkü gerçek mutluluk, yalnızca kazanmakta değil, hayatı anlamlı kılmakta ve iyiliği çoğaltmaktadır.

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.