
PENTAGON’DA DEVSAL TASFİYE: ORDUDAN “SAVAŞ BAKANLIĞI”NA
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, göreve geldiği günden bu yana Amerikan ordusunda son on yılların en büyük “temizliğini” gerçekleştiriyor. Geleneksel askeri yapıyı ve tarafsızlık ilkesini savunan general kadrosu birer birer tasfiye edilirken, Pentagon’un adı gayriresmi olarak yeniden “Savaş Bakanlığı” (War Department) şeklinde anılmaya başlandı.

1. Komuta Kademesinde Deprem
Hegseth; Genelkurmay Başkanı Charles “CQ” Brown, Kara Kuvvetleri Komutanı Randy George, Deniz Kuvvetleri Komutanı Jon Harrison ve Hava Kuvvetleri Komutanı David Allvin gibi en üst düzey isimleri görevden aldı veya emekliliğe zorladı. Tasfiyelerin temelinde, mevcut kadronun **İran savaşına** ve yönetiminin “şahin” politikalarına yeterince uyum sağlamadığı iddiası yatıyor.
2. “İsrail Referansı” ve Stratejik Tasarım
Ocak 2026’da yayımlanan **Ulusal Savunma Stratejisi (NDS), İsrail’i “model müttefik” olarak tanımlayarak ABD askeri doktrininin merkezine oturttu.
* İdeolojik Filtre: Göreve getirilen yeni isimlerin, Hegseth’in “haçlı” retoriğine yakın ve İsrail’in bölgedeki çıkarlarını ABD çıkarlarıyla bir tutan kişilerden seçildiği belirtiliyor.
* Tapınakçı Retoriği: Hegseth’in askeri operasyonları “kutsal bir görev” ve “iyilikle kötülüğün savaşı” olarak niteleyen dini referansları, ordu içinde teokratik bir dönüşüm yaşandığı eleştirilerini güçlendiriyor.
3. İran Savaşı ve “Olağanüstü” Seçenekler
İran ile 28 Şubat 2026’da başlayan sıcak çatışma, ABD-İsrail ittifakı için beklenen “hızlı zaferi” getirmedi. İran’ın direnci karşısında Hegseth yönetimi, uluslararası hukuku ve sivil kayıpları önceleyen “tepid legality” (ılımlı yasallık) yaklaşımını terk ederek “maksimum ölümcüllük” (maximum lethality) dönemine geçti.
Nükleer Tehlike: Yeni kurulan bu fanatik kadronun, konvansiyonel yöntemlerin yetersiz kaldığı noktada nükleer seçenekler dahil tüm “olağanüstü” adımları masaya sürmesinden endişe ediliyor.
4. Çöküş mü, Yeni Bir Düzen mi?
Siyasi analistler, ABD ordusundaki bu ideolojik tasfiyenin orduyu profesyonellikten uzaklaştırarak siyasallaştırdığını savunuyor. Bu durumun;
* ABD’nin müttefikleri üzerindeki güvenilirliğini yitirmesine,
* Bölgesel bir kaosun tetiklenmesine,
* Ve nihayetinde ABD’nin küresel hegemonya kaybını hızlandıracak bir “stratejik intihara” dönüşebileceği öngörülüyor.
ABD ordusu içindeki bu “kültür savaşı” ve liderlik değişimi, devam eden İran savaşıyla birleştiğinde, sadece bölgeyi değil, küresel güvenlik mimarisini de geri dönülemez bir şekilde değiştirme potansiyeline sahip.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube