islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
50,1572
EURO
56,1178
ALTIN
6.522,87
BIST
11.333,27
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
12°C
İstanbul
12°C
Az Bulutlu
Cumartesi Hafif Yağmurlu
11°C
Pazar Az Bulutlu
11°C
Pazartesi Az Bulutlu
13°C
Salı Parçalı Bulutlu
13°C

RÜŞVET; VİCDAN VE TOPLUM PİSLİĞİDİR

RÜŞVET; VİCDAN VE TOPLUM PİSLİĞİDİR
06/11/2026 09:00
A+
A-

İktidarı, Muhalefeti ve Halkı Kuşatan Bela
RÜŞVET; VİCDAN VE TOPLUM PİSLİĞİDİR

RÜŞVET ALLAH’IN KOYDUĞU YASAKTIR

İslâm Dini faiz, karaborsacılık ve hileli imalat gibi yollarla nafaka temin edilmesini yasakladığı gibi rüşvet yolu ile kazanç sağlanmasını da yasaklamış, haram kılmıştır.

Fert ve toplum haklarına tecavüzün en belirgin şekillerinden biri olan rüşvet, genel ahlâkı, sosyal güveni, içtimaî adaleti zedeleyen; kişisel zillete ve toplum anarşisine yol açan pek büyük bir suç, âhiret felâketini örgüleyen pek azîm bir günahtır.

Bakara sûresinin 188. âyetinde Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:

(Ey İman Edenler!) Mallarınızı aranızda (faiz, aldatma, karaborsacılık, kumar ve zina) bâtıl/haram yollarla yemeyin. (Haksızlığınızı) bile bile fert ve toplum mallarından bir bölümünü günah yolu ile yemek için de o mallardan hâkimlere, idarecilere rüşvet vermeyin.

ZİMMETE HAK GEÇİRMEK İÇİN RÜŞVET VERME

Rüşvet genellikle bir ferde veya topluma ait olan bir hakkın zimmete geçirilmesi için verilir. Böyle bir zulme aracı olabilecek yönetici ve hâkimler kadrosu tarafından alınır. Bunun içindir ki rüşveti yasaklayan mezkûr âyette özellikle hâkimlere ve idarecilere rüşvet verilmemesi emrolunmuştur.

Peygamberimiz fertleri Hak’tan saptıran, cemiyette fesadı yaygınlaştıran rüşvetin her bir nevinin haram kılındığını bildirmiştir. Ayrıca yönetim ve yargı organlarındaki rüşvete husûsiyle dikkat çekmiştir.

RÜŞVETÇİYE LANET OLSUN

Yüce Peygamberimiz şöyle buyurur:

“Rüşveti alana, verene ve aracı olana Allah lanet etsin.”

“Allah’ın laneti haklıyı mağdur etmek için rüşveti veren ve alanlar üzerine olsun.”

“Çok iyi biliniz ki rüşveti alan da veren de Cehennem’dedir.” (Müntehab-ü Kenzü’l-Ummal, 2/198-200; et-Tac, 3/56)

RÜŞVETİN SEBEBİ NEDİR?

Memleketimizde ve bütün dünya ülkelerinde giderek artan rüşvet, iktisadî zaruretler sebebiyle gelişen bir hastalık olmaktan çok, iman ve ahlâk buhranından doğan ve gelişen ferdî ve sosyal bir hastalıktır. Rüşvetin milletlerarası boyutlar kazanması bunun en canlı örneğidir.

Fakirliğin iman hayatını kemiren, sosyal bunalımlara vasat hazırlayan ve ahlâkî hastalıkları geliştiren ciddî bir müessir olduğu açık bir gerçektir.

İslâm Dini de bu gerçeği kabul etmiştir. Fakirlik problemini çözümleyici, mahzurlarını giderici ferdî ve sosyal yasalar koymuştur.

Ancak ülkemiz şartları açısından bakıldığında rüşvetin maddî zaruretlerden çok iman ve ahlâk zaafından doğduğu, lüks tüketim arzusuyla geliştiği bir hakikattir.

Rüşvet ve benzeri gayr-i ahlâkî hastalıkların sebebi maddî olmadığı içindir ki iktisadî seviyenin yükselmesiyle veya maddî cezalar getiren kanunların yürürlüğe girmesiyle rüşvet önlenememiştir.

RÜŞVET İMAN VE AHLÂK KONUSUDUR

Bunun içindir ki İslâm, mevzuya iman ve ahlâk açısından bakmaktadır. Müminin kafasını ve kalbini eğiterek ona bu hastalığa karşı bağışıklık kazandırmaktadır. Bununla beraber İslâm Hukuku’nda rüşvet için takdir hakkı İslâmî devlet yönetimine ve hâkimler kadrosuna bırakılmıştır, maddî cezalar da vardır.

Rüşvet olarak alınan mal geri verilmedikçe Allah katında tövbesi dahi olmayan bu suçun günahından insanları korumak için Peygamberimiz bu konu üzerinde önemle durmuş, ikaz ve irşatlarda bulunmuştur.

KIYAMET GÜNÜ ALDIĞI RÜŞVET KİŞİNİN BOYNUNA YÜKLETİLECEK

Medine İslâm Devleti ekonomisi tarıma ve hayvancılığa dayandığı, zekâtları tahsile memur vazifeliler de bu iki alanda rüşvetle karşılaşabilecekleri için Peygamberimiz, rüşvet ve benzeri yollarla zimmete “Hak” geçirmenin önemi hususundaki bir hitabelerinde şöyle buyurmuştur:

“(Ey İnananlar!) Kıyamet Günü’nde sizden birinizi zimmetine geçirdiği deve, at, inek ve koyun gibi hayvanlar kendilerine has sesler çıkarır, çaldığı çocuk da feryat eder bir vaziyette boynuna yükletilmiş olarak Allah’ın huzuruna gelmiş bulmayayım.

O zaman, o kişi, ‘Bana yardım et, ya Resûlallah!’ diyerek (inleyecek ve) ben de ‘Senden Allah’ın azabını gideremem. Sana bu gerçeği tebliğ etmiştim.’ diyeceğim.” (et-Tac, 3/54. Hadis özetlenmiştir.)

***

Hak iddia ederler korkusu ile her şahsın anasından babasından, kardeşinden ve eşinden de kaçacağı Âhiret Günü ne azimdir. Bu Yüce Gün’e inanan bir müminin, rüşvet ve benzeri yollarla zimmetine haklar geçirdiği için Allah’ın huzurunda zelil olması, şefaat umudu ile başvurduğu Peygamberimiz tarafından reddolunması ve Cehennem azabına yuvarlanması ne acı ve korkunç bir durumdur.

Fert ve cemiyet haklarının çiğnenmesine ve sosyal adaletsizliğe sebep olduğu için olgun aklın da yerdiği rüşvet, husûsiyle kanunî cezalarla engellendiği toplumlarda “hediye” görüntüsü altında alınıp verilmektedir.

MEMURA HEDİYE RÜŞVETTİR

Pek tabiidir ki bu günahın farklı bir görünüm içinde işlenmesi onu meşrulaştırmaz.

Aslında hediye, Aziz Peygamberimizin hadisleriyle de açıklandığı üzere rızkı artıran, karşılıklı sevgiyi geliştiren, kini ve kırgınlıkları gideren ve kaynaşmayı sağlayan helâl bir rızıktır. Bu nedenle biz müminler aramızda hediyeleşme ile öğütlenmişizdir.

Ancak dinimiz öğütlediği hediyeyi yöneticilere, yetkili memurlara ve hâkimlere haram kılmıştır. Peygamberimiz bir hadislerinde şöyle buyurmuştur:

“İdarecilerin hediye alması haram, hâkimlerin hediye alması ise kâfirliktir (kâfirliğe yakın bir günahtır).” (M. K. Ummal, 2/198)

Mezkûr kadrolar ancak memuriyetlerine getirilmeden önce hediyeleştikleri kişilerden hediye alabilirler. Zira vazife almalarından sonra kendilerine verilen hediyenin amacı, rüşvette olduğu gibi, hâlen veya gelecekte onları zulme alet etmek ve çıkarlara vasıta kılmaktır. Bundan ötürüdür ki bu tür bir işlem şekil itibariyle hediye görünümünde ise de hakikatte rüşvettir ve haramdır.

Aşağıda sunacağımız Asr-ı Saadet’te cereyan etmiş bir olay ve bu olaya Hz. Peygamber’in getirdiği yorum bizi aydınlatmaktadır.

Peygamberimiz İbnü’l-Lutbiyye isimli bir zatı zekât tahsil memuru olarak vazifelendirir. Bu zatın vazife dönüşü, “Şu mallar sizlerindir; Beytülmâli için verilen zekât mallarıdır. Bu mallar da bana hediye olarak verilenlerdir.” diyerek bazı malları kendisine ayırması üzerine Peygamberimiz minbere çıkmış, Allah’a hamd ve senadan sonra şöyle buyurmuştur:

“Gönderdiğim memura ne oluyor da ‘Bunlar İslâm Devleti hazinesine verilenlerdir, bunlar da bana hediye edilenlerdir.’ diyor?

Ana-babasının evinde otursa da bakıp dursaydı ya! Bakalım, kendisine hediye verilecek miydi?

Muhammed’in canı tasarrufu altında bulunan Allah’a yemin ederim ki sizden biriniz, zekât malından (veya hazine, belediye ve vakıf gibi toplum malından gizleyip) aşırdığı deveyi böğürür, ineği öğürür veya koyunu meler bir vaziyette boynuna yüklenmiş bir şekilde Kıyamet Günü mutlaka Allah’ın huzuruna gelecektir.” (et-Tac, 3/54)

RÜŞVET VEREN DE ALAN GİBİ GÜNAHKÂR MIDIR?

Mevzuumuzu “Rüşvet veren de alan gibi günahkâr mıdır?” şeklinde pek çok sorulan bir suali İslâm âlimlerinin görüşleri ile cevaplandırarak bitirelim.

Peygamberimiz rüşveti alan ve verenin yanı sıra aracı olanı da lanetlemiştir. Bunun için İslâm bilginlerinin bir kısmı “Şartlar ne olursa olsun rüşvet almak kadar vermek de günahtır.” diyorlar.

Ancak İslâm bilginlerinin çoğunluğu rüşvet vereni veriş sebebi ve gayesine göre değerlendirmişlerdir. Buna göre eğer kişi hakkını korumak, zulmü ve zararı defetmek için rüşvet vermeye mecbur kalırsa Allah katında suçsuzdur. Fakat bir hakkı iptal etmek, zimmete hak geçirmek, lehine karar çıkartmak için verilen rüşvet haramdır. Ayrıca veren için azap sebebidir. (et-Tac, 3/56)

Yüce Rabbimden cümlemizi haramlardan ve şüpheli işlerden korumasını diler, sözü Peygamberimize bırakırım. O şöyle buyurur:

“Suht/Rüşvet ile beslenen vücut ateşe lâyıktır.” (M. K. Ummal, 2/200)

Ali Rıza Demircan

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.