islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,3990
EURO
53,3011
ALTIN
6.812,59
BIST
14.783,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Hafif Yağmurlu
22°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
18°C
Cuma Parçalı Bulutlu
20°C
Cumartesi Az Bulutlu
23°C

SİYASET, TİCARET VE İDEOLOJİ İLİŞKİSİ

SİYASET, TİCARET VE İDEOLOJİ İLİŞKİSİ
24/03/2025 09:37
A+
A-

Siyaset, ülkeyi ve toplumu yönetme şekli ve sanatı olarak söylenir.  Bu anlayış, elbette ki, bir medeniyet ve toplumun değerleri ile alakalı bir konudur. Çünkü, yönetim; salt bir teknik ve metotlar topluluğu değildir. İnsan ve onun sosyal dünyasını düzenleme ile alakalı bir konudur.

Siyasetin  Bir Araç kılınması:

Günümüzde siyaset, eski manasından uzaklaştırılmış, adeta bir menafat elde etme makamı ve aracı haline getirilmiştir. Bu özelliği, siyasetçilerin tutum, davranış ve konuşmalarından anlayabiliyoruz. Halbuki siyaset, bir devlet ve toplum anlayışına oturan ve halkın gelecek dünyasını önemli değerler ile düzenlemeyi sağlayan çok önemli bir görev durumundadır.  Bir manada, bir toplumun inanç ve kültürü ile bağlantılı bir çalışma alanıdır.

Siyaset; kişinin kendi ihtiras ve menfaatlerini bir kenara bırakıp, kendini  davasına ve halkına feda edebilecek bir  anlayış ve fedakarlık  işidir. Kişinin rahatından, menfaatinden ve keyfinden feragat ederek, yerine getirmesi gereken kutsal bir vazifedir.

Fakat, günümüzde siyaset; bir menfaat, makam ve şöhret olabilmenin yegani yeri ve vasıtası haline getirilmiştir. Bu durumun ortaya çıkmasının en önemli sebebi, siyasetin ahlaki değerlerden uzak bir sistem ve ilişkiler düzeninde gerçekleşmiş olmasıdır.  Özellikle, Batılı dünyanın güç ve menfaat ilişkileri çerçevesinde düzenlenmiş Parti sistemi, bunun en önemli sebebi ve gerekçesidir.

Daha önce de üzerinde durduğum gibi Siyaset, toplumda birbirinden farklı menfaat gruplarının, “pastadan pay almak” için mücadele ettikleri bir mücadele alanıdır ve bu mücadelede de, kazanmak için her türlü usül ve metot mübahtır!..Tek kelime ile, ahlaki olmayan bir mücadele alanından bahsediyor ve bu mücadele için hiçbir kutsal değer ve tavra imkan tanınmadığını görebiliyoruz.

Siyasette Ticaret ve İdeoloji:

Şu husus önemli bir kuraldır ki, “Amaçlar, araçları meşru kılar..” Yani, bir hareket veya çalışmada amacınız ve hedefiniz meşru ise, araçlarınız da ahlaki ve hukuki manada meşru olmak durumundadır. Eğer, amaçlar meşru değilse, metotlar da meşru olmayacak, ahlaki ve hukuki manada kabul edilemez özellikte çalışacaktır. Maalesef, günümüz batının seküler hukuku, siyasette ahlaki kuralları irdelemeden, hukuki olmaktan bahsediyor!… Halbuki, ahlaki olmayan bir kuralın, hukuki olması diye bir açıklama olamaz. Olsa da, bu durum; sadece lafta olur.

Siyaseti bir amaç haline getirmek demek, onun faydası ve neticelerini elde etmek için, öncelikle ticari ve iktisadi imkanları elde etmeye götürüyor.  Bu da, siyaseti; asıl amacı olan toplumun faydası ve hakkın yerine getirilmesi amacından uzaklaştırıyor.  İster istemez, maddi güç sahiplerinin kontrolü altına sokuyor.  Bu andan itibaren, siyaset toplumun ihtiyaç ve gerekliliklerine göre değil, maddi imkanları veren güçlerin menfaati istikametine giriyor.

Bir diğer faktör ise, siyasetin ideolojilere hizmet eder hale gelmesidir. Bu durumda da, bir amaç için ortaya çıkan ideolojik görüş ve düşüncelerden siyasi destek alarak, hedefe ulaşma niyeti açığa çıkıyor ve yine, belli gruptaki  ideolojik görüşlerden faydalanarak, siyasi hedeflere ulaşılmaya çalışılıyor.

Bu konuda, dini ve ahlaki değerleri, siyasetin bir malzemesi haline getirip, kitlelerden oy talep etmenin de, bir manada ideolojik bir çerçeve içine sokulduğunu belirtmemiz gerekiyor.

Türkiye, maalesef bu iki temel illegal dinamikler altında siyaset yapılan bir ülke haline gelmiş durumdadır. Böyle bir metot ve yaklaşım, toplumu birbirinden ayırmak, bazı kesimlere öncelik vermek ve toplumsal dayanışma ve barışı sabote etmek manasına gelmektedir.

Siyaseti, her türlü menfaat ve ideolojik, hatta dini  istismar ve kayırma çabalarından ayırmak ve halkın  ahlaki ve kültürel değerleri çerçevesinde “yeniden dizayn etmek” ihtiyacı içindeyiz. Yoksa, çok büyük sıkıntılarla yaşamaya ve haksızlıkların kurumsallaşarak, hayatımızı zindan etmesine imkan vermiş olacağız.

Prof. Dr. Sami Şener

MİRATHABER.COM -YOUTUBE- 

YAZARIN DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ 

ETİKETLER: ÜSTMANŞET, yazarlar
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.