VARLIĞIN TEMİNATI VE OLGUNLAŞMANIN ANAHTARI: FARK KAVRAMI Giriş: Biricikliğin ve Algının Temeli Olarak Fark İnsan zihninin varlığı, hayatı ve eşyayı anlamlandırma çabasında üzerinde durması gereken en temel, belki de ilk kavram ‘Fark’ kavramı olmalıdır. Dünyayı algılamak, idrak etmek ve bir şuur düzeyine ulaşmak, ancak farkın doğasını kavramakla mümkündür. Çünkü yaratılışın...
KÜRESEL EFENDİLERİ RAHATSIZ ETMEYEN İSLAMCILIK(!) Yıllardır konuşuyor, yıllardır yazıyoruz… Teşhis tamam, tespit doğru, analiz gırla! Peki ya icraat? Ortada koca bir hiç var. Küresel sistem dünyayı dört bir koldan kuşatmış, ümmetin boğazına çökmüşken biz hâlâ “durum değerlendirmesi” yapıyoruz. Hadi diyelim ki dün zemin yoktu, imkân kıttı; yahu bugün koca bir...
“AKIL” TARAFTAR TOPLAYIP MENFAAT ELDE ETMEK İÇİN DEĞİL ORTAK AKLA HİTAP ETMEK İÇİN KULLANILMALIDIR! İnsanın en büyük imtihanı, kendisine bahşedilen aklı kullanıp kullanmamakla başlar. Akıl, yalnızca bireysel bir düşünme aracı değildir; başka bir aklın çıkmazlarını çözmek, mantıksızlığını anlamlandırmak için de vardır. Empati, aklın duygusal değil, mantıksal bir sonucudur. Bu yönüyle...
HAK VE HALK Aile (anne-baba-kardeşler), akraba, komşu, hemşehri, halk, kabile, cemaat, millet, ümmet, ulus, yoldaş, yurttaş, sınıf, ahali gibi bizi kuşatan bir sosyal çevre var. Biz İslam milletinden, Muhammed ümmetindeniz. Ve Allah (c.c.) bizi “kabileler halinde yarattı” ki, “teârüf edelim/bilişelim” diye. Yunus Emre onun için “bilelim, bilişelim, dünya kimseye kalmaz”...
BİRİNCİ MECLİSİN İSLAMİ RUHUNA YENİDEN DÖNMEK Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi, yalnızca bir savaş meclisi değil; aynı zamanda Anadolu halkının imanını, bağımsızlık iradesini, fedakârlığını ve İslamî-manevî direniş ruhunu taşıyan tarihî bir meşveret zeminiydi. 23 Nisan 1920’de açılan bu Meclis, işgal altındaki bir milletin sadece siyasî varlığını değil, aynı zamanda dinini,...
HERKES BAŞKASININ PUTUNA İBRAHİM! Bakıyorum da etrafa; maşallah herkesin elinde bir balta, herkes başkasının putuna karşı “İbrahim” kesiliyor! Ötekinin makam hırsına zehir zemberek laf ederken, kendi koltuk sevdasını “hizmet davası” diye pazarlayanlar mı dersiniz? Berikinin paraya tapmasını eleştirirken, kendi vadeli banka hesabını “rızık garantisi” diye kutsayanlar mı? Hazreti İbrahim (a.s.)...
GERÇEK ÖZGÜRLÜK: MODERN PRANGALARDAN MANEVİ ÖZ’E YOLCULUK Her kavram kendi dünya görüşü içinde yeniden anlam kazanır. Özgürlük kavramı da kendi modern dünya görüşü içinde yeniden bir anlam dizgesine sahip olmuştur. Bu yeni anlamı dikkate almadan özgürlük kavramını içeriklendirmek yanlış olacaktır. O yüzden özgürlük kavramının farklı dünya görüşleri bağlamında farklı anlamlar...
DEMOKRASİ ALDATMACASI Bu da benim acizane bir, bütün tecrübemle ortaya koyduğum Kur’an perspektifinde bir söz. “Demokrasi aldatmacası ilğâsı Hakkın, bahanesiyle halkın igtidarı şeytanın”. Aslında buradaki “ka” değil, “ğa” olmalıydı. Çünkü Yeni Türkçede, Osmanlıcaya veya Kur’an diline aykırılıklar var; bu da onlardan biri. Doğrusu “ilğâ”dır. Demokrasi aldatmacası, hakkın ilğâsıdır. Yani hakkın,...
İNSAN OLMA YOLCULUĞU Uzun, incelikli bir yolda menzile varmak için yürüyoruz. Yolun başında zaman hiç bitmeyecekmiş gibi uzun görünüyor. Yolun sonu göründüğünde ise akıp giden zamanın nasıl da çabucak geçtiğine inanamıyoruz. Veysel’in “Yol bir dakka miktarınca” dediği gibi beşerlikten insan olmaya doğru yolculuğumuz, yolun sonuna doğru, yaşanan her şeyin bir...
İDEALİST BİR NESİL YETİŞTİRMEYEN İKTİDARLAR Nesillerin yetişmesi ve kültürle donanması için sosyolog ve pedagoglar, 25 yılık bir zaman dilimini esas alırlar. Bir neslin idealist ve inançlı yetişmesi için bu zaman dilimine ihtiyaç olduğunu açıklamaya çalışırlar. Son devrin büyük şairlerinden Necip Fazıl, kendisi hakkında bir yargıya varırken ve bu gerçeğe değinirken:...
GÜCÜN ŞEYTANLA İTTİFAKI! İnsanlık tarihi, özünde tek bir mücadelenin tarihidir: – Gücü elinde tutan kim ve bu gücü ne adına kullanıyor? Tarihin ilk sayfasından bugüne, yeryüzünün değişmez yasası hükmünü sürdürmektedir; Kuvvetli olan, dünyayı yönetme hakkına sahip olmaktadır. Ancak mesele sadece güce sahip olmak değil, o gücün hangi ahlaki zemine oturtulduğudur....
A`RÂFTAKİLER VE CENNETLİKLERE HİTABI وَبَیۡنَهُمَا حِجَابࣱۚ وَعَلَى ٱلۡأَعۡرَافِ رِجَالࣱ یَعۡرِفُونَ كُلَّۢا بِسِیمَىٰهُمۡۚ وَنَادَوۡا۟ أَصۡحَـٰبَ ٱلۡجَنَّةِ أَن سَلَـٰمٌ عَلَیۡكُمۡۚ لَمۡ یَدۡخُلُوهَا وَهُمۡ یَطۡمَعُونَ İki taraf (cennetlikler ve cehennemlikler) arasında bir perde ve A`râf üzerinde de herkesi simalarından tanıyan adamlar vardır ki bunlar henüz cennete giremedikleri halde (girmeyi) umarak cennet ehline,...
MÜSLÜMANLARIN İSTİKAMET KRİZİ VE SAVRULMA NEDENLERİ Geçmişten Günümüze Bir Kimlik, Bilinç ve Hakikat Muhasebesi İslam tarihi yalnızca zaferlerin, medeniyetlerin ve büyük fetihlerin tarihi değildir. Aynı zamanda yönünü kaybeden toplumların, hakikatten uzaklaşan nesillerin, dünya karşısında çözülmeye başlayan bilinçlerin ve istikamet krizlerinin de tarihidir. Çünkü Kur’an’ın ortaya koyduğu hakikat şudur: Bir toplum...
İSLAM DÜŞÜNCESİNDE HAK KAVRAMI: ONTOLOJİK TEMELLER VE BÜTÜNCÜL HAKİKAT Giriş: Kuran’ın Merkezinde Bir Kavram Olarak Hak Hak kavramı, Kuran-ı Kerim’de en sık zikredilen ve İslam düşünce atlasının merkezinde yer alan kavramlardan biridir. Kur’an’da bu kavram; cennetin, cehennemin, kıyametin, hesabın ve vahyin birer gerçeklik (hak) olduğunu vurgulamak için kullanılır. Ancak “hak”,...
MÜSLÜMANLARIN PARÇALANMA İMTİHANI İslam, insanı yalnızca bireysel ibadetlerle sınırlı bir varlık olarak görmez; onu aynı zamanda ahlaki, toplumsal, siyasal ve medeniyet kurucu bir sorumluluğun taşıyıcısı olarak tanımlar. Müslüman olmak, sadece şahsi kurtuluş arayışı değil; hakikatin, adaletin, merhametin, kardeşliğin ve ümmet bilincinin yeryüzünde temsil edilmesi anlamına gelir. Bu nedenle İslam, insanı...
İLAHİ EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI İlahi Egemenlik ve Çocuk Bayramı konusunda, Rabbimizin buyruğu esastır. Neden mi? Çünkü Allah’ın kürsüsü, yani Allah’ın egemenliğini ifade eden Ayet-el Kürsi, çok önemli bir ayettir. Nebi Aleyhisselam’ın da üzerinde titrediği bu ayet-i kerimenin merkez cümlesi şudur: “Allah’ın kürsüsü, Allah’ın egemenliği gökleri ve yeri kuşatmıştır.” O’nun...
TUTUCULUK, MUHAFAZAKÂRLIK VE KUR’AN İnsan, geçmiş ile gelecek arasında kurduğu bağ sayesinde kimliğini ve yönünü tayin eden bir varlıktır. Bu bağ, bazen geleneğe körü körüne bağlılık şeklinde ortaya çıkarken, bazen de geçmişi tümüyle reddeden bir kopuşa dönüşebilmektedir. Dolayısıyla geçmişi kutsallaştıran bir tutuculuk ile tümden yok sayan bir anlayışın, doğru bir...
SİYONİZME KARŞI MABEDLER EL ELE Musa Nebi’nin mücadelesinin yıl dönümünü anıyoruz. Gazze’de, Musa Nebi’nin 3000 yıl önce verdiği mücadeleye benzer bir mücadele bugün de verilmektedir. Biz de bu vesileyle Fısıh Bayramı’nı kutlayan; Musa Nebi’nin hicretini anan, tıpkı Gazzeliler gibi kuzeye ve güneye göç etmek zorunda kalan, evleri başlarına yıkılan, aç...