islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
47,3723
EURO
53,9859
ALTIN
6.129,72
BIST
13.687,86
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
31°C
İstanbul
31°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Açık
29°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
28°C
Cuma Parçalı Bulutlu
28°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
29°C

İDEALİST BİR NESİL YETİŞTİRMEYEN  İKTİDARLAR

İDEALİST BİR NESİL YETİŞTİRMEYEN  İKTİDARLAR
08/05/2026 11:01
A+
A-

İDEALİST BİR NESİL YETİŞTİRMEYEN  İKTİDARLAR

Nesillerin yetişmesi ve kültürle donanması için sosyolog ve pedagoglar, 25 yılık bir zaman dilimini esas alırlar. Bir neslin idealist ve inançlı yetişmesi için bu zaman dilimine ihtiyaç olduğunu açıklamaya çalışırlar.

Son devrin büyük şairlerinden Necip Fazıl, kendisi hakkında bir yargıya varırken ve bu gerçeğe değinirken: “Köksüz ve başıboş liberallerin, kanser virüsü siyonistlerin, iç tahrip ajanı devrimcilerin ortaklaşa düşmanı olduğu ve sistemli şekilde âdeme (yokluğa) mahkûm ettiği, okuma kitaplarından ismini kazıdığı fakat buna rağmen meltemler, ürpertiler, zelzeleler sermeyi ve etrafına çelikten bir gençlik hisarı çekmeyi gaye edinmiş ve tam 44 yıl (sene 1983) tek derece yön değiştirmemiş belalı adamım ve bedbaht olduğum kadar mesudum!” der. Demek ki bir neslin yetişmesi için en az 25 yıllık bir zaman dilimine ihtiyaç vardır. Üstad, bu durumu şiirde şöyle açıklar:

“Üç katlı ahşap evin her katı ayrı âlem!
Üst kat: Elinde tespih, ağlıyor babaannem,
Orta kat: “Mavs” oynayan annem ve âşıkları,
Alt kat: Kız kardeşimin “Tamtam” da çığlıkları;
Bir kurtlu peynir gibi, ortasından kestiğim;
Buyurun ve makta’ından seyredin, işte evim!”

Nesiller arasındaki uçurumun bundan daha güzel bir tasviri ve açıklaması olamaz.

“Üç katlı evin alt katında 25’likler, orta katında 50’likler, üst katında 75’likler birbirini boğazlayan ve kötüleyen nesillerle çatırdadığı bu efsanelik iklimde…”

Üstad: “Benimsenme imkânını kendisine hazırlayan bizzat devlet değildir. 25’lik ve 50’lik iki nesil arası, köprü nesil vaziyetinde selim akıl ve duygu sahiplerinin kurmuş olduğu bir toplumdur.” diyerek bir gerçeği dile getirir.

Tek parti döneminde tek tip insan yetiştirmek için 1950 yılına kadar hükümet elinden geleni yapmıştır. Fakat 1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti (1950-1960) ve arkasından gelen hemen hemen iktidarlar, idealist ve yeni bir nesil yetiştirmek için bir girişimde bulunamamışlardır, ne yazık ki…

Konuyla ilgili olarak Sezai Karakoç, ilginç bir anekdot anlatır. “Bir gece de Laleli Kahvesi’nde otururken, genç Demokrat Parti milletvekillerinden ve eski Diyanet İşleri Başkanı Hasan Hüsnü Erdem’in oğlu Sadık Erdem geldi. Konuşma arasında Menderes’in kendisini gençlik işlerine bakmakla görevlendirdiğini, tanıdığımız ve tavsiye edebileceğimiz öğrenciler varsa onlara burs sağlayabileceğini söyledi. Ben, memur olmama rağmen, genç olmanın verdiği ateşlilik ile sert konuşup, geç kaldıklarını, üniversite gençliklerini kaybettiklerini, üniversite gençliğinin çoğunluğunu Cumhuriyet Halk Partisi hesabına Milli Türk Talebe Federasyonu’nun yönlendirdiğini olsa devlet federasyona külliyetli yardımda bulunduğunu, federasyonun karşısında olan talebe teşekküllü Milli Türk Talebe Birliği’ne yapılan yardımınsa çok az olduğunu, birkaç burs vermek ile bir yere varılamayacağını, atı alanın Üsküdar’ı geçtiğini, zaten Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) gençliğinin karşısında bulunan gençlerin idealist gençler olup bir menfaat beklemediklerini, manen desteklenmelerinin bile yeterli olacakken bundan bile yoksun bırakıldıklarını acı bir dille ifade ettim.  Sadık Bey üzüldü, bu görevi bile nice kişilerin engellemesi ile ancak bu zaman aldığını belirtti. Parti için mücadeleler, gerekli kişilerin zamanında devreye girmesine engel olmuştur. Ne yazık ki, o gece dediklerimden sonradan bir bir çıktı, Hatta ihtilalde Sadık Bey de tutuklanıp müebbet hapse mahkûm oldu. Hapishanede evlenmesi, Hürriyet tarafından “Sevginin Gücü” gibi ifade değiştirilip uzun boylu bahis konusu yapıldı.”

O günden bugüne hep aynı durum ve aynı anlayış sürüp gitti ve gerçek anlamda hiçbir parti ve iktidar, idealist, inançlı ve derdi olan bir gençlik yetiştirmedi. Yetiştirmek şöyle dursun, yetişmesi için bir ortam da hazırlamadı, ne yazık ki…

Bugün İslam âlemi, mertlikleriyle hükümdarlara meydan okuyan o dev şahsiyetleri ve o coşkulu kahramanlarını kaybetmiştir. Arap yarımadası ve diğer Arap ülkelerindeki yabancı nüfuzu ve siyasi hegemonya öyle acı bir gerçektir ki, Müslümanlar için kıyametin kopması kadar korkunçtur. Müslümanlar, adeta yeryüzünde sürgün hayatı yaşamaktadırlar.

Yapılması Gerekenler

İslam ülkeleri, yürekten bir hayli uzaklaşmış, deforme kartezyen çektikleri yetmezmiş gibi şimdi de aklın her türlüsünden ilgisini kesmiş bir propaganda zekâsının elinde kıvranmakta, buna benzer tarzda bir uyuşukluk içinde oldukları görülmektedir… İslam ülkelerinin, akıl, yürek, tarihi duygusu, duyarlılık ve inanç hazinelerinin tümünden tütecek ve her türlü propaganda etkisini silecek bir dünya görüşü boy atıncaya kadar çalışmak ve gerçekleri dile getirmek zorundayız…

Sloganlar devri tükeninceye kadar,

Yalan, musalla taşına yatırılıncaya kadar,

İçi boş, dışı süslü kelimeler soluncaya kadar,

Kelimenin hakkını verecek olanın konuşacağı zamana kadar,

Kelime israfına son vereceği güne kadar,

Kelimeler gövdesi gökte, kökü toprakta olan koca bir çınar gibi sağlam olana kadar haykıracağız…

Milli Eğitim Bakanlığı, başta Said Nursi’nin “Gençlik Rehberi”, Sezai Karakoç’un “Diriliş Neslinin Amentüsü”, Necip Fazıl’ın “Gençliğe Hitabesi” ve Ahmed-i Hani’nin yeni bir neslin oluşması için yapmış olduğu tavsiyelerden oluşan bir Kitapçık hazırlamalı ve okullarda öğrencilere dağıtmalı. Tüm bunların yeni bir söylem, akıcı bir üslup ve derin bir kültür ile dile getirilmesi zorunlu, hatta boyun borcu haline gelmiştir.

Şakir Diclehan

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar
  1. galip koç dedi ki:

    Bu isabetli tespitleriniz için teşekkürler. Ancak sözünü ettiğiniz gençlik iktidarların işine gelmez. Çünkü öyle bir nesli yönetmek kolay değil ve iktidarların da işine gelmez.

  2. Cenk Cemil dedi ki:

    Yav siz hakkatende de msülümanların oyunu alıp iktidara gelmek için her türlü kılığa giren, dini ve dince değerleri mevhumları istismar edip, politkaya alet eden, her türlü bozuk itkad ve mezheb sahiplerini kardeş ilan edip, kardeş gibi gören, genelev patron ve çalışanlalrından bile partilerine oy isteyen, menfaatleri uğruna oy aldığı partililere madik atıp, parti değiştiren iğrenç karakterli insanalrı törenle partilerine kabul eden poltikacıalrdan mı İDEAL BİR NESİL YETİŞTİRMELERİNİ BEKLİYORSUNUZ ? VAH SİZE, YAZIK SİZE DİYORUM !…