İLAHLAŞAN DEVLETLERİN KURGUSAL CENNETİ: KAOSTAN DOĞAN DÜZEN Modern tasavvur, insanlığa bugüne kadar anlatılmış en parlak masallardan birini pazarlıyor: “İnsan Hakları ve Özgürlük.” Ancak bu söylemin cilası biraz kazındığında, altından devasa bir şiddet aygıtı, köksüzleşmiş kitleler ve egemenlerin bekası için bilinçli olarak üretilen sistematik bir kaos çıkıyor. İşte bu felsefi ve...
İKTİDAR VE ŞİDDET İLİŞKİSİ: MODERN SEKÜLER İKTİDARIN VAROLUŞSAL DİNAMİĞİ İktidar ile şiddet arasındaki ilişki, tarih boyunca siyasal yapının merkezinde yer alan temel dinamiklerden biridir. Ancak geleneksel toplumlardan farklı olarak modern ulus-devlet ve seküler iktidar anlayışıyla birlikte bu ilişki şekil değiştirmiş ve çok daha derin bir boyuta taşınmıştır. Aşkın ve ilahi...
ÖLÜMLÜ İLAHLARIN GÖLGESİNDE ADALET ARAYIŞI: SİYASÎ TEOLOJİ, İSTİSNA HÂLİ VE TÜRKİYE’DE DEVLETİN SINIRLARI Mirat-Haber yazarı Sayın Yakup Döğer, 15 Ekim 2026 tarihli “Ölümlü Bir İlah Olarak Modern Devlet: Laik ve Seküler İktidarların Mutlak Gücü” başlıklı ufuk açıcı yazısında, modernleşme dalgasıyla birlikte küresel siyaset sahnesinde yaşanan paradigma değişimini son derece berrak...
ÖLÜMLÜ BİR İLAH OLARAK MODERN DEVLET: LAİK VE SEKÜLER İKTİDARLARIN MUTLAK GÜCÜ Modernleşme dalgasının yeryüzünü sarmasıyla birlikte küresel siyaset sahnesinde köklü ve geri dönülemez bir paradigma değişimi yaşandı. Geleneksel dünyada meşruiyetini kutsal metinlerden, dini liderlerden, hanedan bağlarından ya da asırlık geleneklerden alan yönetim yapıları, yerini kademeli olarak seküler ulus-devlet modeline...
KEMALİZMİN TASFİYESİ VE TÜRKİYE’DE YENİ SİYASİ SİSTEM Türkiye’de uzun yıllardır süren siyasal mücadelelerin önemli bir kısmı Kemalizm ekseninde yürütüldü. Özellikle muhafazakâr ve dindar çevreler açısından Kemalizm; dini kamusal alandan uzaklaştıran, toplumu seküler bir çizgiye çekmeye çalışan ve devlet eliyle ideolojik dönüşüm hedefleyen bir yapı olarak görüldü. Bu nedenle yıllarca oluşan...
MODERN DEVLETİN EKONOMİ POLİTİKASI OLARAK BİLİNÇLİ YOKSULLAŞTIRMA İmparatorlukların dağılmasından sonra ortaya çıkan modern devletler, vatandaşına karşı kendisini her alanda ilah olarak dayattı. Batının iktidar tasavvuru, Thomas Hobbes’in Leviathan’ında, Machiavelli’nin Prens’inde yola çıkarak oluştu ve kendisini tanımladı. Bu tanımlamalar üzerine “Ölümlü bir ilah” olarak iktidar koltuğuna oturdu. Batı tasavvurunda kendisini bulan...
15/04/2026 09:46
Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız.