islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
49,6276
EURO
55,7741
ALTIN
6.504,10
BIST
11.498,95
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
20°C
İstanbul
20°C
Açık
Perşembe Parçalı Bulutlu
21°C
Cuma Az Bulutlu
21°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
19°C
Pazar Çok Bulutlu
20°C

İKTİDAR VE ŞİDDET İLİŞKİSİ: MODERN SEKÜLER İKTİDARIN VAROLUŞSAL DİNAMİĞİ

İKTİDAR VE ŞİDDET İLİŞKİSİ: MODERN SEKÜLER İKTİDARIN VAROLUŞSAL DİNAMİĞİ

İKTİDAR VE ŞİDDET İLİŞKİSİ: MODERN SEKÜLER İKTİDARIN VAROLUŞSAL DİNAMİĞİ

İktidar ile şiddet arasındaki ilişki, tarih boyunca siyasal yapının merkezinde yer alan temel dinamiklerden biridir. Ancak geleneksel toplumlardan farklı olarak modern ulus-devlet ve seküler iktidar anlayışıyla birlikte bu ilişki şekil değiştirmiş ve çok daha derin bir boyuta taşınmıştır. Aşkın ve ilahi referanslardan koparılarak tamamen dünyevileşen (sekülerleşen) modern iktidar, kendisini toplumun ve bireylerin iradesi üstünde “Kadir-i Mutlak” bir güç olarak konumlandırmıştır. Bu bağlamda şiddet, seküler iktidarlar için geçici bir kriz yönetimi aracı değil, aksine varlığını sürdürmesinin ve bekasını temin etmesinin en temel yapısal koşuludur.

Şiddet Tekelinin İnşası ve Meşruiyet Krizi

Max Weber’in tanımlamasıyla modern devlet, belirli sınırlar içerisinde fiziksel şiddet kullanımını meşru bir şekilde tekeline bulunduran insan topluluğudur. Bu şiddet tekelinin tesisi, iktidarın bölünmezliğini ve tektipliğini garanti altına alır.

Seküler iktidarların şiddet gösterebilmesi için öncelikle kendi tanımladıkları suç unsurlarının ortaya çıkması gerekir. Devlet, kamu düzenini sağlama bahanesiyle neyin suç olup olmadığını belirler ve yasalaştırır. Ancak bu şiddet tekelinin sürekli meşru kılınabilmesi için, toplumda bir tehdit algısının ve suç olgusunun diri tutulması şarttır.

Kaos ve Suç Üretme Mekanizması Olarak Seküler İktidar

Seküler iktidarlar, şiddet tekelini haklı gösterebilmek adına toplumu suçsuzlaştıran değil, aksine suçun oluşması için gerekli zeminleri hazırlayan bir strateji izlerler. İktidar; aklı ve bilinci zedeleyen unsurların (alkol, uyuşturucu, kumar vb.) üretimini ve piyasalaşmasını dolaylı ya da doğrudan yasal denetimler altında serbest bırakır, hatta bunlardan vergi geliri elde eder.

Bireysel özgürlükler kisvesi altında yayılan bu yapılar, toplumsal yapının çözülmesine, bireyin köksüzleşmesine ve yalnızlaşmasına yol açar. Yalnızlaşan ve cemaatsel bağlarından koparılan birey, modern devletin her türlü baskı ve müdahalesine karşı savunmasız kalır. İktidar, kendi elleriyle tetiklediği bu kaos ve suç ortamı neticesinde ortaya çıkan suçluları cezalandırma yetkisini kullanarak, şiddetini ve otoritesini toplum nezdinde sürekli meşrulaştırır.

Hukukun ve Kurumların Araçsallaştırılması

Modern seküler yapıda hukuk, evrensel adaleti veya hakikati arayan bir üst değer değil, egemen iradenin topluma tek taraflı dayatılmasının teknik bir aracıdır.

Yasa koyucu ile uygulayıcının farklı organlara ayrıldığı modern bürokratik mekanizma, şiddeti teknik bir kılıfla örter. Devletin ürettiği modern kutsallar (bayrak, milli marş, ulusal ideolojiler), bireyi özne olmaktan çıkarıp devlete hizmet eden birer nesneye dönüştürür. Hukuk kuralları adalet adına değil, yalnızca devletin ve sistemin kendi varlığını (bekasını) korumak adına işlev görür.

Sonuç: Şiddetin Ontolojik Zorunluluğu

Sonuç olarak modern seküler iktidarlar, toplumsal huzur ve bireysel haklar söyleminin arkasında, asıl gücünü kaos ve şiddet sarmalından alır. İnsanları geleneklerinden, inançlarından ve ortak aidiyetlerinden kopararak atomize kalabalıklara dönüştüren seküler devlet, bu parçalanmışlık üzerinden mutlakiyetini kurar. Şiddet, bu sistemde bir sapma değil; modern devletin kurulmasının, sürdürülmesinin ve toplumu kontrol altında tutmasının kaçınılmaz ve ontolojik bir gerekliliğidir.

Yakup Döğer

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.