KÂFİRLERE CENNET HARAMDIR Kur’an-ı Kerim, Sünnet ve makasıduşşeria bütünlüğünden kopuk ve usülsüz bir yaklaşımla bazı akademisyenlerin Yahudi ve Hıristiyanların da cennetlik olabileceklerini söylemeleri hem yöntemsiz hem de itikaden tehlikeli bir yaklaşımdır. İtikaden tehlikeli, çünkü mü’mine kâfir demek nasıl ki sahibini küfre götürürse; kâfirliği kesin olana mü’min demek de insanı küfre...
HERKES BAŞKASININ PUTUNA İBRAHİM! Bakıyorum da etrafa; maşallah herkesin elinde bir balta, herkes başkasının putuna karşı “İbrahim” kesiliyor! Ötekinin makam hırsına zehir zemberek laf ederken, kendi koltuk sevdasını “hizmet davası” diye pazarlayanlar mı dersiniz? Berikinin paraya tapmasını eleştirirken, kendi vadeli banka hesabını “rızık garantisi” diye kutsayanlar mı? Hazreti İbrahim (a.s.)...
DEMOKRASİ ALDATMACASI Bu da benim acizane bir, bütün tecrübemle ortaya koyduğum Kur’an perspektifinde bir söz. “Demokrasi aldatmacası ilğâsı Hakkın, bahanesiyle halkın igtidarı şeytanın”. Aslında buradaki “ka” değil, “ğa” olmalıydı. Çünkü Yeni Türkçede, Osmanlıcaya veya Kur’an diline aykırılıklar var; bu da onlardan biri. Doğrusu “ilğâ”dır. Demokrasi aldatmacası, hakkın ilğâsıdır. Yani hakkın,...
ZALİMİN ZULMÜ VARSA MAZLUMUN ALLAH’I VAR Nursuzluk anlamına gelen zulüm ve türevleri Kur’an-ı Kerim’ de üç yüz bir defa geçer. Bir şeyi olması gereken yere koymamak, haktan batıla yönelmek , başkasının mülkünde, onun izni olmadan tasarrufta bulunmak, şirk ve küfür, kişinin kendi sınırlarını aşması, hiç hakkı olmayanı yapması ve...
KUR’AN’DA HABÎS (MURDAR) NİTELEMESİ Kur’an’ın günah ve günahkârı anlatmak için kullandığı kelimelerden biri de ‘habîs’ kelimesi ve onun türevleridir. ‘Habîs’in karşıtı ‘tayyib’dir. Bu da temiz, arı, makbul, hoş demektir. İlâhi düzen sürekli bir şekilde pisle temizin ne olduğunu ortaya koyar. (Âli İmran 3/179) Cehennem de pisle temizi ayıran bir yerdir....
DAĞILAN ÖNCELİKLERİN YENİDEN İNŞÂSI Bir Öncelik Muhasebesi: Bağ, İman ve Rızâ Ekseninde Hayatı Yeniden Kurmak İnsan, neye bağlanırsa onun rengine boyanır. Neyi büyük görürse onun etrafında şekillenir. Kimin rızasını esas alırsa hayatını onun ölçülerine göre kurar. Bu sebeple insanın asıl meselesi sadece “ne kazandığı” değil, kime bağlandığı, ne uğruna yaşadığı...
ONTOLOJİK İMKÂNSIZLIK VE İNSANİ YANILGI: ŞİRKİN MAHİYETİ VE MODERN YANSIMALARI Giriş: Küfür ve Şirk Arasındaki Ontolojik Fark Kur’an-ı Kerim’in kavramsal çerçevesine ve Hz. Peygamber’in (s.a.v) dönemine bakıldığında, muhatap kitle için “kâfirler” ifadesinden ziyade ağırlıklı olarak “müşrikler” ifadesinin kullanıldığı görülür. Bu tercih, rastgele bir isimlendirme değil, varlığın doğasına (ontolojiye) dair derin...
ALLAH’A İNANMAYAN ŞİRK KOŞAMAZ! Çok mu iddialı oldu? Hayır, hayır! Allah’a inanmadan şirk koşulamaz. Çünkü insan ya MÜSLİM olur ya da GAYR-İ MÜSLİM… Ateist, deist, Yahudi, Hristiyan, kafir, münafık ve MÜŞRİK, hepsi de gayr-i müslimdir. Bir şeyin üstünü örtene/kapatana kafir denir. Tohumu örten çiftçiye, gündüzü örten geceye kafir denir. O...
TEVHİD Mİ, ŞİRK Mİ? HANGİSİNİ SEÇELİM? TEVHÎD, BİR olan ALLAH’I BİR’LEME, ÇOK olan YARATILMIŞLARI ÇOKLAMA BİLİNCİDİR. Onun için kelime-i tevhid, لا / LÂ ile başlar. Yani “Hayır, hayır yoktur! tek, bir Allah’tan başka ilah yoktur! O’na kul olmak dururken, sakın kula kul olma!” insanın özgürlük manifestosudur bu tevhid. İman ve...
İlhad ve Mülhidler Lisanü’l Arab’ın sahibi İbn Manzur’a göre ilhadın sözlük anlamı sapmak, hedefi şaşırmak, haktan-gerçekten yüz çevirmek, hak ile batılı karıştırarak şüpheye düşmek demektir. (İbn Munzur, Lisanu’l Arap (Beyrut, t.) III, 368.). Buna batıla sapma, temellendirilmemiş, çürük iddiaları, fikir ve inançları inatla savunma ve bunda ısrar edip mücadele ve...
PUT VE PUTÇULUK Put ve putçuluğun, şüphesiz ki insanlık tarihiyle aynı yaşta olduğu tartışmadan uzaktır. Bunun böyle olduğunu, Allah tarafından her kavme bir resul göndermesinden anlayabiliyoruz. İnsanlar ne zaman Allah’ın yolundan ayrılmışsa, Allah da rahmetinin bir göstergesi olarak, sapan kullarına kendi yolunu göstersin diye resuller göndermiştir. Put ve putçuluğu gerek...
Dünya hayatının aldatıcı düzeni içinde insanın kendini güvende hissetmesi, çoğu zaman azabı ve kıyameti göz ardı etmesine yol açar. Yûsuf sûresi 107.-108. ayetler, bu gaflet perdesini yırtarak bizi hem yaklaşan hakikate hem de ona nasıl çağrıda bulunmamız gerektiğine davet ediyor. Zira basiretle yürütülmeyen her çağrı sonuçsuz kalabilir. Bu yazıda bir...
Bazen gökyüzüne bakan gözler, yıldızların ışıltısına takılıp kalırken hakikatin izini kaçırır. İnsanlar ağaçlara, taşlara, şehir kalıntılarına bakar ama çoğu zaman kalpleri oralardan geçmez. Oysa Yûsuf sûresinin 105. ve 106. ayetleri, bu bakışla fark edilemeyen büyük sessizliği bozar. Ayetler her yerdeyken insanlar, onları görmezden gelmeyi alışkanlık hâline getirmiştir. Tevhidin berrak çağrısı...
Müslümanın kutsalı Allah’tır. O, Allah’ın varlığına, birliğine, üstünlüğüne, egemenliğine, yüce kuvvet ve kudretine inanır, iman eder. Onun için Allah’ın rızası her şeyin üstündedir. Bu inanca sahip olan kişi, hiçbir şeyi Allah’ın rızasının ve iradesinin üsünde tutmaz, kabul etmez. Çünkü onun kutsalı, Yüce Allah’tır. İslam dininin temelini oluşturan Kur’an ve sünnette,...
“Şerike” fiilinin mastarı olan şirk, ortak olma demektir. Dinî anlamda şirk, Allah’a eş ve ortak koşma manasına gelir. Bu fiilin dört harfli “if’âl” babındaki şekli, “eşrake”dir ve ortak tanıma, ortak koşma anlamındadır. Bu babın ismi faili olan “müşrik” de, ortak koşan demektir. Şirk, Allah’a zatında, sıfatlarında, hükmünde, ulûhiyet, ibadet veya mülkünde...
Hz. Yûsuf, İslam’ı tebliğinde oldukça dikkatlidir. Onun hapishane arkadaşlarıyla olan etkileşimi, örnek tutum ve davranış sahibi ataların izinden gitmenin önemine ve Allah’a şirk koşmanın yanlışlığına vurgu yapmaktadır. Bu yazıda Yûsuf sûresi 38.-39. ayetler bağlamında şu soruların yanıtları aranacaktır: “Hz. Yûsuf, tebliğde birtakım aşamalara yer vermekte midir? Delilsiz bir şekilde ataların...
Menzil şeyhi Abdülbaki Erol vefat etti. Onbinlerce seveni tarafından dualarla defnedildi. Allah rahmet eylesin. Şeyh efendi hakkında yazılanlar çizilenler oldu. Kur’ân ve Sünnet’i ölçü kabul ettiğini dile getiren yazarlarımızdan bazıları bile ölen şeyh efendiyi iki vasıfla niteliyorlar. Onlardan birinin makalesi sonundaki ifadesi şöyle: “Allah, Gavs-ı Sani Seyyid Abdülbaki el-Hüseyni...
18/07/2023 10:30
Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız.