İHTİRAS: KAZANMAK İSTERKEN KAYBETMEK İnsan, istek ve arzularının peşinde koşarken çoğu zaman neleri kaybettiğini fark edemez. Daha fazlasını elde etme isteği ise başlangıçta insana güç verir; onu çalışmaya, üretmeye ve kazanmaya yöneltir. Ne var ki bu arzu, ölçüsünü ve dengesini kaybettiğinde, önce insanı açgözlülüğe sevk eder, sonra da onun hayatını...
MÜSLÜMANSA ÂDİLDİR Bir şeyi olması gereken; layık olduğu yere koymaktır. Ulûhiyet ve Rububiyeti Allah Teâlâ’ya tahsis etmek, ubudiyeti/kulluğu insana has kılmak, Yüce Allah’tan başkasına ibadet ve mutlak itaat etmemek, O’na hiçbir varlığı şirk koşmamak adalettir. İtikatta, amelde ve ahlakta orta yolu tutmak; tevhid üzerine olmaktır. Mücerret rey yerine Kur’an ve...
YALNIZ YAŞAYAN VE YALNIZ ÖLEN ADAM Ebû Zer, İslâm tarihinde infâkı ön plana çıkarıp sosyal düzene en keskin itirazları yöneltmiş ve doğru sözlülüğüyle tanınmış bir adâlet savaşçısıdır. Onun bu özelliği Hz. Peygamber’in diliyle şöyle tanımlanmıştır: “Gökkubbenin altında, yer kürenin üstünde Ebû Zer’den daha doğru sözlü kimse yoktur.” Ne var ki bu doğru...
DAVUT’DAN SÜLEYMAN’A ERDOĞAN’IN YOLU KÜRESEL KUŞATMANIN KARŞISINDA BİR MEDENİYET MÜCADELESİDİR Tarih, sadece insanlığın geçmiş köklerinden kopuk sadece yaşanılan çagın bugünlerinden ibaret değildir; zihniyetlerin, medeniyetlerin ve hak ile batılın amansız çatışmasıdır. Osmanlı gibi bir cihan devletinin çökertilmesi ve Batı merkezli “vahşet medeniyeti” tarafından sınırları daraltılmış bir sistemin inşa edilmesi, batı zihniyetinin...
DİN, BİLİM, KEHANET, MİTOLOJİ BİRBİRİNE KARIŞINCA İnsan olmadan mü’min olunmaz. Her insan da mü’min değildir. Ahlak temelli iman, iman temelli ahlak bizi eşref-i mahlûkat, ekmel-i mahlûkat, zübde-i kâinat yapar. Değilse o insan kılıklı mahluk “bel hüm edall” da olabilir; Şeytan’ın, domuzun ya da maymunun insan kılıklı formuna da dönüştürülebilir. İşte...
MÜSLÜMAN HÜRDÜR, SEKÜLER İNSAN ÖZGÜRDÜR İki Kavram, İki İnsan Tasavvuru Müslüman hürdür; modern seküler insan ise özgürdür. Bu cümlede “hür” ve “özgür” kelimelerini günlük Türkçedeki sözlük anlamlarıyla birbirinden ayırmıyoruz; çünkü iki kelime dilimizde çoğu zaman birbirinin karşılığı olarak kullanılmaktadır. Buradaki ayrım kavramsaldır ve iki farklı insan, hayat ve otorite anlayışını...
VELAYET/SİYASETTE İSLAM ŞARTTIR İslâm, Allah Teâlâ’nın gönderdiği gibi varlığını korumaktadır. Hiçbir değişikliğe uğramamıştır. Allah’ın kemale erdirdiği bu dinin dışındaki hiçbir din Allah katında makbul değildir. Peygamberlerin getirdiği bütün dinlerin ortak adı İslâm’dır. Bu bağlamda şu tespit çok önemlidir: Allah’ın peygamber gönderme lütfu, Hz. Âdem’le başlamış ve Hz. Muhammed (s.a.v.)’le de...
KUR’AN’DA TOPLUMSAL NÜFUZ VE HAKİKATE DİRENÇ قَالَ ٱلۡمَلَأُ مِن قَوۡمِهِۦۤ إِنَّا لَنَرَىٰكَ فِی ضَلَـٰلࣲ مُّبِینࣲ Kavminin ileri gelenleri, “Biz seni açık bir sapıklık içinde görüyoruz.” dediler. (el-A`râf 7/60) A‘râf sûresinin 60. ayetinde Hz. Nûh’un tevhid ve uyarı çağrısına ilk cevap kavminin önde gelenlerinden gelir: “Kavminin ileri gelenleri, ‘Biz seni...
DÂVÂYI MENFAATE DÖNÜŞTÜRMEK İnsan ilişkilerinin temelinde güven vardır. Güven varsa dayanışma vardır, yardımlaşma vardır, kardeşlik vardır. Güven varsa insan, kapısını açar; malını emanet eder; sözünü dinler; elinden tutar. Fakat güven istismar edildiğinde yalnızca bir insanın malı veya itibarı zarar görmez. Toplumun ortak güven duygusu da yara alır. Hele bu güven,...
TÜM ANNELERE İyi bir anne sabırlı olmalıdır, derler. Oysa anneliğin sabır sınavı, yalnızca yemeğini döke saça yemeye çalışan bir çocuğa gösterilen tahammül değildir. Sabır, bazen çocuğun aynı soruyu defalarca sorduğunda, gelişim süreci akranlarından geri kaldığında, bir hatasını düzeltmek için zamana ihtiyaç duyduğunda devreye girer. Anne o an şöyle düşünmelidir: “Sabretmezsem...
SÖZ, KALEM VE İTİKAT Yeryüzünde var olan her şey, mutlak manada kendine özgü bir renge sahiptir ve bu renk, yaratıcısı tarafından takdir edilmiştir. Bu takdir ediliş, canlı cansız bütün yaratılmışları kuşatır. Üstelik bu renk, yalnızca cismani varlığın dışa yansıyan fiziki görüntüsünden ibaret değildir, fıtratın rengi de aynı öze dayanır. Allah,...
MÜRŞİD OLAN KUR’AN’IN İŞLEVİ YÖNÜNDEN ÖZELLİKLERİ 1. Yol Gösterici (Hidâyet) Olması Kur’an, bütün insanlar ve bütün zamanlar için kurtuluş ve hidâyet rehberidir, kılavuzdur, yol göstericidir. İnsanlara hayatları boyunca takip etmeleri gereken esasları, yasaları gösteren ve onları teşvik eden bir kitaptır. Kur’an, insanları doğru yola iletir, Allah’ın rızasına ulaştırır, bu dünyada...
MASA, KASA, NİSA VE FON VURGUNU Gaye İnsan, Ufuk Peygamber Nebiyyi Muhterem (sav) bir hadislerinde şöyle buyurur: “Bir sürüye salıverilmiş iki aç kurdun o sürüye verdiği zarar, kişinin mal ve makam hırsının dinine verdiği zarardan daha büyük değildir.” (Tirmizi, Zühd, 43). Hırs, insanı kör eder; hak ve hukuk gözetmeksizin sadece...
HAYALİ KOMŞU Rum Suresi’nin ikinci ayet-i kerimesi, Roma İmparatorluğu’ndan “Rumlar yenilgiye uğradı” ifadesiyle bahsetmektedir. غُلِبَتِ الرُّومُۙ Osmanlı İmparatorluğu’nda veya ondan önceki (Doğu) Roma İmparatorluğu’nda “Yunan” (Grek, Helen) kimliğinde bir toplum yoktu. Yunan kavmi, 6. yüzyıldan itibaren ayrı bir halk olma vasfını yitirmiş, Romalı kimliği içinde şu şekilde erimişlerdi: – Roma...
“ALLAH YOKTUR” DİYEN; ADINA BAK! İsim sahibi olan, var olandır. VAR OLANIN, ADI OLUR. OLMAYANIN ADI DA OLMAZ. “Bana adı olup da kendi olmayan/yok olan bir şey söyle!” demek, nasıl imkansız, saçma ve garip geliyorsa; “ALLAH YOKTUR” DEMEK DE SAÇMALAMANIN DİK ÂLÂSIDIR. “ALLAH” dedikten sonra “YOKTUR” DENEMEZ. Çünkü tekrar...
TOPLUMSAL YOZLAŞMANIN NEDENLERİ Giriş: Toplumsal Yozlaşmanın Birden Fazla Nedeni Vardır Toplumsal yozlaşmanın birden fazla nedeni vardır. Tekil durumlar ile çoğul durumlar arasındaki derin farkı anlamadan toplumsal yozlaşmadan söz etmek mümkün görünmemektedir. Tekil olaylarda tekil insanlar, hataya düşebilir ve yaptığından pişman olarak vazgeçebilme erdemini gösterebilir. Ama toplumsal yozlaşmalarda çoğul karakter öne...
FON KRİZİNDE TASFİYE YETMEZ TAHSİLAT GEREKİR Fon Krizinde işler ağır ilerliyor. Halbuki Türkiye, 2001 bankacılık krizinden sonra çok önemli bir tahsilat tecrübesi de kazanmıştır. Batan bankalardan çıkarılan kaynakların geri alınabilmesi için TMSF’ye güçlü yetkiler verildi. Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un (6183) imkânlarından yararlanıldı. Yurt içinde ve dışında malvarlıkları takip...
GÜVENSİZ TOPLUM VE AHLAK Son yıllarda, dünyada olduğu gibi ülkemizde de güven duygusu büyük ölçüde yıprandı. Bundan dolayı, insanlar; sanki bir savaş ortamındaki gibi, başkalarını kırma, suçlama ve istismar etme yarışına girdi. İnsanlar, kanundan sıyrılabildikleri ölçüde, her türlü haksızlığı ve zorbalığı yapar hale geldi. Suistimaller ve Vurgunlar Para kazanmaya yönelik...