islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
49,1773
EURO
55,4046
ALTIN
6.604,03
BIST
12.374,26
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
21°C
İstanbul
21°C
Az Bulutlu
Çarşamba Çok Bulutlu
22°C
Perşembe Çok Bulutlu
20°C
Cuma Açık
23°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
24°C

TOPLUMSAL YOZLAŞMANIN NEDENLERİ

TOPLUMSAL YOZLAŞMANIN NEDENLERİ
06/10/2026 10:22
A+
A-

TOPLUMSAL YOZLAŞMANIN NEDENLERİ

Giriş: Toplumsal Yozlaşmanın Birden Fazla Nedeni Vardır

Toplumsal yozlaşmanın birden fazla nedeni vardır. Tekil durumlar ile çoğul durumlar arasındaki derin farkı anlamadan toplumsal yozlaşmadan söz etmek mümkün görünmemektedir. Tekil olaylarda tekil insanlar, hataya düşebilir ve yaptığından pişman olarak vazgeçebilme erdemini gösterebilir. Ama toplumsal yozlaşmalarda çoğul karakter öne çıktığı gibi ‘ortak bir algı olarak gizlice kabullenilmiş bir yaklaşım üzerinden aldatabildiğin ve yakalanmadığın sürece meşrudur’ yargısı öne çıkmaktadır. Bu yaklaşım durumu normalleştirdiği gibi yeni yozlaşmaların ve hataların da kapısını aralamaktadır.

Tehlikeli olan şey tekil hatalar ve tekil yozlaşmalar değil! Çünkü tekil bir olayda toplumsal baskı görünür kılınacaktır. Bu da hataların açık bir şekilde yapılabilinmesinin önünü kesecektir. Ama çoğul karakterli yozlaşmalarda toplumsal baskı göstermelik olduğu kadar içten içe de olumlanmayı öne çıkaracağı için giderek çoğalmasını da mümkün kılmaktadır.

Toplumsal Yozlaşmanın En Temel Nedeni Güveni Yitirmektir

Güven, toplumsal dirliğin ve birliğinin temelidir. Toplumsal güven aynı ortak değer ve anlam dünyası içinde ortak bir iradeye bağlı olan insanların birlikte aynı hedefe yönelebilmesini sağlayan bakışın ortak zemini kurmasına dayanır. Güven zedelenmesi birden başlamaz! Ağır ve süreklileşmiş hataların varlığı ile birlikte süreç ile birlikte yavaş – yavaş güven zedelenmesi başlar ve süreç içinde de tam yerleşik hale geldiğinde toplumsal yozlaşma gücünü yeni yozlaşmalara başlangıç kılacak bir özelliğe sahip olur.

Güven kaybı, tekil hataların, yozlaşmaların günahların, zulümlerin giderek çoğullaşması ve yaygınlaşması ile birlikte toplumsal bir zemine yaslanmaya başlar. Bu zemin yeni hatalara, günahlara ve zulümlere de kapı aralar. O yüzden ilk hata deyip gözden ırak tuttuğunda yeni hatalara kapı aralandığını da bilmek toplumsal güven açısından olmazsa olmaz bir olgudur.  Toplumsal rikkat, dikkat ve irade her zaman en küçük bir hataya bile meşruiyet zemini bırakmamaktır.

Toplumsal Yozlaşmanın Başlangıcı

Bir toplumda, yapıda, bir hata yapıldığı zaman bir şey olmaz, ilktir. Bir daha aynı hataya düşmez deyip eğer gereken önlemler alınmazsa, yeni hatalara ve yeni kişilerin yeni hatalarına da açık kapı bırakılmış olacaktır. Bu çocuktur, bilmemiştir, bu gençtir, büyüyünce anlar, bu yaşlıdır, zaten ölecek ve benzeri algılar, kötülüğü meşrulaştırır bir pozisyonu doğurmaktadır. Bu durum meseleye merhamet ve şefkat üzere yaklaşmayı önlemek için değil, merhamet ve şefkat gösteriminin hataya açık kapı bırakılmaması gerektiğini belirtmek içindir.

Her işin bir başlangıcı vardır. Hatanın da bir başlangıcı vardır; eğer bu başlangıç giderilmezse, hatayı tövbeye dönüştürmezse, geçici veya palyatif çözümler ile giderilmeye çalışılırsa, sorun giderek katmerleşir. Bu durumda suçu başkasına atmak yerine suçu üstlenmek yeniden kurtuluşun ilk adımıdır.

Yozlaşmayı Görmezden Gelmek ve Sanki Hiç Yokmuş Gibi Davranmak

Herhangi bir yanlış, kötülük, günah veya hatalar yapıldığı zaman sanki hiç olmamış gibi davranıldığı zaman başkalarının da aynı hatalara düşmesine zemin oluşturur. Doğal olarak süreklileşmiş hatalar zinciri ise yeni hataların normalleştirilmesine zemin oluşturur ve toplumsal zemin giderek yozlaşır ve yeni yozlaşmaların sebebi haline dönüşür. Ki en tehlikeli durum da budur.

Görmezden gelmenin en önemli etkeni, günaha ve hataya karşı duyarlılığı kaybetmek anlamını taşımasıdır. Bu duyarlılığı kaybetme ise hataları ve günahları normalleştirmeye yarar. Giderek görmezden gelinmeyi güçlendirir ve Güç denilen iktidar biçimlerinin etkinliğini sağlama adına yozlaşma kutsallaştırılır. Ki, ülkemizde memurum işini bilir. Ya da belediyelerde öne çıkan rüşvet olayları yeni siyasal atraksiyonları yapmanın bir imkanı olarak düşünülmesi vesaire de bu durumu gözler önüne sermektedir.

Toplumsal Yozlaşmadan Kurtulmak Mümkün Müdür?

Tabii ki mümkündür. Tarih buna tanıktır. İlk yapılması gereken şey; ilk terk edilen şeyin tekrar gün yüzüne çıkarılmasını sağlamaktır. Yani duyarlılığı yeniden kazanmak esasa taalluk eder; hataya, günaha, yanlışa, zulme ve adaletsizliğe karşı tam bir duyarlılık kazanmak ve bunu toplumsal bir zemine taşımak esas olmalıdır. Bu duyarlılığın toplumsallaşmasını sağlayacak olan şey ise bireysel iradeden ve kararlılıktan toplumsal iradeye ve kararlılığa yönelmek ve onu kurumsallaştırmaktır. Hukuk ve onun dayanakları olan yargılamayı tam ve sağlıklı bir zeminde ve hiçbir meşruiyet krizine neden olmayacak şekilde düzenlemek asli bir hüviyettir.

Bireysel duyarlılık, bireysel bir iradeye ve kararlılığa dayanır. Toplumsal bir duyarlılık ise toplumsal bir kararlılığa ve iradeye sahip olmakla sağlanabilir olacaktır. İşte bu toplumsal kararlılık ve irade, kötülüğü, zulmü, haksızlığı, hırsızlığı asla kabullenmez ve onu meşru görmeyecektir. Hukuk da bu meşruiyetin yokluğu üzerine kötülüğe ve haksızlığa yönelik yürümeyi rahat bir şekilde gerçekleştirecektir.

Sonuç, Tekil Hatalardan Kurtulmak Toplumsal Hatalardan Kurtulmayı Başlatır

Her şeyin başlangıcı ve ilki, ferdin kendi hatalarının farkındalığına sahip olarak ondan vazgeçmek ve bir daha asla düşmemesi gereken bir konum olduğu kabulü üzerinden tövbenin bir daha aynı hataya düşmemek olduğunun şuurunda olmak olduğu bilinmelidir. Bu başlangıç aynı zamanda bu irade ve kararlılığın ve tövbenin tam bir dönüş oluşu üzerine duyarlılık bir kararlılığa ve iradeye dönüşür. Bu ferdi kararlılık ve irade duyarlılığı toplumsal zemine taşır. Toplumsal bir kararlılığın ve iradenin varlığını açığa çıkarır. İşte bu şartlarda toplumsal bir yozlaşmanın yolları ve imkânları ortadan kaldırılmış olacaktır.

Toplumsal irade ve kararlılığın sonucu olarak yozlaşma yerini adalet ve barışa bırakır. Adaletin olduğu bir zeminde ise yozlaşma kendisine konacak bir mekân bulamayacaktır. Yapılması gereken şey; ilk adımı doğru atmak ve süreklileştirerek toplumsallaşmasını sağlamaktır. Bu yapıldığı takdirde, toplumsal yozlaşma yerini toplumsal güvene bırakacaktır…

Abdülaziz Tantik

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar
  1. Ömer kanat dedi ki:

    Bir yanlış gördüğümüzde elimizle, veya dilimizle düzeltmemiz lazım, iyiliği kendimize ve başkasına tavsiye, kötülük yapmaktan kendimizi ve başkasını uyarmamız ve alıkoymamız lazım. Yoksa bozulma başlar..