islami haberortadoğu haberlerimirat analizmirat tv
DOLAR
15,9188
EURO
16,8187
ALTIN
942,99
BIST
2.372,35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
23°C
İstanbul
23°C
Açık
Cumartesi Parçalı Bulutlu
23°C
Pazar Parçalı Bulutlu
22°C
Pazartesi Az Bulutlu
23°C
Salı Parçalı Bulutlu
24°C

Toplumlarda Aile Yapısı Ve Din

Toplumlarda Aile Yapısı Ve Din
05.04.2022
A+
A-

Anne babaların çocuklarıyla ilişkisinde toplumun kültürel yapısının etkisi büyüktür. Aile ve toplum yapısı, anne baba rollerinin içerdiği sorumluluklardan çocuk terbiyesi yöntemlerine kadar birçok konuda belirleyici bir yerdedir. İslam her ne kadar ailede sorumluluk paylaşımı ve çocuk yetiştirme tarzları hakkında belli alt ve üst sınırlar çizmişse de her kültür kendini bu unsurlara yansıtmış ve maalesef kültürel ögelerini dini pratiklere büründürerek onlara bir nevi meşruiyet de kazandırmaya çalışmıştır. Ancak bu durumun Müslüman toplumlara özgü olduğunu düşünmek hata olur. Nitekim Orta Doğu’da bunun delilini görmek mümkündür.

Orta Doğu, bugün her ne kadar çoğunlukla Müslüman nüfusun yoğunlukta olduğu bir yer olsa da tarihi açıdan oldukça farklı kültürel ve dini etkileşimlere ev sahipliği yapmıştır. Zamanla bölgenin kendine has bir yapısı oluşmuştur ve bu kültürel yapı dini farklılıklardan bağımsız olarak cereyan etmiştir. Bu yapıyı en net bir biçimde aile kurumunda görebiliriz. Buradaki ülkelerle ilgili bir araştırmadan örnekler vermek, meseleyi anlamada kolaylık sağlayacaktır.

Ürdün’de evlilik çocuk üzerinde kuruludur. Çocuğun terbiyesi ve bakımıyla tamamen anne ilgilenmekte olup babanın etkisi yok denecek kadar azdır. Çocuk büyüdükçe baba bir otorite figürü olarak terbiyeye katkısını sunar ve bu terbiyede dayak ve azarlama yaygındır. Kardeşler arasında küçük olsa bile erkek çocuğun hâkimiyeti görülür. Kız çocuklar kendilerinden sonraki kardeşlerinin bakımıyla erken yaştan itibaren rol alır. Kadının çalışmasına hukuken bir engel yoksa da olumlu bakılmaz. Çalışması halinde de ev işlerinden feragat etmemesi beklenir. Ancak günümüze gelindiğinde eğitim oranının yükselmesi ve kadınların çalışma hayatındaki yerinin artmasıyla geleneksel değerlerin yavaş yavaş aşılmaya başlandığı görülmektedir.

Şii nüfusun çoğunlukta olduğu İran’da da çok çocuklu geniş aileler yaygındır. Kadının evlendiğinde ve çocuk doğurduğunda statü kazanması ve erkek şiddetine maruziyeti burada da mevcuttur. Çocuklar babadan korkar ve çocuğun yetiştirilmesinde itaatkâr ve saygılı olması amaçlanır. Ancak genç nüfusun daha yenilikçi ve çocuk eğitiminde aktif rol aldığı görülmektedir.

İsrail devleti kurulduğundan beri kadın erkek eşitliği çerçevesinde kanunlarını oluşturmuş olsa da bu çaba dini ve geleneksel toplum normlarının gerisinde kalmaktadır. İsrail’de evli çiftlerin çocuk sahibi olmak istememe gibi bir seçenekleri bulunmamaktadır. Kadına şiddet yaygın bir biçimde uygulanmaktadır. Eğitim ve çalışma noktasında hukuken bir engel yoksa da kadınlar iş hayatında cinsiyet ayrımcılığına maruz kalmakta, daha az maaş ödeyen daha alt pozisyonlarda çalışabilmektedirler.

Örneklerde görüldüğü gibi, Orta Doğu’da aile yapısı dini farklılıklara rağmen benzer özellikler göstermektedir. Din ve kültür ayrımını dikkate almadan belli kültürel kodları İslam’a hamletmek hem değişen toplum dinamiklerini yanlış yorumlamaya hem de İslam’ı içinde barındırmadığı kültürel kayıtlarla sınırlandırarak dar bir çerçevede anlamaya sebep olmaktadır.

Kaynak: Ayşe B. AKSOY, Çağla GÜR “Ortadoğu Ülkelerinde Aile Yapısı Ve Çocuğa Bakış”, Mart 2008, Cilt:16, No:1, Kastamonu Eğitim Dergisi, s. 49-60. 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.