islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,3998
EURO
53,3801
ALTIN
6.850,51
BIST
15.141,38
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Az Bulutlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
23°C
Perşembe Az Bulutlu
18°C
Cuma Az Bulutlu
20°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
23°C

VAHİY PENCERESİ – İNSANIN ANNE KARNINDAKİ YOLCULUĞU

VAHİY PENCERESİ – İNSANIN ANNE KARNINDAKİ YOLCULUĞU
A+
A-

VAHİY PENCERESİ – İNSANIN ANNE KARNINDAKİ YOLCULUĞU

Bir düşünelim…
Bugün modern tıp, ultrason cihazları, laboratuvarlar ve mikroskoplarla insanın anne karnındaki gelişimini aşama aşama inceliyor.
Peki şu soruyu sormadan geçebilir miyiz:

1400 yıl önce, ne mikroskop vardı ne de embriyoloji bilimi…
Kur’an, insanın yaratılışını nasıl anlatıyordu?

İşte bugün Vahiy Penceresi’ni tam da buraya açıyoruz.

Kur’an-ı Kerim, insanın yaratılışını tek bir anda olmuş bitmiş bir olay gibi anlatmaz.
Aksine, aşama aşama, dikkat çekici kelimelerle anlatır.

Allah Teâlâ Mü’minun Suresi’nde şöyle buyurur:

وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنسَانَ مِن سُلَالَةٍ مِّن طِينٍ
ثُمَّ جَعَلْنَاهُ نُطْفَةً فِي قَرَارٍ مَّكِينٍ
ثُمَّ خَلَقْنَا النُّطْفَةَ عَلَقَةً فَخَلَقْنَا الْعَلَقَةَ مُضْغَةً فَخَلَقْنَا الْمُضْغَةَ عِظَامًا فَكَسَوْنَا الْعِظَامَ لَحْمًا ثُمَّ أَنشَأْنَاهُ خَلْقًا آخَرَ ۚ فَتَبَارَكَ اللَّهُ أَحْسَنُ الْخَالِقِينَ

(Mü’minun, 12–14)

“Andolsun, insanı çamurdan süzülmüş bir özden yarattık.
Sonra onu sağlam bir karargâhta nutfe yaptık.
Sonra nutfeyi alaka hâline getirdik,
alakayı mudğa yaptık,
mudğayı kemiklere çevirdik,
kemiklere de et giydirdik.
Sonra onu bambaşka bir yaratık olarak ortaya çıkardık…”

Burada duralım…
Çünkü kullanılan kelimeler sıradan değil.

İlk aşama: Nutfe.
Yani çok küçük bir damla.
İnsanın kibirleneceği bir başlangıç değil; aksine son derece aciz, küçücük bir öz.

Sonra Kur’an “alaka” diyor.
Bu kelime Arapçada asılı duran, bir yere tutunan şey anlamına geliyor.
Bugün biliyoruz ki embriyo, rahim duvarına tutunarak gelişmeye başlıyor.
Üstelik bu aşamadaki görüntüsü, birçok uzmanın dikkat çektiği gibi, sülüğü andırıyor.

Ardından gelen kelime: Mudğa.
Yani çiğnenmiş et parçası gibi bir şey.
Embriyonun bu evredeki şekli, gerçekten de diş izleri varmış gibi girintili çıkıntılı bir yapı sergiliyor.

Daha sonra kemiklerin oluşması, ardından kemiklerin etle kaplanması…
Bugün embriyoloji kitaplarında anlatılan sıralamayla, Kur’an’daki anlatımın örtüştüğünü görüyoruz.

Ama burada çok önemli bir nokta var.
Kur’an bir biyoloji kitabı değildir.
Onun amacı teknik bilgi vermek değil; hakikate işaret etmektir.

Yani Kur’an bize şunu sordurur:
“Sen bir damladan, tutunan bir varlıktan, çiğnenmiş et gibi bir hâlden yaratıldıysan…
Bu kadar kusursuz bir düzen tesadüf olabilir mi?”

Ve ardından çok sarsıcı bir cümle gelir:

“Sonra onu bambaşka bir yaratık yaptık.”

Sadece bedenden bahsetmiyor.
Akıl, bilinç, irade, ruh…
İnsanı insan yapan ne varsa, işte o “bambaşka” oluşun içinde.

Vehiy burada bilime rakip olmaz.
Bilimin elinden tutar ve onu anlama çağırır.

Ve bölümün sonunda Vehiy Penceresi’nden bize düşen soru şudur:
Ana rahminde karanlıklar içinde bizi aşama aşama yaratan bir kudret,
hayatımızı başıboş mu bırakır?

İşte bu pencere, sadece bilgiye değil;
imana, sorumluluğa ve tefekküre açılıyor.

İSLAMİ HABER “MİRAT”

MİRATYOUTUBE

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.