islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,1846
EURO
52,9954
ALTIN
6.703,28
BIST
14.442,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
13°C
İstanbul
13°C
Hafif Yağmurlu
Pazartesi Hafif Yağmurlu
14°C
Salı Hafif Yağmurlu
16°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
19°C
Perşembe Çok Bulutlu
23°C

VE ALLAH (cc) ŞEYTAN’I (la) YARATTI!   

VE ALLAH (cc) ŞEYTAN’I (la) YARATTI!   
03/05/2026 00:05
A+
A-

VE ALLAH (cc) ŞEYTAN’I (la) YARATTI!   

Şeytan sadece münkir değil, münafıktır da. Kur’an-ı Kerim Müslümanları bu konuda uyarır.

Fatır Suresi’nin 5. ayetinde ne deniliyordu bizlere: “Ey insanlar! Allah’ın vaadi gerçektir. Dünya hayatı sakın sizi aldatmasın. O aldatıcı (şeytan) da Allah hakkında sizi kandırmasın.” Lokmân Suresi’nin 33. ayetinde de “O yoldan çıkarıcı şeytan Allah hakkında sizi aldatmasın.” denilmektedir.

Allah (cc) bizi ölümden sonrası ile ilgili olarak, “din günü” / “yargı günü” konusunda uyarmaktadır. Orada iyiler cennete, kötüler cehenneme gidecektir. Orada herkesin yaptıklarının karşılığı olarak ceza ve mükafat, ebedi mutluluk ve ebedi ceza ve pişmanlık vardır.

Şeytan hiç ahiretten ve cehennemden söz etmez. O dünyada ebedi bir hayat ve yeryüzünde bir cennetten söz etmektedir. İnsanların çoğu da bu yalancının şu geçici dünya ile ilgili vaad’lerine kanmaktadır. Cenab-ı Allah Fatır 6-8’de bize ne demektedir: “Şüphe yok ki şeytan sizin düşmanınızdır, siz de onu düşman bilin. Çünkü o kendisine uyacaklara yakıcı ateşin mahkûmlarından olsunlar diye çağrıda bulunur. İnkâr edenler için çetin bir azap vardır; iman edip dünya ve ahirete yararlı işler yapanlara ise bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır. Kötü işleri hoşuna gidip de onları güzel bulan kimse (ile böyle olmayan bir) mi? Allah dilediğini sapkınlık içinde bırakır, dilediğini de doğruya iletir. O halde onlar için üzülerek kendini helâk etme. Allah onların yaptıklarını elbette biliyor”. (Allah cc) doğru söyledi).

A’râf 12-13’de bize verilen bilgiye göre, “Allah: “Ey İblîs! Emrettiğim zaman seni secde etmekten alıkoyan nedir?” diye sordu. İblîs: “Ben ondan daha üstünüm. Çünkü beni ateşten onu ise çamurdan yarattın” dedi. Allah (cc), İblis’e secde etmemesinin sebebini sorduğunda bu cevabı almış ve ardından, Hicr 34-35’de belirtilen şekli ile “Öyleyse hemen çık oradan (cennetten), çünkü sen kovuldun. Hesap ve ceza gününe kadar lanetim senin üzerinedir.”

Şeytan Allah’tan (cc) bir istekte bulundu: “(İblis) dedi ki: ‘Rabbim! Öyle ise bana insanların diriltilecekleri güne kadar süre ver.’ (Sâd, 79).”  Allah’ın (cc) Cevabı Sâd, 80-81’de anlatılan şekli ile şöyle oldu: “Sen süre verilenlerdensin. (O da) bilinen vaktin gününe kadardır.”  İblis, bu süreyi insanları yoldan çıkarmak için kullanacağına dair yemin etti ve şöyle dedi: “Allah şeytanı lânetlemiştir, o da “Kullarından belli bir pay alacağım, onları mutlaka saptıracağım, onları boş kuruntulara kaptıracağım, kesinlikle onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar, emredeceğim de Allah’ın yarattığını (fıtratı) değiştirecekler.” dedi. Kim Allah’ı bırakıp da şeytanı dost edinirse, şüphesiz o apaçık bir ziyana düşmüştür (Nisa, 118-119).”

Allah (cc) Şeytanın boş ve yalan vaadlerine karşılık verenleri, onları dost ve yoldaş edinenleri Nisa 120-121’de şöyle uyarır: “Şeytan onlara durmadan vaad eder, boş ümitler verir. Şeytanın onlara söz vermesi aldatmadan başka bir şey değildir. İşte onların yeri cehennemdir, ondan kaçıp kurtulacak bir yer de bulamayacaklardır.”

Şeytan (la) bize 4 yoldan saldıracak ve diyecek ki: “Öyle ise beni azdırmana karşılık, and içerim ki, ben de onları (saptırmak için) senin doğru yolunun üstünde oturacağım. Sonra (onların) önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından sokulacağım ve onların birçoklarını şükredenlerden bulmayacaksın (A’râf, 16-17).”

İslam alimleri önlerinden saldırıyı, Gelecek/Ahiret inancından insanları şüpheye düşürmek şeklinde yorumlamışlardır. Dünyevi planları, tul-u emel, gelecek hayalleri ahiret inancının önüne geçecek. Şeytan onlara “kıyamet günü”, hesap günü“nü unutturacak. Ölümü unutturacak ve onu yok oluş gibi gösterecek. Gelecekle ilgili korkularla insanları Allah’tan (cc) uzaklaştıracak, sanal, hayali, kurgu korkularla onları hayali hedeflere, çözümlere yönlendirecek. Önlerinden gidenlerin, idol edindikleri liderler ve dini önderler, kanaat önderlerinin peşlerine takılıp iyi niyet taşları ile döşeli bir yoldan cehenneme doğru yol alacaklar. Arkalarından yaklaşırken tarih, dünya hayatının geçmişi ile onları korkutacak, hayali hedeflere yönlendirecek, mefahir’lerle onları oyalayacak. Soyları ve Tekasür Suresinde anlatıldığı gibi geçmişleri ve çoklukları ile onları oyalayacak. Aileler Şeytan tarafından “çocukların fakir kalacak” korkusu, miras kavgaları ile onları kendi hayali çözümlerine yönlendirecek. Peşlerinden gelenlerin alkışları ve talepleri üzerinden onları saptıracak. İnsan ve Cinlerin bir kısmını kendine benzeterek Şeytanlaştıracak.

Şeytan, insanların sağlarından yaklaşarak onları İyilik/Hayırlı İşler konusunda şüpheye düşürür. Burada Sağ taraf, ibadetler ve hayırlı işleri temsil eder. Şeytan, “sen zaten dindarsın”, “bu kadar ibadete gerek yok” diyerek insanı iyilik kisvesi altında aldatır, kibre düşürür veya ibadeti hafife aldırır.

Sollarından, Haram ve Günahları, Şehvet uyandıran arzuları kışkırtarak gelen Şeytanın ayak seslerini duyarlar. Sol taraftan yaklaşan Şeytan, haramlar, dünyevi zevkler ve şehvetti öğütler. Günahları süslü göstererek, insanların nefsi arzularını kabartarak onları, içki, kumar ve zina gibi haramlara sürükler. Şeytanla ya da Şeytanların yoldaşları ile yoldaş olanlar Servet, güç ve iktidar peşinde koşarken dünya hayatının gailesi ile ahiret hayatını unuturlar.

Din, vahiy temelinden, Nübüvvet ve Risalet rehberliğinden uzaklaştırılarak, menkıbeler üzerinden vicdani tatmin üzerinden içi boşaltılır. Din gelenekle ilişkilendirilerek, ritüellere, seremonilere, ikonalara indirgenir. Ataların dini, Allah’ın (cc) dininin yerini alır. Din ve devlet adamlarını, ideologları ve kanaat önderlerini İlah ve Rab edinirler.

Şeytan kendi dostlarına, yoldaşlarına da ihanet eder. Onun dostu yoktur. Onun dostlarının varacağı yer de Şeytanın varacağı yerdir. Bazen Şeytan Şeytanlıkta insanı kıskanır. İnsin Şeytanı o bilinen Şeytanı geride bırakabilir, Allah (cc) korusun. Haşr 16’da Allah (cc) şöyle buyurdu: “Onların durumu tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana ‘İnkar et’ der; insan inkar edince de: ‘Ben senden uzağım, çünkü ben alemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım’ der.”

Şeytan İnsanoğluna karşı iki sebepten kıskançlıkla, kibirle birlikte öfkeye kapıldı. Biri “biz insanlardan üstünüz” diyordu. “Onlar topraktan biz dumansız ateşten yaratıldık”. İkincisi, “Allah dünyayı bize vermişti. Şimdi vatanımızı bizden alıp İnsanlara veriyor.” Oysa Allah, servet ve iktidarı halklar ve ülkeler arasında evirir çevirir (Ali İmran, 140). Allah bizleri, mallarımız, canlarımız, sevdiklerimizle, kimi zaman artırarak, kimi zaman eksilterek imtihan edecektir. “And olsun ki sizi biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle sınayacağız. Sabredenleri müjdele!” (Bakara 155). Ali İmran 26’da ne deniliyordu: “De ki: “Ey mülkün gerçek sahibi olan Allah’ım! Mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden çekip alırsın. Dilediğini yüceltirsin, dilediğini de alçaltırsın. Her türlü iyilik senin elindedir. Hiç kuşku yok ki sen, her şeye kadirsin.” Kimse ebed – müddet, ezel – ebed söylemi ile kendine emanet edilen şeyin gerçek sahibi zannetmesin. Ezel-ebed davası güdenler zillete uğrarlar.

Benzer bir ifade İbrahim 22’de de hesap gününde şeytanın insanlara yapacağı o meşhur konuşma şöyle anlatılır: “…Şüphesiz Allah size gerçek bir vaatte bulundu, ben de size vaatte bulundum ama size yalan söyledim. Benim sizin üzerinizde (zorlayıcı) bir gücüm yoktu; ben sadece sizi çağırdım, siz de bana uydunuz. O halde beni kınamayın, kendinizi kınayın… Ben sizin daha önce beni Allah’a ortak koşmanızı da kabul etmemiştim…”

Ey insanlar, din günü’nü, hesap günü’nü hatırlayın! AYM Başkanı da geçen gün bunu hatırlatan bir konuşma yapmadı mı? Her şeyin hesabının sorulacağı o gün pişmanlık fayda sağlamayacaktır. Kul hakkına dikkat edin, adil şahidler olun. Servet ve iktidar hırsı, dünyanın cazibesi sizi aldatmasın. Şeytanın dostlarını dost edinmeyin, onların ayak izinden ilerlemeyin. Onlar size “ıslah edici” gibi gelirler. Ama unutmayın ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. COVID günlerini hatırlayın, mRNA’yı hatırlayın. Bugün 5G’ye Chentrails’e, Nesnelerarası iletişime, Karbon ayak izine ve global reset projelerine sizi ikna edenler, dün İstanbul sözleşmesini, Lanzarote’yi başımıza bela edenlerdi. Satanist Pedofilik Siyonistlerin peşinden gitmeyelim.

Son birkaç beyitle, NFK’dan dün-bugün farkıyla bir seçki:

Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!
Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak:
Durun, durun, bir dünya iniyor tepemizden,
Çatırtılar geliyor karanlık kubbemizden.

Ey tepetaklak ehram, başı üstünde bina;
Evde cinayet, tramvay arabasında zina!
Bir kitap sarayının bin dolusu iskambil;
Barajlar yıkan şarap, sebil üstüne sebil!

Allah’ın on pulunu bekleye dursun on kul;
Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul.
Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa;
Yaşasın, kefenimin kefili karaborsa!

Siyaset kavas, ilim köle, sanat ihtilâç;
Serbest, verem ve sıtma; mahpus, gümrükte ilâç.
Bülbüllere emir var: Lisan öğren vakvaktan;
Bahset tarih, balığın tırmandığı kavaktan!
Bak, arslan hakikate, ispinoz kafesinde;
Tartılan vatana bak, dalkavuk kafesinde!

Tartılan vatana bak, dalkavuk kefesinde! Necip Fazıl bu “Destan”ı 1947’de yazmış. Bugünden çok farkı var mı? Anlaşılan Şeytan’ın dostları fazla mesai yapıyor!

Selam ve dua ile.

Not: (cc) “celle celaluhu” demektir. (la) ise, “Hayır” ve “Lanetullahu aleyh” anlamına gelir.

Abdurrahman Dilipak

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar
  1. Nihat SARI dedi ki:

    1/137 iradenin simgesi ve onun üstündeki sonsuz kudretin takdiri ve sonsuz merhametin müjdecisi 1/137 kainatın ve ilahi kudretin matematiği Allahu ekber Allahu ekber Allahu ekber