
İbadet, yaratılış sebebidir (Zâriyât, 51/56). Varlığın dilidir, Yaratana saygı ve teşekkürdür, Allah’a duadır, niyazdır.
İbadeti bedenimiz değil; iman ve irademiz hayata taşır.
İbadetler, ahlak mektebidir. İnsan namaz kılar; namaz da insanı, insan kılar. Ahlaka dönüşmeyen ve dönüştürmeyen bir ibadet, ibadet değildir.
İbadetlerin amacı: takvadır/sorumluluk ve duyarlılık bilincidir, güzel ahlak ve iyi insan inşasıdır, manevi bağışıklık sistemi tesis etmektir insanda.
İbadetlerin gayesi, sen-ben değil; bir başkasıdır. Yetimi sevindirmek, ağlayanı güldürmek, kimsesi olmayanın kimsesi olmak, mazlumun yanında, yâr ve yardımcısı olmaktır.
Ey insan! sahip olduğumuz her şeyi bizim sanırız. Oysa aldığımız nefes dahil her şeyimiz; canımız, kanımız, ruhumuz, hepsi Allah’ındır. İyi insan olmamız için bize verilmiş emanettir, kredidir, imtihandır. Bize düşen, bu aleme yük olmak değil; yük almaktır. Öyleyse Allah’ın bizi koyduğu, kullandığı yere bakalım! (Saffât, 37/164)
İbadetler, sosyal hayatın adaleti, dengesi ve güvencesidir. “Ey halkım! ölçü ve tartıda sakın hile yapmayın. Her şeyi hakkıyla ölçün ve tartın. İnsanların mallarını çalıp çırpmayın. Ve memlekette bozgunculuk çıkarmayın” diyen Hz. Şuayb’a halkın tepkisi; “Ey Şuayb! bu söylediklerini sana SALÂT’IN/İBADETİN Mİ EMREDİYOR?”(Hûd,11/84-87) Bu ayet, ibadetlerin, birey ve toplum hayatında ne denli tesir ve yaptırım gücü oluşturduğunu bu güzel örnekten anlamaktayız.
Gel de iyi olma; zorlama kendini, zorla kötü olacağım deme! Mutlak iyi olanın yarattığı fıtrata, attığı formata/formüle bırak kendini de iyi ol! İyi insan ol! Hatta üst insan/Kamil insan ol! Ve iyiler, doğrular, güzel ahlaklılar bir olun, bir olalım, cem olalım, erdemliler kulübü/Hılfu’l-füdûl olalım. Ve yeryüzünde iyiliği, adaleti, merhameti, insanlığı egemen kılalım, vicdansız gidişata bir dur! diyelim. Vahşi dünyanın kalbi, vicdanı biz olalım inşallah.
Zira ibadetler zahmet değil; büyük rahmettir, hatta büyük imkândır, ve’sselam (Tâhâ,20/2).
İbadetler, hayatı iyileştirir, güzelleştirir, kolaylaştırır. İnsanı yönü, rotası, sonu hak ve hakikate varan doğru yola/sırat-ı müstakime ulaştırır.
İbadet, insanı olumlu anlamda değiştiren, dönüştüren eylemlerdir. Ahlak, merhamet, adalet, salih amel ve insaniyet eksenli bir hayata dönüştürür insanı. Çünkü gündemi Allah olanın her işi iyi, doğru ve güzel olur. Artık DAVRANIŞLARI, HAYATI İBADETLEŞMİŞ, iyi insan, aranan insan ve hep muhsin/ihsan ehli, iyilik elçisi olmuştur. (Buharî, 1/19,hn.50)
İnsan fıtraten iyi, temiz, güzel yaratılmıştır.(Buharî,2/100, h.1385) Ve iyilik bize ve her şeye peşinen kodlanmıştır. (Tirmizî, 3/75,hn.1409) Bu temiz yaratışın, tertemiz kalması için de ibadetler mayadır. Fıtratımız süt kadar arı-duru ve temiz olduğuna göre; hayatı da süt gibi temiz bil ve yaşanmakta olan BU HAYATA, MAYA OLARAK İBADETLERİ KAT Kİ HAYATIMIZ İBADET, AHİRETİMİZ BAYRAM OLSUN İNŞALLAH.