islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
44,8573
EURO
52,8184
ALTIN
6.966,26
BIST
14.587,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
15°C
İstanbul
15°C
Çok Bulutlu
Pazar Az Bulutlu
17°C
Pazartesi Açık
18°C
Salı Çok Bulutlu
18°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
13°C

YAZ GEÇER  

YAZ GEÇER  
01/08/2025 10:08
A+
A-

Adımlarını sıklaştırdı. İki ayağının arasındaki açıyı büyüttü. Varmak istediği mekâna bir an önce varmak istiyordu. Etrafındaki hareketliliğin hiç farkında değildi. Dükkanlarındaki ürünleri satmak için çığırtkanlık yapanların hiçbirini duymuyordu. Sanki; o kalabalık caddede yürüyen, koşturan bir tek kendisi varmış gibi gidiyordu. Sırtı, göğsü, koltuk altları terden sırılsıklam olmuştu. Bir an duraksadı. Bu kadar acele etmesine bir anlam verememişti o an. Erken gitse ne olacaktı? Neyi değiştirebilecekti? Bu koşturmanın sonunda onu bekleyen bir ödül var mıydı? Soruyu şöyle de sordu kendine: Ödül için mi koşturuyordu? Sorular rahatsız etti onu. Soruların hepsini cevapsız bıraktı. Selçuklulardan kalma ve suyu akamaya devam eden bir hayrat çeşmesinin duvarına yaslandı bir süre. Soluklandı. Çeşmede elini yüzünü yıkadı. Bir kez daha derin bir nefes aldı. Suyun varlığına şükretti. Çeşmeyi imar edenleri ve bu zamana kadar varlığını koruyanları da hayırla yad etti.  Çeşmenin yanında duran ağacın altına sonradan yapılmış olan ancak çeşmenin mimarisinden hayli uzak bir anlayışla yapıldığı için çok iğreti duran modern çizgilere sahip bankta bir süre daha soluklandı. Şehrin pek çok yerinde böylesine tuhaflıkların olduğunu hatırladı. Modern yapılar yapalım, derken tarihi dokuyu katledenlerin varlığı onu üzmüştü. Tarihi yapıları korumakla görevli olanların bu ucubeliklere neden göz yumduklarına anlam verememişti. ‘R’ sesiyle başlayan iki kelimeyi boşluğa yolladı: Rant, rüşvet.

Her şeye rağmen bu kısa mola onu rahatlatmıştı. Oturduğu banktan kalktı, yoluna devam etti. Bu kez koşturmadan, daha sakin adımlarla yürüyordu. Bu yürüyüş şekli ona yürürken düşünme fırsatı da vermişti üstelik. Hayata dair, yaşananlara dair onlarca düşünce aklından geçiyordu bu esnada. Dünyanın her türlü kaynağı mevcut dünya nüfusuna ve bir o kadarına daha yetecek kadarken dünyada bunca yokluk ve yoksulluk çekilmesinin sebebi nedir? Belli ailelerin ve güçlerin bu adaletsiz dağılımı teşvik eden tutumlarının mantıklı bir izahı var mı? Nerdeyse her kıtada ama özellikle belli coğrafyalarda anlamsız savaşların devam etmesinin silah baronluğu yapanlardan başka kimlere faydası var? Savaşlara ayrılan bütçeler eğitime, sağlığa, gıda üretim ve erişimine ayrılsa kimler ne kaybeder?

Soruların hiçbirine kapsayıcı cevaplar bulamıyordu. Gideceği yerde buluşacağı arkadaşlarının bu ve bunlara benzer sorulara cevaplarının olup olmadığını merak ediyordu. Yola çıkarken hızlı hareket etmesinin nedenlerinden birini bulmuştu. Zihnindeki sorulara karşılık bulmak istiyordu. Belki o zaman kalbi, ruhu, vicdanı bir süreliğine de olsa sükûn bulacaktı.

Kafasındaki sorular onu o kadar meşgul etmişti ki bu kadim şehrin ruhunu yansıtan yapılarının yanından geçerken her zaman duyduğu tarihi hayranlık hissini yaşamamıştı. Bedestenin içinden geçmiş, şimdilerde yolun ortasında kalmış bir yalnız kümbetin yanından ve Mimar Sinan’ın adeta şehre hediyesi caminin avlusundan geçerken nerdeyse hiçbirinin farkına varmamıştı. Oysa başka zamanlarda buralara geldiğinde bir zaman tünelinde olduğunu hissediyor, zamanda yolculuk yaptığını düşünüyordu. Ancak bu yürüyüşünde bu durum gerçekleşmemişti. Üzülmüştü. Bir an durdu. Arkadaşlarıyla sözleştiği yere geldiğini fark etti. Bir iki dakika gecikenler olduysa da herkes vaktinde gelmişti. Mutat olduğu üzere hal hatır sordular birbirlerine. Sonra içlerinden kirli sakallı, esmer, saçlarını ortadan ikiye ayırmış olan arkadaşları sağ elinin parmaklarıyla saçlarını önden arkaya doğru götürdü ve söze başladı:

Kardeşlerim, arkadaşlarım hepiniz hoş geldiniz. İçlerinizden bazıları aramıza ilk kez katılıyor, onları da ayrıca selamlıyorum. Biz, küçük bir topluluğuz. Yapabileceklerimizin sınırlı olduğunun da farkındayız. Ancak yeryüzünün zalimlerine karşı mazlumların yanında olduğumuzu ifade etmek ve bu konuda çağdaş nemrutların yaktığı ateşleri söndürmek amacıyla o ateşlere bir avuç da olsa su dökmektir amacımız. Nasıl ki zalimler dil, din ırk fark etmeksizin zulümlerine devam ediyorsa bizler de mazlum nerede olursa olsun yanlarında olmak için gayret edeceğiz…                                                

Konuşma devam ederken o yine dalmıştı. Kendisi ne yapabilirdi ki? Konuşmak, slogan atmak, bağırıp çağırmak, kınamak yetmiyordu zulmü bitirmeye. ‘Tarafını belli etmek’ dışında bir işe yaramıyordu. Çocuklar, kadınlar, masumlar açlıktan susuzluktan, bombaların etkisinden kurtulamıyordu. Ölenlerin sayısı her dakika artıyordu. Bu ölümler bir futbolcunun ülkeye takımlarından birine transferi kadar konuşulmuyordu artık. Bu arkadaşların yaptığı çabayı takdirle karşılasa da belki kendisinden kaynaklanan bir nedenle sıkılmıştı. Konuşmaların bitmesini beklemeden kalktı. Oradan uzaklaştı.

Kendisini neler yapabileceğini düşündü yürürken. Sıraladı birkaçını. Gelirken biraz soluklandığı banka yetişmişti. Yine oturdu. Etrafına bakındı. Telaş içinde koşturan insanları izlerken kısa bir süre daldı. O esnada bir ses işitir gibi oldu: ‘’Yaz. Geçer.’’ İki kelime, iki kısa cümle mi yoksa başka bir anlamda mı söylendi? Bilemedi. O, yazmanın iyi geleceğini düşündü. Diriltici muştudan ayetler geçti aklından:

‘’Nun. Kaleme ve satır satır yazdıklarına and olsun.’’   

Yaz, geçer; dedi ve kalkıp yürüdü. Yazacaktı..

EYYUP YÜKSEL       

İSLAMİ HABER “MİRAT”  -YOUTUBE- 

YAZARIN DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ 

ETİKETLER: ÜSTMANŞET, yazarlar
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.