islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
48,4354
EURO
56,2404
ALTIN
6.898,85
BIST
14.012,42
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
32°C
İstanbul
32°C
Açık
Pazartesi Parçalı Bulutlu
27°C
Salı Parçalı Bulutlu
25°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
26°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
27°C

İ’LÂ-YI KELİMETULLÂH DÂVÂSI

İ’LÂ-YI KELİMETULLÂH DÂVÂSI
21/09/2025 09:00
A+
A-
İnsanoğlu var olduğu günden bu yana gayesiz yaşamamıştır. Kimi  şanının, şöhretini yüceltmenin derdine düşmüş, kimi kavmi ya da milletinin şerefini aramıştır. Lâkin mümin için hayatın asıl gayesi, Allah’ın rızasını kazanmak ve O’nun ismini yüceltmektir. İşte bu ulvî gâyenin adı İ’lâ-yı Kelimetullâh davasıdır.

Bu dava, bir sancaktır: tevhid sancağıdır. Onu göklere kaldırmak, adaleti yeryüzünde hâkim kılmak, hakkı üstün kılmak için kalem de, kılıç da, nefes de seferber edilir. Bu davanın kalbinde ihlâs vardır; çünkü ihlâssız amel, ruhsuz bedendir. Nice çabalar, niyetten mahrumsa hakkın terazisinde ağırlık bulmaz.

Bu derdi yüreğinde taşıyan Sultan Alparslan, Malazgirt’te kefenini giyerek toprağa kapandı ve “Ya Rabbi! Senin adını yüceltmek için geldim, niyetim halistir!” diye haykırdı. Cihanın kaderi, bir beyaz kefenin içinde ihlâs ile İ’lâ-yı Kelimetullâh davasına teslim oldu.

Bu derdi kalbine nakşeden Şeyh Edebâlı, Osman Gazi’nin gönlüne tohum ekti. O tohum, “Oğul, insanı yaşat ki devlet yaşasın!” diye filiz verdi. Osman Gâzi’nin rüyası, yalnızca bir rüya değil; Allah’ın kelimesini yüceltme niyetinin tarih sahnesindeki tecellisiydi.

Fatih Sultan Mehmed’in surların önündeki azmini diri tutan şey, yalnızca kılıcı ve topları değil, kalbinde kor gibi yanan İ’lâ-yı Kelimetullâh ateşiydi. O ateş, taştan surları eritip Ayasofya’nın kubbesinden göklere ezanı yükseltti.

İ’lâ-yı Kelimetullâh davası, kuru bir slogan değildir. O, kalbin derinliklerinde bir derttir. Bu dert, hem yara hem de ilaçtır. Yara olduğu için kalbi acıtır, ilaç olduğu için ruhu diriltir. Bu derdi taşımayan kalp, bir kabirden farksızdır; bu davadan mahrum insan ise yaşayan bir ölüdür.

Hakikî mücâhede, önce kalpte başlar. Nefsin putları kırılmadan, kalpten mâsivâyı atmadan, Allah’ın kelimesi yücelmez. Tarihteki büyük fetihler, önce gönüllerde kazanılmıştır; sonra meydanlarda, surlarda, ufuklarda…

Resûlullah (s.a.v.)’in buyurduğu gibi: “Kim Allah’ın kelimesi en yüce olsun diye savaşırsa, işte o Allah yolundadır.” (Buhârî, Müslim)
Bu ölçü, yalnız savaş meydanı için değildir. Kim Allah’ın kelimesi yüce olsun diye yazıyorsa, konuşuyorsa, çalışıyorsa o da Allah yolundadır.

İşte ihlâs, kalpte yapılan bu iç muhasebedir. Niyet bulanırsa amel çürür ve kokar, niyet arınırsa amel can bulur ve dirilir.

Tarih, Sultan Alparslan’ı, Şeyh Edebâlı’yı, Osman Gazi’yi ve Fatih Sultan Mehmed’i diri tutuyorsa, sebebi onların yüreklerinde tek bir ateşin yanıyor olmasıdır: İ’lâ-yı Kelimetullâh!

Ve bu dertle yürüyenler, her çağda destanların kahramanı, her nesilde İslâm’ın sancağını taşıyan neferler oldular. Bugün de, yarın da kurtuluşun tek anahtarı budur:
Mücâdeleni yalnız Allah için yapmak, ihlâsı kuşanmak ve Allah’ın kelimesini yüceltme davasına gönülden bağlanmak.

Allah’ım!

Kalplerimizi İ’lâ-yı Kelimetullâh davasıyla diri tut.
Niyetlerimizi hâlis, amellerimizi sâlih eyle.

Bize,
Sultan Alparslan’ın teslimiyetinden,
Şeyh Edebâlı’nın hikmetinden,
Osman Gazi’nin küçücük bir obayı cihan devletine dönüştüren iradesinden,
Fatih Sultan Mehmed’in surları aşan azminden ver.

Kalemimizi hak için konuştur,
varlığımızı zulme karşı kalkan yap,
nefesimizi senin ismini yüceltmeye adanmış bir ezan eyle.

Bizi dertsiz, ihlâssız, gayesiz bırakma!
Bize öyle bir yürek ver ki, bu davanın yükünü şerefle taşısın.
Ve son nefesimizi, dinini yüceltme uğrunda şehadetle taçlandır.

Âmin.

KADİR BEKİL

İSLAMİ HABER “MİRAT”  -YOUTUBE-
ETİKETLER: ÜSTMANŞET, yazarlar
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.