
İNSÂNÎ DEĞERLER, AHLÂKÎ İLKELER, YAŞAM NORMLARIDIR
Allah önce insanın yaşayabileceği ortamı/evreni ve bu dünyayı yaratmıştır. Ardından bu korunaklı dünyada ve atmosfer altında insanı yaratmıştır.
Allah evreni, dünyayı, doğayı, insanı ve hayatı mükemmel yarattı ve yaratmaya devam ediyor. Ama insanlar da Cennete dönüştürmeleri beklenen ha bu dünyayı, cehenneme çevirmek için her türlü fesadı, vahşeti, zulmü, ahlaksızlığı ve dejenerasyonu yârına ve arkalarına bırakmıyorlar. Rabbimiz de her şeye rağmen vahiy/Kur’an ile, akıl ile ve sevgili rasûlün o güzel ve rol-model hayatıyla, eskimez değerleri, ilkeleri ve mesajları tüm insanlığa ikram ediyor da ediyor.
“Gerçek şu ki, Biz, insan evladını bir çok meziyetlerle donatarak öteki bütün canlılardan, hattâ meleklerden bile üstün konuma getirdik; ona havada, karada ve denizde yolculuk yapma imkân ve yeteneğini bahşettik; onu tertemiz nîmetlerle rızıklandırdık ve yarattığımız varlıkların pek çoğundan üstün kıldık.(İsra,17/70) İnsanlık tarihi boyunca gerek aklın, gerekse vahyin ürettiği ORTAK İYİYE KUR’AN, MA’RÛF; ORTAK KÖTÜYE MÜNKER DER. Ve bunlar insanlığın değişmez değerleridir.
Bu değerlerimiz ve ilkelerimiz, vahyin ve aklın imbiğinden süzülüp gelen insanî ve ahlâkî kazanımlarımızdır. Bu ahlâkî ve insanî değerlerimizin temel niteliği, kalıcıdır, evrenseldir ve insan için fonksiyoneldir. Her ne kadar zaman zaman; “Dünya yalandır!” “Boştur bu dünya!” diyerek anlamsız, değersiz görsek de bu dünyaya, anlam ve amaç katacak, değerler ve ilkeler üretecek olan biziz biz.
“Ey insanlar! bakın Biz, sizi bir erkek ve bir kadından yarattık, ve ortak iyi, doğru ve güzel değerleri/ma’rûfu, örfü, irfanı oluşturasınız diye sizi kavimler ve kabileler haline biz getirdik. Şüphesiz, Allah katında en üstün olanınız, O’na karşı derin bir sorumluluk bilinciyle hareket edenlerinizdir. Allah her şeyi bilendir, her şeyden haberdar olandır.”(Hucurât, 49/13)
Şimdi gel de sorma;
1)İman/güven ve güven vermek,
2)Takva/sorumluluk yüklenmek,
3)Âhiret/hesap verebilirlik,
4)Sadakât/doğruluk, dürüstlük,
5)Adalet/denge, hak-hukuk,
6)Hayr/iyi,doğru, güzel dokunuş,
7)Empati/halden anlama,
8)Rahmet/merhamet, şefkat,
9)Dayanışma/yardımlaşma,
10)Afv/bağışlama, affetme,
11)Vefa/unutmama,
12)Tevazu/alçakgönüllülük,
13)Haya/utanma, yüzü kızarma,
14)Cesaret/yiğitlik, yılmama,
15)Özgürlük/sınırlara saygı,
16)Sevgi-saygı/özveri, vs. vs. vs. hep kimin için ve kimden kime bu güzel değerler?
Hepsi ve daha fazlası insan için ve de insandan insana bu olumlu iyi, doğru ve güzel dokunuşlar.
Bu değerler ve ilkeler insana kalite, karakter ve şahsiyet kazandıran normlardır. Ve bu normlar zamana, mekana, şartlara ve şahıslara göre asla değişmez. Eğer şartların değişmesi ile insanın ilkeleri, değerleri ve kararları değişiyorsa zaten onda bu normlar oturmamış, karar kılmamış, yerleşmemiş demektir. Kimin arabasına binse onun türküsünü söyleyen böyle birisinin adını da varın siz söyleyin…
Nuri Çalışkan
YAZARIMIZIN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN BU LİNKİ ZİYARET EDİNİZ
Mirat Haber – YouTube