
İslami ölçüler açısından bakıldığında ülkemizde kıyılan resmi nikâh da, halk dilinde imam nikâhı denilen ve yalnızca yakın çevrenin bildiği nikâh türü de eksiktir. Buna müftülüklerde akdedilen nikâh da dahildir, yani o tür nikâhlar da eksiktir. Eksiklerin tamamlanması gerekir.
Bu konuda şu yazıma bakabilirsiniz:
https://www.mirathaber.com/islama-gore-gecerli-nikah-nasil-olmalidir/
Burada açıklanması gereken gerçek şudur: Eksik olmakla birlikte resmi nikâh gibi imam nikâhı da geçerlidir ve yapılan cinsel ilişkiyi zina olmaktan çıkarır ve helâl kılar.
İslam Dini’nde zina Allah’a ortak koşma ve haksız yere insan öldürmeden sonra gelen ve özel şartları içinde cezaî ve hukuki sonuçlar doğuran üçüncü derecede büyük günahtır. (Furkan 68; Nûr 2)
Göbeğini teşhir edenler çoğalır, zina yaygınlaşırken Diyanet’in hakkını vererek bir tesettür ve zina hutbesi okutamaması ne acı bir durumdur.
Ülkemizin tanıdığı sinema sanatçısı olan Kadir İnanır, Allah’a ve ahiret hayatına inandığı ve zaman zaman namaz kıldığı doğrudan ve dolaylı ifadelerinden anlaşıldığına göre, onun müdavimi olduğu alkollü içkileri ve nikâh dışı ilişkileri helâl görerek yapmadığı ve yaşadığı hanımefendiyle imam nikâhı olmaksızın birliktelik kurup yaşamadığını söyleyebiliriz.
https://www.milliyet.com.tr/cadde/namaz-kilmadan-sokaga-cikmam-5311379
Ancak hüsnüzanda bulunarak onun bir kadınla olan sürekli birlikteliğini zina yaşamı türü haram birliktelik olarak görmesek de ortada açık seçik bir hata vardır.
Ülkemiz halkı Müslüman bir ülkedir. Milletimizin Müslümanca evlenmesini, boşanmasını ve miras taksimini bile yasal olarak engelleyen yüz yıllık zalim tahribata rağmen halkımızın nikâh hassasiyeti devam etmektedir.
Bu sebeple ülkemizde tanınan iş, ilim, sanat, siyaset insanlarının ve tanınmış halk adamlarının resmî nikâh veya imam nikâhı olmaksızın birliktelik kurmamaları, yani kötü örnek olmamaları gerekir. Maalesef kötü örnek olanlarımız ve onları meşrulaştıran rezil medya çalışanlarımız var. Bunlar kendilerine çekidüzen vermelidir.
Biz her ikisini de eksik bulmakla birlikte ülkemiz şartlarında eşlere yasal haklar oluşturan resmi nikâhı, laik düzende nafaka ve miras gibi hiçbir hak oluşturmayan, ama hak ve halk katında cinsel ilişkiyi helâl kılan imam nikâhından daha gerekli görürüz. Bu kabulümüzle birlikte, resmî nikâhın bulunmadığı durumlarda birlikteliklerin mutlaka imam nikâhına dayanması gerektiğine inanırız. Ülkemizde nikâh dışı ilişki olan zinayı meşru görüp rızaya dayalı imam nikâhını etik bulmayan seküler devrimbazların varlığı bir gerçek ise de bu ilkel tiplerin ricalden sayılıp dikkate alınmaması gerekir.
Bu vesile ile bazı doğru bilgiler verelim.
Bu konuyla ilgili daha geniş bilgi almak için şu yazılarıma bakabilirsiniz:
https://www.mirathaber.com/laikleserek-dinden-cikanlarin-nikahlari-duser-mi/
“Evet! Bugün, temiz ve güzel olan her şey size helâl kılınmıştır. Daha önce kendilerine Kitap verilmiş olan Yahudi ve Hristiyanların yiyecekleri de size helâldir. Onların, Allah’ın adını anarak kesmiş oldukları eti helâl olan hayvanlardan ve ürettikleri bütün temiz ve helâl yiyeceklerden yiyebilirsiniz. Aynı şekilde, sizin yiyecekleriniz de onlara ve diğer bütün insanlara helâldir.
Ayrıca, gerek Müslümanlardan gerekse sizden önce Kitap verilen Hristiyan ve Yahudilerden… Allah’ın varlığına ve birliğe inanan, ahlâklı, terbiyeli ve namuslu kadınlar da, —iffetinizi korumanız; yani onlarla evlilik dışı ilişkilere girmemeniz ve birliktelik kurarak metres hayatı yaşamamanız şartıyla— ön tazminat olan mehirlerini kendilerine verdiğiniz takdirde onlarla evlenmeniz size helâldir. Her kim Allah’ın hükümlerini reddederek iman edilmesi gereken ilke ve kuralları inkâr ederse, bütün yaptıkları iyilikler boşa gidecek ve âhirette de o, kesinlikle hüsrana uğrayacaktır!” (Maide 5; Ayrıca bak. Nisa 25)
Verdiğimiz linklerden de anlaşılacağı üzere biz bu konuları zaman zaman yazıyoruz. Ancak halkın izlediği olaylar ve kişiler vesilesiyle sunulan doğru bilgiler daha etkili, daha yönlendirici ve kalıcı oluyor. Burada dikkat edilmesi gereken husus, verilecek bilgilerin doğru olması, diri veya ölü kişilerin onurlarının korunmasıdır.
Aşırı derecede günahkâr olsalar da varlığı ve birliğine iman edenlere rahmeti sınırsız olan Allahımız tövbe nasip etsin, Kadir’e de rahmet eylesin.