islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
47,7144
EURO
55,1170
ALTIN
6.731,41
BIST
13.811,60
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
30°C
İstanbul
30°C
Parçalı Bulutlu
Salı Az Bulutlu
29°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
30°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
30°C
Cuma Parçalı Bulutlu
28°C

KUR’AN DEVRİMİ YİNE KUR’ANLA ORTADAN KALDIRILDI!

KUR’AN DEVRİMİ YİNE KUR’ANLA ORTADAN KALDIRILDI!
13/04/2025 10:00
A+
A-

Kur’an Devrimi Peygamberimiz Hz. Muhammed (as) in Kur’an ayetlerini tebliğ ettiği günden itibaren kıyamete kadar hayatın akışı içerisinde her daim varlığını sürdürecek, talep edeni olacak, muhatabını bulacak, devrimleri devirecek kabiliyette ilahi bir sosyal ve zihinsel değişimdir.

Allah’ın elçisi Muhammed Nebi aracılığıyla insanlığa vahyedilen, adına Kur’an denilen; o gün bugündür değişmeyen ilkeleri ve sabiteleri olan bu devrimin temeli aslında geçmiş zamanlarda farklı isimlerle anılsa da ilk insanla birlikte başlamıştır.

İnsanlık tarihinin başladığı ilk günden günümüze kadar ki sürece baktığımızda görünen o ki insanların inandığı tüm dinlerin asıl kaynağı, geçmişte adına her ne denildi ise de günümüzde “Kur’an” dediğimiz Allah’ın Resul ve Nebiler aracılığıyla gönderdiği hak din olup maalesef Peygamberlerin vefatından bir-iki asır sonra ki süreç içerisinde doğru yol üzerine oturmuş şeytan ve insan görünümlü dostları sayesinde ekleme ve çıkarma yapılarak adına “Kur’an’a karşı yapılan devrim’ diyebileceğimiz sahte uyduruk dinler haline dönüştürülmüştür. Kur’an öncesi ilahi metinlerin asılları yok edilmiş, Hz. Muhammed a.s. dan sonrasında ise insanları Kur’an dan uzak tutarak tahrif edilmiş dini içerikli metinler üretmek suretiyle insanların çoğunluğunun istikameti sahtekarlıkla bozulmuştur. Bu bozulmalar, doğrudan Allah tarafından görevlendirilen Resul ve Nebiler aracılığıyla düzeltilmiştir. Zaman zaman düzeltilen veya düzeltilmeye çalışılan Hak dinin asıl kaynağının süreç içerisinde bozulmasının en önemli nedenlerinden başta gelen hususun insanların dinlerini öğrenme ve muhafaza etme işini başkalarına havale etmekten dolayı olmuştur. Müslümanlar söz konusu bu havale işinde hiç bir mahsur görmezken dünyevî servetlerini kazanmak için ise her türlü bilgi ve beceriyi başkalarına havale etmeksizin en ince detayına kadar öğrenmekten geri kalmamıştır. Yani maddi servet kazanmanın, saklamanın ve çoğaltmanın peşinde bir ömür gönüllü olarak gayret ederken Kur’an-î yaşam hususlarında öğrenmek için gayret değil taklit etme kolaylığını tercih etmişlerdir. Bu tercih sebebiyledir ki Lut kavminde olduğu gibi zaman olmuş zevkleri uğruna insanlık fıtratına aykırı livatacılığı; Semud kavminde olduğu gibi güç ve iktidarlarını kaybetmeme adına çeteleşmek suretiyle kamu malını gasbı; İsrailoğulları döneminde zenginleşme uğruna cumartesi yasağını hülle yoluyla Cuma’dan delme kurnazlığı; o derece basiretlerini köreltmistir ki Allah’ın helak için gönderdiği işaretleri göremeyecek kadar şaşırmış, bencilleşmiş ve dejenere olmuşlardır.

İsa Nebi’den sonra ki süreçlerde kurumsallaşan kilisenin insanların emanet bıraktığı buğdayları yine bir başka zenginleşme yolu olan emeksiz kazanç elde etmek için misli misline geri almak suretiyle piyasaya kredi olarak dağıtması örneğinde görüleceği üzere dinin üzerinden toplumsal gücün sağladığı kolaylıkları, şahsi arzu, heves ve emellerini tatmin etmek için kullanmaktan çekinmemişlerdir.

Benzer örnekleri son Resul Muhammet Nebi’den sonraki süreçte de görmek mümkündür. İslam Dini adına yapılan fıkıhta karı koca ayrılıklarını “Boşol” Kelimesiyle fesh ettikleri nikahı, Kur’an’ın ancak bir başkasıyla evlilik şartına bağladığı tekrar karı koca olma birlikteliğini, hoşlarına uygun formüller bularak “hülle” yoluyla tekrar kurma fetvası vermişlerdir.

Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.

Kur’an ayetleri üzerinde düşünerek okunduğu takdirde, bu okumanın bireyin bizzat kendi hayatında hangi ortam ve yönetim biçimi olursa olsun Kur’an devrimiyle müşerref olduğunu ve okuyan kişinin yaşamını Kur’an tavsiyelerine uygun hale dönüştürdüğünü görmek mümkün olmaktadır. Bu durum Kur’an da bahse konu edilerek örneklendirilen tüm Nebi ve Resullerin yaşadığı çağların insanlarında tesbiti mümkündür. Hatta etkisi çağlar boyu bir takım değişikliklere uğrasa da devam etmektedir.

Doğrudan insanı muhatap alan Kur’an ona yaşamı boyunca uyması gerektiği kuralları ve tavsiyeleri açıkca belirtmiştir. Söz konusu bu kuralların ve tavsiyelerin birey tarafından kabul edilip benimsenerek vazgeçilmezi haline dönüştürmesi Kur’an’ın devrimi demektir. Fert olarak bu devrimi kendi dünyasında gerçekleştiren insanların oluşturduğu toplum, insanlığın en hayırlıları olma özelliğine kavuşmuş olduğunu bizzat Kur’an ayetlerinde görmek mümkündür.

Bu hayırlı topluluktan ne zaman ki başlangıçta ikna yoluyla güç devşiren saltanat sahipleri, iktidarlarını devam ettirme pahasına otoritelerini Kur’an’a devrim yapmak için doğru yolun üzerine oturmak suretiyle kullanmaktan çekinmemişlerdir. Bu durumu  kendilerine artık vazgeçilmez bir hak olarak görmeye başlamış olup o hale dönüşmüştür ki yönettikleri toplulukları Kur’an adına Kur’an’a karşı devrim yapmakta rahatlıkla kullanmışlardır.

İnsan istikamet üzere tanıdığı ve doğruluğunu bildiği yolun üzerinde ne kadar yanıltıcı işaretler var olsa da kanmadan ve aldanmadan hedefine varma kabiliyetine sahip bir varlıktır. Bu sahipliğin, aslından koparak bozulmasının nedeni, doğru yolun üzerinde bulunan yanıltıcı işaretlerden ziyade nefsine hoş gelebilecek zevkini tatmin edici, fıtratına aykırı gayri meşru istek ve arzular, kişi için doğru yolun üzerinde ki saptırıcı unsurlar olmuştur. Bu unsurlar Muhammet ümmetinde olduğu gibi yol üzerinde tedrici olarak insanları inandıkları kitabı yüksek derecede kutsamak adına “Siz Kur’an dan anlamazsınız!” “Kuran’ı okumak suretiyle dinden çıkabilirsiniz” korkutmalarıyla Kitaptan uzak tutmak suretiyle kendi çelişkilerini Kur’an’a mal ederek insanları dinden  uzaklaştırmak suretiyle istedikleri şekilde Kur’an’a karşı devrim yapmışlardır.

Birey olarak Kur’an inancı doğrultusunda kendi özel yaşamında devrim gerçekleştirmemiş Müslüman, herhangi bir kişi, kurum veya otorite tarafından Kur’an’a yönelik yapılan her türlü devrimleri engelleyemediği gibi Kur’an’ın devrimi zannetmiştir. Bu sebeple duyarlı olamamış, nemelazımcı bir tavır sergilemiştir. Diğer bir ifadeyle taraftarı olmuştur.

Birey veya toplum nezdinde gerçekleşen Kur’an’ın devrimi yine Kur’andan iddiasıyla kamusal veya bireysel otorite tarafından yapılan karşı devrimle istikameti bozulmuştur.

Fehmi YAĞLI

İSLAMİ HABER ‘MİRAT’  -YOUTUBE- 
ETİKETLER: ÜSTMANŞET, yazarlar
Yorumlar
  1. Koray Hatipoğlu dedi ki:

    İslam gibi dolu dolu bir konuyu bu kadar güzel bir netlikte kısa özet yaparak kafalardaki sorulara cevap gayretiniz için Allah razı olsun. Yazınızı okuyarak detaylı ilim öğrenmek isteyenlerimiz için Rabbim ilmimizi artırsın. Sizleri de bu ilmin bize ulaşmasında vesile ettiği Yüce Allah’a şükürler olsun. Tek büyük Allah’tır. Selametler dilerim.

    1. Fehmi Yağlı dedi ki:

      Dualarınız duamızdır. Teşekkürlerimi sunar selam eder selamet dilerim.