islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
32,4972
EURO
34,5847
ALTIN
2.480,05
BIST
9.547,36
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
23°C
İstanbul
23°C
Az Bulutlu
Çarşamba Hafif Yağmurlu
19°C
Perşembe Az Bulutlu
19°C
Cuma Yağmurlu
15°C
Cumartesi Az Bulutlu
18°C

SEZAİ KARAKOÇ’A AİT OLMAYAN DÜŞÜNCELER

SEZAİ KARAKOÇ’A AİT OLMAYAN DÜŞÜNCELER
29 Şubat 2024 09:30
A+
A-

Büyük düşünce adamlarının ortaya attıkları fikirler, kaynağından berrak bir şekilde akan sular gibidir. Aktıkça ve çeşitli yollardan geçtikçe bulanması gibi, büyük insanların düşünceleri de kitleler tarafından zaman zaman değiştirilerek onlara mal edilir.

Sezai Karakoç‘un da ölümü üzerinden kısa bir süre geçmiş olmasına karşılık, ona ait olmayan bazı düşüncelerin kendisine mal edilmek istendiğini görmekteyiz. Böyle bir durum kuşkusuz üzücüdür. İnsanlar, kendi kafaları içinde yer alan bazı düşüncele ve taşıdıkları duygulara, o insanı hallet etmek isterken, öbür yandan onları toplum gözünden düşürmekte ve onlara kirli bir elbise giydirmektedirler.      Özellikle sosyal medyada gündeme taşınan ve servis edilen düşünceler nedeniyle büyük insanların yanlış anlaşılmasına neden olunmaktadır. Seslendiği Diriliş nesli ve toplum, hatta tüm insanlık için şiir ve düşünceleriyle eserlerinde örnek bir insan portresi çizen ve karşımıza çıkan Sezai Karakoç’un düşüncelerinin bu şekilde değiştirilmesi elbette ki onun ruhunu da muazzeb edecektir.

Bu çalışmamızda örnekleriyle Sezai Karakoç’a ait olmayan bazı düşünce ve parçaları gündeme taşıyarak düzeltme cihetine gideceğiz. İnsanların iftira ve yakıştırmalarda hayal edilmeyecek tarzda cesur davranmalarına hayret etmemek mümkün değildir. Bir benzetme ile yazımıza başlayalım. ” kelimeler, üzüm bağlarının yakalandığı floksera hastalığı gibi bir hastalığa yakalanmış. Kelimeler, hastalıklı üzümler gibi pas tutmuş. Soylu koşu atları arabalara koşula koşula nasıl biçim ve ruhunu yitirirse, inançsızlığın radyoaktif tozlarıyla yüklü bir bulutun üzerine çöktüğü günümüzün kelimeleri de, öylesine deforme olmuş, atla eşeğin arasından fırlayan yaratığın kaderini yüklemiştir adeta.”

Zamanımızda sosyal medyasında tekrar edile edile anlamını yitirmiş bazı düşünceleri, Üstad Sezai Karakoç’a mal edilmesi oldukça düşünündürücüdür. Sezai Karakoç daha hayattayken ve kitleler tarafından çok tanınmadığı hakkında 1980’li yıllarda yazmış olduğum “Sanat ve Düşünce dünyasında SEZAİ KARAKOÇ” isimli kitaba, onun düşünce ve ifadelerini aktarırken kılı kırk yararcasına dikkat ettim ve özen gösterdim. Oysaki günümüz insanı özellikle sosyal medyada yazan ve düşünce aktaranlar, kendilerine bir paye çıkarmak için gelişi güzel bir takım iktibaslarda bulunmanın bir marifet olduğunu sanıyorlar. “konuşan ve yazan insan, sarf ettiği her kelimenin, etten kopan her parça gibi ruhtan kopan bir parça olduğunu unutmuş gitmiş gibidir. Büyük bir cesaret ve pişkinlikle yazar ve şairlere ait olmayan düşünce, şiir, kelime ve parçaları onlara mal ediyor ve bunu yaparken de büyük bir marifetmiş gibi ortalıkta dolaşıyor. Berrak bir dağ kaynağı gibi akan şairin şiir ve yazılarını değiştirerek 20.Yüzyılının konfeksiyon işi ruhuyla donanarak iftira etme pişkinliğini gösteriyor. İlhamdan, edebi üsluptan, sadık rüya ateşinden ve dağ yankısından uzak, sadece bir insanı kendince büyütmek amacıyla uydurulan kelime ve düşünceler, havada uçuşuyor adeta…

Bu paylaşımımızda 3 ayrı parça üzerinde duracağız:

1-“Baharı yaz uğruna tükettik/ aşkı naz uğruna/ Ve papatyaları seviyor-sevmiyor uğruna…/ Derken ömrü tükettik /bir hiç uğruna…”

Üstada hayatta iken sormuştum, verdiği cevap çok ilginç ve düşündürücüydü:” Ömrümü bir hiç uğruna asla tüketmedim. “ Büyük bir düşünür ve şaire yakışan gerçek cevap ta zaten buydu.

2- Değerli hatip ve duayen bir politikacı olan, sözünü budaktan sakınmayan ve cesur bir insan olan Bülent Arınç Bey’in bana yolladığı ve Sezai Karakoç’a ait olup olmadığını sorduğu bir parça.

“Üstat Sezai Karakoç Ne güzel demiş: Nurdan gömlek giydirdik çamurdan heykellere. İnanmıştık bir kere, aldatıldık bin kere… Nerede hata yaptık, biliyor musunuz yönetmeni olduğumuz hayallerimize, figüran olmayacak insanları başrol yaptık..” Akıllarınca iktidarı kötülemeye Üstad’ı araç edecekler.

3- Değerli şair ve öğretmen Ahmet Tepe’nin bana yolladığı bir parça:

3 türlü insandan uzak dur.

1. Osmanlı’ya düşman olanlardan,

2.Tasavvufa karşı olanlardan,

3.Irkçılık yapanlardan

Üstad hakkında onlarca makale yazmış, sempozyumlara katılmış, 55 yıl onunla yol arkadaşlığı yapmış biri olarak ve başta bir ilk olmak üzere hayatta iken hakkında 4 eser yazmış biri olarak bunların kesinlikle Sezai Karakoç’a ait olmadığını söylüyor ve paylaşmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum.

Dr. Şakir Diclehan

MİRATHABER.COM -YOUTUBE-

YAZARIN DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ 

ETİKETLER: ÜSTMANŞET, yazarlar
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.