TAASSUBUN FARKLI YÜZLERİ Taassup denildiğinde çoğumuzun zihninde ilk olarak dinî inançlarla ilgili bir katılık ve hoşgörüsüzlük canlanır. Neden ilk anda dinî bir kavram olarak algılarız? Çünkü yıllar yılı Osmanlı’nın gerilemesinin, yeniliklere ayak uyduramamasının sebebi olarak dinî taassup gösterildi. Aynı şekilde Orta Çağ Avrupa’sının karanlık yüzü de dinî taassupla ilişkilendirilerek anlatılırdı....
CAHİLİYEYİ YAŞARKEN KENDİMİZİ NASIL DOĞRU YOLDA GÖREBİLİYORUZ? Kur’an’ın uyardığı yanlışlar hayatımızda varlığını sürdürürken, doğru yolda olduğumuza nasıl inanabiliyoruz? Cahiliye denildiğinde çoğumuzun aklına İslam öncesi Arap toplumu gelir. Putlara tapan, kız çocuklarını hor gören, kabile üstünlüğünü savunan, güçlülerin zayıfları ezdiği bir toplum düşünürüz. Böylece cahiliyeyi tarihin belirli bir dönemine hapseder, kendimizi...
DİNİ, İDEOLOJİLEŞTİREREK SÖMÜRENLER Bizim vazifemiz, İslam’ı Allah’tan geldiği ve Rasûlullah’ın tebliğ ettiği orijinal haliyle kabullenip yaşamaktır. O, herhangi bir dünya görüşü ve hayat tarzına payanda olarak kullanılmak için gelmemiştir. Çünkü İslam’ın kendisi bir hayat tarzıdır. Onun için makamı, mevkii, rütbesi, unvanı, sosyal statüsü, dindeki yeri ve akademik kariyeri ne olursa...
‘HAMİYYETÜ’L-CÂHİLİYYE’ ZİHNİYETİNDEN GÜNÜMÜZE YANSIMALAR Arif Nihat Asya, meşhur “Naat” nın bir yerinde, “Yeryüzünde, riya, inkar, hıyanet Altın devrini yaşıyor… Diller, sayfalar, satırlar “Ebu Leheb öldü” diyorlar: Ebu Leheb ölmedi, ya Muhammed; Ebu Cehil, kıtalar dolaşıyor!” diye yazar. Arif Nihat, bu dizelerle sadece tarihî iki kişiye gönderme yapmıyor, aynı zamanda çağlar...
BASİRETLİ VE HİKMETLİ OLMAK Tarih boyunca insanlar çoğu zaman güçsüz oldukları için değil, hakikati zamanında göremedikleri için kaybetmişlerdir. Toplumları yıkan şey çoğu zaman düşmanların gücü değil, dost görünen yanlışların fark edilememesidir. Bir milletin elinden serveti alınabilir ve yeniden kazanılabilir; ordusu yenilebilir ve yeniden kurulabilir; şehirleri yıkılabilir ve yeniden inşa edilebilir....
OBJEKTİF OLMANIN VE DİYALOG USULÜNÜN ÖNEMİ Objektif olabilmek düşünce ve bilginin geliştirilmesi ve olgunlaştırılması bakımından temel şarttır. Doğru bir bakış, doğru bir düşünce ve hatta doğru bir yöntemin varlığı objektif olmanın şartına bağlıdır. Çünkü bir şeyin etkisi altındayken onu okumak ya da onunla bağ kurmak, çoğu zaman o konuya yönelik...
MÜSLÜMANLARIN PARÇALANMA İMTİHANI İslam, insanı yalnızca bireysel ibadetlerle sınırlı bir varlık olarak görmez; onu aynı zamanda ahlaki, toplumsal, siyasal ve medeniyet kurucu bir sorumluluğun taşıyıcısı olarak tanımlar. Müslüman olmak, sadece şahsi kurtuluş arayışı değil; hakikatin, adaletin, merhametin, kardeşliğin ve ümmet bilincinin yeryüzünde temsil edilmesi anlamına gelir. Bu nedenle İslam, insanı...
03/05/2026 12:00
Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız.