islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
47,0373
EURO
53,6540
ALTIN
6.096,43
BIST
14.047,71
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
28°C
İstanbul
28°C
Hafif Yağmurlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
29°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
29°C
Cuma Parçalı Bulutlu
30°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
31°C

ÇOCUKLAR ÖLÜMÜ BİZDEN ÖĞRENİR

ÇOCUKLAR ÖLÜMÜ BİZDEN ÖĞRENİR
A+
A-

ÇOCUKLAR ÖLÜMÜ BİZDEN ÖĞRENİR

Birkaç hafta önce birlikte büyüdüğüm, önce sıra arkadaşı sonra hac ve yol arkadaşım olan can dostum Hakk’ın rahmetine kavuştu.
Rabbim ondan razı olsun. Bizler onun için bunun bir son değil, rahmete açılan bir kapı olduğuna inanıyor; günlerinin en güzelini yaşadığı umudunu taşıyoruz.
Fakat geride kalanlar için ölüm, her zaman bir ayrılığı da beraberinde getiriyor.
Dostumun ardından kendimden çok ailesini, öğrencilerini ve onu seven herkesi düşündüm. Ama kalbimdeki hüznü en çok artıran şey, geride bıraktığı iki küçük evladı oldu.
Bir annenin yokluğunu hangi çocuk kolay taşıyabilir ki?
Ancak cenaze sürecinde eşine ve on yaşındaki büyük oğluna baktıkça, din eğitiminin ve inancın ölüm algısını nasıl şekillendirdiğine bir kez daha şahit oldum. Çünkü eşinde acı ve hüzün vardı; fakat bu acı isyana, yakarışa ya da ağıda dönüşmemiş; sabır ve teslimiyetle taşınan bir hâle bürünmüştü. İnsanın ölüm karşısında yaşadığı acıyı belirleyen sadece kaybın kendisi değildir. O kayba hangi anlamı yüklediği de en az onun kadar önemlidir.
İslam’ın ölüm dili bu açıdan dikkat çekicidir.
“Hayatını kaybetti” demez.
“Hakk’a yürüdü” der.
“Toprak oldu” demez.
“Rahmete kavuştu” der.
Dünyayı son durak olarak değil, geçici bir konaklama yeri olarak tarif eder. Ahireti ise ebedî yurt olarak…
Belki de insanın ölüm karşısında en çok zorlandığı nokta burasıdır. Ölümün kendisinden çok, yok oluş fikriyle mücadele ederiz. Bir daha görememek, her şeyin tamamen bitmiş olması düşüncesi ağır gelir.
İslam ise ayrılığı inkâr etmez ama onu anlamsızlığa da bırakmaz. Ölümü bir son değil, bir geçiş olarak anlamlandırır.
Uzun süren hastalığı sırasında dostumla yaptığımız bir konuşmayı hiç unutamıyorum. “Hastalığı da çok düşünmüyorum. Çocuklarımı da düşünmüyorum artık. Rabbim en merhametli olandır. Benim emanetlerim O’nun emanetidir. Yolunu da rızkını da bulurlar inşallah.” demişti.
Bu sözlerde sadece bir teslimiyet değil, aynı zamanda derin bir güven vardı. Öyle ya biz yetim büyümüş bir peygamberin ümmetiyiz.
Aynı tevekkülü eşinde de görünce, çocukların bu süreci daha yumuşak atlatabileceklerini anladım. Çünkü çocuklar yalnızca yaşanan olayı değil, yetişkinlerin o olaya yüklediği anlamı da öğrenirler. Onlar ölümü bizim anlattığımız şekilden çok yaşadığımız şekilde öğrenirler. Aynı kaybı yaşasalar da acıyı farklı şekillerde ifade ederler.
Cenazede beni en çok etkileyen anlardan biri de büyük oğlunun annesinin mezarından biraz toprak almak istemesiydi. Farklı şehirde yaşadıkları için onu yanında götürmek istiyordu.
Mustafa, annesinden geriye kalan somut bir hatıraya tutunmak istiyordu.
Yas tutan çocukların dünyası yetişkinlerden farklıdır. Biz hatıralara sarılırız; onlar çoğu zaman somut şeylere ihtiyaç duyarlar. Bir eşya, bir fotoğraf, bir koku, bir mektup…
Çocuk için kayıp, sadece özlem değildir. Aynı zamanda güven duygusunun sarsılmasıdır.
Yetişkin sevdiği kişiyi özlediği için acı çeker. Çocuk ise özlemin yanında yalnız kalmaktan, korunamamaktan, hayatın değişmesinden de korkar.
“Şimdi bana kim bakacak?”
“Annem de geri gelmeyecek mi?”
“Hayatımız artık nasıl olacak?” Çoğu zaman çocukların asıl soruları bunlardır.
Bu yüzden ölüm haberini çocuklardan saklamak, ölümü uykuya benzetmek ya da “uzun bir yolculuğa çıktı, Allah onu çok sevdiği için cennetine aldı” gibi ifadeler kullanmak işleri kolaylaştırmaz. Aksine belirsizlik ve öfke oluşturabilir.
Çocukların gerçeğe, ama yaşlarına uygun bir dille anlatılmış gerçeğe ihtiyaçları vardır.
Daha da önemlisi, güven duygusuna ihtiyaçları vardır.
Fakat bütün bunların ötesinde, çocukların ölüm algısını şekillendiren en önemli unsur onlara sunulan anlam çerçevesidir.
Ölüm yalnızca yok oluş olarak anlatıldığında başka, rahmet ve kavuşma umuduyla birlikte anlatıldığında başka hissedilir.
Bu acıyı ortadan kaldırmaz. Ama taşınabilir hâle getirebilir. Din eğitimi, bu acının içinde bir anlam zemini kurabilmektir.
Çocuğu ölümün acısından korumak değil; ölüm karşısında dayanabileceği bir anlam zemini oluşturmak.
Cenazeden dönerken aklımda başka bir soru daha vardı.
Biz ebeveynler olarak çocuklarımızı kaybetmekten korkuyoruz. Hastalandıklarında, geç kaldıklarında, gözümüzün önünden kaybolduklarında endişeleniyoruz.
Peki ya onları bırakıp gitme ihtimalimizi ne kadar düşünüyoruz?
Hayat planlarımızı yaparken hep onların yanında olacağımızı varsayıyoruz.
Oysa ölüm bize başka bir gerçeği hatırlatıyor. Çocuklarımız bizim değil, bize emanet.
Ve gün geldiğinde onları da bırakıp gideceğiz. Belki de bu yüzden kendimize şu soruyu sormalıyız:
Bugün aramızdan ayrılsak çocuklarımıza ne bırakmış oluruz?
Bir ev mi?
Bir birikim mi?
Yoksa zor zamanlarda tutunabilecekleri bir iman, bir karakter ve bir hayat anlayışı mı?
Çünkü gerçek miras banka hesaplarında değil, çocukların kalbine bıraktığımız anlam dünyasında saklıdır. Ölüm gerçeği değişmeyecek.
Ama çocuklarımızın o gerçekle nasıl karşılaşacağını, bugün onlara verdiğimiz eğitim, gösterdiğimiz örneklik ve sunduğumuz anlam çerçevesi belirleyecek. Çünkü çocuklar ölümü de bizden öğrenir. Ardından duayı da… Ahirete irtihal etmiş tüm sevdiklerimize ve yazıda andığım kıymetli dostumun ruhuna bir Fatiha…

Şeyma Demircan Namazcı

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.