islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
48,4354
EURO
56,2404
ALTIN
6.898,85
BIST
14.012,42
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
30°C
İstanbul
30°C
Açık
Pazar Parçalı Bulutlu
30°C
Pazartesi Açık
27°C
Salı Parçalı Bulutlu
25°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
26°C

ÇOCUKSUZ EVLERDEN KADIN İSTİHDAMINA İKTİDARIN TRAJİK PARADOKSU

ÇOCUKSUZ EVLERDEN KADIN İSTİHDAMINA İKTİDARIN TRAJİK PARADOKSU
19/08/2026 10:20
A+
A-

ÇOCUKSUZ EVLERDEN KADIN İSTİHDAMINA İKTİDARIN TRAJİK PARADOKSU

Muhafazakâr iktidarın çeyrek asırlık kesintisiz iktidar serüveni, siyasi tarih boyunca söylem ile eylem arasında yaşanan en derin ve en keskin çelişkilerin açık bir tablosunu gözler önüne sermektedir. Bir taraftan meydanlarda, kürsülerde ve toplumsal platformlarda kadim aile yapısının korunması gerektiği en üst düzeyde hamasetle vurgulanırken, diğer taraftan hayata geçirilen yasal düzenlemelerin, geri adım atılmaz adımların ve yürütülen politikaların bu yapıyı bilinçli ve sistematik olarak nasıl zayıflattığı gerçeği artık gizlenemez boyuttadır. Yıllardır dış politikadan sosyal hayata kadar her alanda Batı merkezli modellere özenen, Avrupalılaşma ve uyum yasaları kisvesi altında bu topraklara yabancı bir toplum inşasına soyunan bu iktidar, bugün şikâyet ettiği yıkımın esas sorumlusudur.

Avrupa Uyum Yasaları adı altında, bu milletin bin yıllık medeniyet köklerine aykırı, gâvurlara mahsus bir toplum yapısını kurmak için her türlü hukuki ve idari yola başvuranlar bu iktidardır. Bilindiği gibi zinayı suç olmaktan çıkaran, toplumsal cinsiyet eşitliği projelerinin önünün açılmasını sağlayan, kademeli olarak kadın egemen toplum kurgularını dayatan da bu iktidardır.

Ve en önemlisi de uygulanan ekonomik modelin doğurduğu gelir adaletsizliğinin getirdiği ağır geçim sıkıntısı, aile kurumuna vurulan en büyük darbe olmuştur. Karı-kocanın aynı anda hayatta kalma mücadelesine mecbur bırakıldığı, evlerin adeta birer otel gibi kullanılmaya başlandığı bu çarkı kuranlar, bugün aile kurumunun dağılmasından yakınma lüksüne sahip değildir.

Bugün gelinen noktada, ortaya çıkan bu acı manzaradan en çok şikâyet edenlerin yine iktidar cenahından çıkması, tarihin kaydettiği en büyük siyasi çelişkilerden biridir. Şikâyet ettikleri, feryat figan dile getirdikleri, televizyon ekranlarında eleştirdikleri her ne varsa, hepsi de çeyrek asırdır bu ülkeyi tek başına yöneten bu kadroların kendi elleriyle ördüğü esaret zincirleridir. Bir yandan ailenin dağıldığından, neslin elden gittiğinden yakınırken; diğer yandan asli görevi annelik ve yuva kurmak olan kadınları ekonomik gerekçelerle ve cazip gösterilen projelerle piyasanın acımasız çarklarına sürmek için ellerinden geleni ardına koymamaktadırlar.

Basına yansıyan resmi veriler ve bakanlık açıklamaları, bu iktidarın içinde bulunduğu derin çelişkiyi gözler önüne sermektedir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından paylaşılan veriler, ülkedeki hanelerin yarısından fazlasında 18 yaş altında hiç çocuk bulunmadığını, nüfusun hızla yaşlandığını ve memleketin geleceğinin karanlık bir yola girdiğini açıkça ortaya koymaktadır.

Bu çarpıcı veri, milletin geleceğinin nasıl karartıldığının resmi ilanıdır. Peki, Aile Bakanı böyle bir alarm verirken aynı hükümetin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ne yapmaktadır? Çalışma Bakanlığı, kadın istihdamını artırmak ve kadınları evlerinden koparıp iş gücüne katmak amacıyla yeni projeler duyurmakta, birbiri ardına teşvikler açıklamaktadır.

Aynı masanın etrafında oturan, aynı kabinenin kararlarına imza atan bakanlardan biri çocuksuzluktan dert yanıp ailenin çöküşüne dikkat çekerken, diğeri o çocukları dünyaya getirecek ve büyütecek anneleri evlerinden uzaklaştırıp iş yerlerine hapsetmek için yarışmaktadır. İktidarın politikalarındaki bu uçurumu ve tutarsızlığı başka türlü açıklamak imkânsızdır. Ve daha da acısı, Avrupa’nın hoşnutluğunu kazanmak için bu politikaları hayata geçirenler muhafazakâr, başörtülü, namazlı niyazlı bürokratlar ve siyasilerdir. Sözle sahiplendikleri değerleri, politik çıkarları uğruna öğütenler, bugün yaşanan faturanın muhatabının kendileri olduğunu unutmaktadır.

Sonuç olarak; bugün karşı karşıya olduğumuz kriz, ahlaki yozlaşma ve aile kurumunun tasfiyesi, dışarıdan gelen harici müdahalelerin değil, bu Avrupa sevdalısı muhafazakâr iktidarın izlediği yanlış politikaların doğrudan neticesidir. Şikâyet etmek, sorumluluğu başkalarına atmak bu gerçeği örtmez.

Yakup Döğer

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.