Genç Sahabi Mus’ab bin Umeyr ve gençliğimiz – 2

genç sahabi Musab bin Umeyr Görsel Mirat Haber
Ali Rıza DEMİRCAN

Müslüman olarak yaşamak  ve can ver­mek ve de İslâm Dini’ni yüceltmek için, ör­nek almamız gereken, genç muvahhid genç muhacir, genç öğretmen, genç mücahid ve genç şehid vasıflarını  taşıyan genç sahâbî Mus’ab b. Umer’in hayatını geçen haftaki hutbemizde sunmuştuk.

a – Mukaddes vazifemiz Mus’ab b. Umeyr gibi Allah’ın Bir’liğine inanan  gerçek birer bir muvahhid olmaktır.

Bizler, « Hayat Nizâmı’mız Kur’ân, Önderimiz Hz. Muhammed’dir.» inancıyla yaşayacak, hayatımızın her ânıve safhasında İslâm Dini’nin emirlerine aşkla bağlana­cak, yasaklarından şiddetle sakınacağız. Böylece sözle­rimiz davranışlarımız ve işlerimizle Tevhid Nizâmı’­nın yasalarını tasdik edecek disiplinli bir İslâm gençliği olacağız.

b – İnandığımız ve Cahiliyet düzenleri ile çatışa­rak yaşama mücadelemizi sürdüreceğimiz İslâm Dini’ni teb­liğ ve talim etmek de vazifemiz olacaktır.

Her mü’min ve özellikle her ihlâslı genç Mus’ab b. Umeyr gibi bir öğretmen olmakla mükellef olduğunu bilecek, bulunduğu köye, şehire, okula, fabri­kaya, iş yerine Hz. Peygamber tarafından İslâm Dini’ni tebliğ edip, öğretmek için seçilip tayin edilmiş bir öğ­retmen olduğuna inanacaktır.

İslâm’ın yurdumuzdaki istikbali ve iktidarı, öğret­menlik görevinizin ifasına bağlıdır. Bunun içindir ki, hangi alanda ihtisas yaparsa yapsın bütün mü’minler ve hususiyle muvahhid gençler Allah’ın Kitabı’nı ve Hz. Peygamber’in Sünneti’ni sunabilecek ve öğretebilecek ölçüde iyice öğrenecek ve rûhuna sindirecektir.

Bizler Mus’ab b. Umeyr gibi yalnız Allah’ın rızası­nı gözeten bilgili, gayretli birer öğretmen olduğumuz gün tebligatımızla kalpler İslâm Dini’ne ısınacak, bu Yüce Nizâm deruni bir aşkla sevilecektir.

İslâm’a şuurla inananlar, bu mübarek nizâmı yürekten ihlâsla yaşayanlar, Medineli Ensar gibi, Hz. Peygamber’i, asrımı­zın Medine’si olan Anadolu’muza davet edecekler ve Yüce Peygamberimiz, insanlarımızı yönetmek üzere yurdumuza hicret edecektir. Belki de gerçeği arayan insanlığın kurtu­luşuna medar olacak bu yeni hicret-inşallah- biz­lerin, öğretmen Mus’ab b. Umeyr’lerin zaferi olacak­tır.

Muhterem Mü’minler! Sevgili gençler!

c – Yaşayacağımız ve çevremize sunmaya çalışa­cağımız İslâm Dini uğrunda muhacir olmak aşkını da taşıyacak, gerektiğinde Mus’ab b. Umeyr gibi hicrete hazır olacağız. İnancımızı yaşayarak cemiyetimizin
insanlarını İlâhi Vahy’in nuru ile aydınlattıkça;  maddî ve manevî  gelişimimizi sağlayacak İslâm’î hayatın
müjdeleyici  örneklerini  güvenilir  gençler olarak sundukça siyasî ve ekonomik iktidarları, ahlâk­sızca yaşantıları için bizi tehli­keli görecek güçler, bizleri çağ dışıcılıkla suçlayacaklardır. Gelişmemizi durdurmak isteyecekler, ezmek için çırpınacaklardır.

Muhacir Peygamberimizin ifadesiyle «Gerçek mu­hacir, Allah’ın yasakladığı haramlardan kaçınan Hakinsanı»  olduğundan rûh hicretini her an yaşayan ve hazzını duyan gençler olarak maddî hicrete de hazır olacağız.

Bizim hicretimiz şehitler ocağı mübarek toprak­larımızın sınırları içinde okuldan okula, daireden dai­reye, işten işe, ilden ile bölgeden bölgeye, bazen da yu­valarımızdan maddî hürriyeti zincirleyen velîler ve bil­ginler uğrağı Yusûfî mekânlara olacaktır.

Ama hicret menzili ebedî mutluluklar yurdu Cen­net olduktan sonra ne gam!

Mü’minler!

İslâm Dini’ni yaşamak ve yaymak için yapmak ve sürdürmek zorunda kalacağımız cihadın her bir nevi için güçlü birer mücahit olmak da vazifemizdir.

Hak ve bâtıl mücadelesinin değişik şekiller içinde devam ettiği zamanımızda, Mus’ab b.Umeyr’e verildiği gibi, İslâm’ın izzet, şeref ve zafer sancağının bize teslim edildiğine inanacağız.

Mus’ab b. Umeyr gibi yaşayışımızla  Allah’ın Elçisi Hz. Muhammed’e  benzeyece­ğimiz için, bu nurçığırını boğmak isteyenlerin stratejileri bizi Hak uğrunda can vermek durumunda bıraka­bilir.

Mus’ab b. Umeyr’in cihadın doruğunda iken ka­vuştuğu şehadet, topraklarımızı koruma ve değerlerimizi yüceltme yolunda bütün güzelliği ve ebedi saltanatıyla bizi de kuşatabilir.

Aziz Peygamberimizin ağuşunda(kucağında) can verdikten, mutluluğa eren bahtiyarlar olduktan sonra ebedî istik­bali, geçici ve bitici bir geleceğe tercih etmeyecek kim vardır?

İslâm Dini’ne inanan ve onu tüm gü­zelliği ile yaşamak ve yaşatmak isteyen gençliğimizin kaderi Mus’ab b. Umeyr’in ki gibi olabilir? Belki biz İslâm’î kurallar ve değerlerin yurdumuzda bütün ihtişamı ile tekrar hükümran olduğu­nu göremeyeceğiz. İslâm’ın iktidarından bize maddî bir pay düşmeyecek. Fakat önemli mi?

Bizler, İslâm’a gelecek hazırlayan Mus’ab b.Umeyr’ler olduğu muzzam «Mü’minlerden Allah’a verdikleri sözde duran nice erler var…»âyetinde tak­dis ve takdir olunan yiğitlerden olacağız. Bu şeref ve ebedî Cennet’ler bize yetmez mi?

Yüce Rabbimizden bizlere Mus’ab b. Umeyr olmak aşkını ve imkânı bahşetmesini dilerim.

Ne mutlu bu aşkla yaşayabilen gençlere…

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here