islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
49,6918
EURO
55,7233
ALTIN
6.384,76
BIST
11.116,99
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
18°C
İstanbul
18°C
Az Bulutlu
Pazar Az Bulutlu
20°C
Pazartesi Çok Bulutlu
20°C
Salı Hafif Yağmurlu
15°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
15°C

KAÇ ZAMAN OLDU KELEBEK GÖRMEDİNİZ!

KAÇ ZAMAN OLDU KELEBEK GÖRMEDİNİZ!
25/10/2026 00:05
A+
A-

KAÇ ZAMAN OLDU KELEBEK GÖRMEDİNİZ!

Sadece insanları değil, hayvanları da öldürüyorlar. Şeytan ve onun dostları, ins’in ve Cin’in Şeytanları  “fıtratı bozmak, hayvanları öldürmek, ekinleri talan etmek” için yola çıktı, geliyor.” Belki de en büyük ahir zaman fitnesi budur. Nisa 119 ve Bakara 205’i hatırlayalım..

Kaç zaman oldu bir “kelebek” ya da bir “uğur böceği” görmediniz? Arılar artık şehirlerde hemen hemen hiç görünmüyor.

Eskiden şehirlerde belediyeler sinekleri kovmak için mazot dumanıyla sokaklarda dolaşırdı. Artık buna gerek kalmadı, çünkü artık her gün tepemizden böcekler gibi zehirleniyoruz. Yediğimiz-içtiğimiz her şey; hava, su, toprak, insan, hayvan ve bitkiler zehirleniyor. Birileri tepemizden zehir püskürtüyor. Chemtrail’i biliyorsunuz. Dünyada buna büyük tepki var. Mesela Rusya, böyle bir uçak sınırlarına yaklaşırsa vurulacağı uyarısında bulundu.

Türkiye örneğinde bir sorumlu çıkıp açıklasın, sonra da bu sisleme faaliyetlerinin ardından bağımsız grublar yüksek irtifadan örnekler alsınlar. Her şeye komplo diyenler, asıl kendileri en büyük komplocu.

Sadece tepemizden yapılan bu kimyasal püskürtme olayı yok. Aslında tarımda da yoğun böcek öldürücü kimyasallar kullanılıyor. Toprak da zehirleniyor, su da; o azotlu gübreler toprağı toza çeviriyor. Tohumlarımızı hibrit diye ebter hale getirdikleri yetmiyormuş gibi, bir de onların genetik yapısıyla oynuyorlar. Artık ithal edilen ve büyük çiftliklerde üretilen hayvanların çoğu klon; kimi köpekle sentezlenmiş, kimine domuz geni implante edilmiş. Sahi, bu iddialar kimin umurunda? Siyasileri, bürokratları geçtim; Diyanet, cemaat ne yapıyor bu konuda? Ciddi anlamda bir neslin fıtratına karşı açılmış bir savaş var. Endüstriyel gıdalarda da bunun izlerini görebilirsiniz.

Biyorezonansın, 5G’nin, Wi-Fi’ın etkisinden söz etmiyorum bile. Cep telefonları üzerinden canlı hayata yönelik korkunç manipülasyonlar söz konusu.

Endüstriyel gıdaların çoğunda kısırlaştırıcı kimyasallar söz konusu. Aileyi zaten bitirdiler. Kimse evlenmek istemiyor. “Birlikte yaşam” diye bir şey icad ettiler. Çocuk yerine köpek beslemeyi tercih ediyorlar.

Gençlerin oynadıkları bilgisayar oyunlarındaki subliminal mesajlarla gençler birer terminatöre dönüştürülüyor. Gençler için artık ölmek, öldürmek bir oyun. Gençler 1 saatte 100’e yakın düşman öldürüyor ve hayatta kalmak, hedefe ulaşmak için öldürmek zorundalar!?

Gencecik çocukların okullara saldırıp arkadaşlarını öldürmesi durduk yere olan bir şey değil.

COVID-19 günlerinde aşı diye bizi nasıl esir aldılar, kitlesel cinayetler işlediler ve insanları kısırlaştırdılar! O iş o günlerde kalmadı; bugün de aynı şekilde yollarına devam ediyorlar.

Sadece bilgisayarda oynayan çocukların beyni ele geçirilmemiş; siyasetçilere, bürokratlara, bilim insanlarına, iş insanlarına bu gerçekleri anlatmak isteseniz duymak bile istemiyorlar. Çünkü onların da birçoğunun beyni ele geçirilmiş.

Bakın, böyle giderse kelebeklerin, arıların ve uğur böceklerinin başına gelenler bizlerin de başına gelecek.

Endüstriyel gıdalardan sakınalım, hormonlu gıdalardan da. Yediğimiz ekmeğe, içtiğimiz suya dikkat edelim. Kozmetiklerin pek çoğundan uzak duralım. Bazı ilaçlardan da. Memlekette fıtratı bozulmamış ürün kalmadı neredeyse. Chemtrail yetmiyor; haşerata karşı kullanılan zehirler, zararlı zannettikleri ayrıkotu gibi bitkilere karşı kullandıkları zehirler hava, su ve toprak üzerinden, gıda zinciri yoluyla bize ulaşıyor. Hayvanları aşılıyor, antibiyotik veriyorlar; onlar aynen bize geçiyor. Resmen yasaklansa bile birçok şey kontrolsüz bir şekilde cahilce kullanılabiliyor. Tavuklar et tutsun diye verdikleri östrojen ve hormonlar, onları tüketenlerin kadınsılaşmasına ve obezleşmesine sebeb oluyor.

Hastahaneler durduk yere dolup boşalmıyor. İklim konferansı bu sorunlara çözüm bulmak için yapılmıyor. O konferans aslında bu sorunların bir parçası ve aynı lobilerin dayattığı şeyler. “Islah edicileriz” diye gelip “bozgunculuk” yapıyorlar. Biz bunların kirli yüzlerini sadece CoVID günlerinde değil, daha önce İstanbul Sözleşmesi’nde görmedik mi? Yakın tarihimiz bu örneklerle dolu. Soğuk savaş günlerinde aynı ülkenin çocuklarını sağ-sol, Alevi-Sünni, Türk-Kürd diye birbirine kırdırmadılar mı? Irak’a ve Afganistan’a bunlar ne için gelmişlerdi, ne vaat ettiler ve sonuç ne oldu? Sahi, ne zaman akıllanacağız? Akıl, iman ve feraset sahibi biri aynı delikten iki kere ısırılmaz.

Hastahanelerde oynanan oyun yüz kızartıcı. Fon skandalıyla birlikte bir başka rezalet iddiası da gündeme geldi: Milletvekili Turhan Çömez’in Meclis’te ileri sürdüğüne göre, akıllı ilaç diye gümrükten 500 liraya giren ilaçlar 20-22 bin liraya satılmış. PCR vurgunu çok daha büyüktü ama insanları can derdine düşürdükleri için kimse bu konuları araştırmadı bile. Ama elbet bir gün mutlaka bunlar araştırılır. Bir Molla Kasım çıkar, sorulmayan hesabları sorar. “Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste” denmiştir. Hesablar bu dünyada görülmezse bir de İlahi Adalet Divanı var. Bu yamyamlara iki vadi dolusu altın verseniz bir de üçüncüsünü isterler. Para-mal ve koltuk bağımlılığı, eroin-kokain bağımlılığından daha önemsiz değildir. Haram para, mal, makam, ilişkiler, ona sahib olanların gözlerini kör, kulaklarını sağır, kalplerini hissiz yapar. Sonra da ne derseniz deyin, gözleri var görmez, kulakları var duymaz olurlar. Her patırtıyı kendi aleyhlerine zannederler.

Uyuşturucu, fuhuş, kumar… Hayatımızı zehirleyen buna benzer daha birçok şey var. Bu sorunlarla baş edebilmemiz için hepimizin seferber olması gerekiyor. Ve önce sorumluluğumuzun farkına varmamız gerekiyor.

Unutmayalım, eğer bu sorunu bugün burada çözmeyeceksek, iş uğur böceklerinin başına gelenlerin bizim de başımıza gelmesiyle kalmayacak; bu şeytani plana karşı sesimizi çıkarmadığımız için İlahi gazaba muhatab olacağız. Bu dünyada da rahat yüzü görmeyeceğiz. Selam ve dua ile.

Abdurrahman Dilipak

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.