BİR NİFÂK PROTOTİPİ TU’ME BİN ÜBEYRİK Tu’me bin Übeyrik nifâk konusunda saaâdet asrının en çarpıcı örneklerinden birisidir. Sahâbeden ensar arasında bulunan bu kişinin adı bir “zırh yolsuzluğuna” bulaşmıştır. Tarihsel rivâyetlere göre Tu’me bin Übeyrik, Katâde bin Numân adlı komşusundan çaldığı bir zırhı, “bir süre sende emânet kalsın” diyerek yahudi bir komşusu olan Zeyd...
SAHİP OLDUKLARIMIZ BİZİ ALLAH’A MI YAKLAŞTIRIYOR, YOKSA KARUN’UN YOLUNA MI GÖTÜRÜYOR? “Karun kadar zengin” deyimi vardır Türkçemizde… Severim bu tabiri, çünkü Kur’ani bir ifadedir bu… Karun Hz. Musa’nın (as) kavmindendir ve çok zengindir… “Biz ona öyle hazineler vermiştik ki anahtarlarını güçlü kuvvetli bir topluluk bile zor taşırdı.” (Kasas 76) buyurur...
RİBANIN PANZEHİRİ OLAN BORSAYI KİRLETENLER ELBETTE HAK EDECEKLERİ CEZAYI ALACAKLARDIR! Son günlerde ülke gündeminin ilk sırasına yerleşen borsa skandalları, meselenin sadece birkaç açgözlü spekülatörün işi olmadığını bir kez daha gözler önüne serdi. “Ribanın panzehiri” olarak sunulan borsa, ne yazık ki fonlar üzerinden yapılan muvazalı işlemlerle adeta devasa bir kumarhaneye dönüştürüldü....
İSLAM DÜNYASI NASIL KURTULUR? Anlatacaklarım, Türkiye örnekliği üzerinden İslam ülkelerinin hâl-i pürmelaliyle ilgili. Arap Yarımadası, Afrika, Asya, Balkanlar, Kafkaslar, Türk dünyası… Nereyi ele alırsanız alın, benzer sorunlarla karşı karşıyayız. Birilerine göre Türkiye son çıkışı kaçırdı. Dökme suyla değirmen dönmeyeceği gibi, dışarıdan borçla da ekonomiyi kurtarmak mümkün değil. Türkiye devlet olarak...
BİLGİ SAHİBİ OLMAK İLE BİLİNÇ SAHİBİ OLMAK ARASINDAKİ FARK İnsan çok şey bilebilir fakat bildiği şeylerin insanı olmayabilir. Kur’an okuyabilir fakat karşılaştığı hadiseleri Kur’an’ın ölçüsüyle değerlendirmeyebilir. Allah’ın hüküm sahibi olduğunu söyleyebilir fakat hayatının kritik kararlarında başka ölçüleri belirleyici hâle getirebilir. Helali ve haramı öğrenebilir fakat menfaatiyle hüküm karşı karşıya geldiğinde...
SÖZDEN HAYATA, İNANÇTAN KULLUĞA: TEVHİD İslâm, yalnızca belirli zamanlarda yerine getirilen dinî ritüellerden ibaret değildir. O, insanın inancını, ibadetini, ahlâkını, aile hayatını, ticaretini, sosyal ilişkilerini ve bütün tercihlerini kuşatan bir hayat nizamıdır. Bu sebeple bir Müslümanın dindarlığı, yalnızca zor zamanlarda Allah’ı hatırlaması veya günlük hayatındaki bazı işlerini besmele, dua ve...
HZ. NÛH’UN ÇAĞRISI VE MERHAMETİ لَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوۡمِهِۦ فَقَالَ یَـٰقَوۡمِ ٱعۡبُدُوا۟ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنۡ إِلَـٰهٍ غَیۡرُهُۥۤ إِنِّیۤ أَخَافُ عَلَیۡكُمۡ عَذَابَ یَوۡمٍ عَظِیمࣲ Biz Nûh’u kavmine gönderdik. O da “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka ilahınız yoktur. Ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum.”...
GÖZÜ DOYMAZLAR DÜNYASI İnsanlık tarihi, bir yanda akıl almaz bir medeniyet, bilgi ve imar faaliyeti; diğer yanda ise doymak bilmeyen bir sahip olma ve tahakküm tutkusunun sahnesidir. Varlık sahasına çıktığı andan itibaren sınırlı bir ömür, kırılgan bir beden ve geçici mekânlar arasında sıkışıp kalan insan, bu ontolojik güçsüzlüğünü ve ölümlülük...
AKLETMEZ MİSİNİZ? Bazı anne babalar vardır, çocuklarının gözünde her şeyi bilen kişi olmak isterler. Hangi sorunun cevabı nedir, hangi davranış doğrudur, hangi konuda ne düşünülmelidir… Çocuğun karşısında hep bilen, hep haklı, hep yol gösteren taraf olmak isterler. Çocuğunun karşısında “Bilmiyorum.” demek bazı anne babalara zor gelir. Çünkü ebeveyn olmanın görünmeyen...
İSİMLERİN ÇOCUKLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ VEYA MÜSLÜMANCA İSİM KOYMAK Çocukların isimlerinin güzellikleri ile şahsiyetlerinin oluşumları arasında doğru orantı vardır. Bunu en iyi bilen Peygamber Efendimiz, kendi çocuklarına çok anlamlı ve güzel isimler koyarak ümmetine örnek olmuştur. Ayrıca şu hadisiyle de anne-babanın çocuklarına güzel isim vermelerinin bir görev ve çocuk hakkı olduğunu...
MÜRŞİD OLAN KUR’AN’IN EŞSİZ OLMASI AÇISINDAN ÖZELLİKLERİ 1. Mutlak Hakikat (Hak) Olması Hak bazen, gerçek, sâbit, doğru gibi manalarla Kur’an’ı ve İslâm’ı ifade eder. “Elif. Lâm. Mîm. Ra. Bunlar, Kitab’ın âyetleridir. Sana Rabbinden indirilen haktır, fakat insanların çoğu inanmazlar.” (Ra’d 13/1; Bir benzeri: Ra’d 13/19) “Bunun içindir ki, hangi soruyla...
SİSTEMSEL BUNALIMDAN TOPLUMSAL REFAHA: BORÇ DAYATMASINA KARŞI BÜTÜNCÜL BİR ÇÖZÜM İRADESİ Anayasa Mahkemesi binası önünde emekli bir yurttaşımızın yaşamına son vermesi, toplumun kılcal damarlarına kadar sirayet eden ekonomik ve sosyal çöküşün göz ardı edilemez, ertelemeye gelmez bir ikazıdır. Bu acı çığlık, yalnızca bireysel bir cinnetin değil; borca dayalı para ve...
“GÖZÜMLE GÖRMEDİĞİME İNANMAM!” DİYEN, KENDİNİ GÖRDÜN MÜ? Gözle görülmeyen, kulakla duyulmayan, elle tutulmayan her bir şeyin yok olduğunu söylemek, akla değil, duyu organlarına tâbi olmanın bilinçsizliğidir. Çünkü sadece duyularına tabi olanlar, malum hayvanlardır. İnsanlar ise, akla ve akla rehberlik eden vahye/Kur’an’a ve ilahi/kozmik yasaya/sünnetullah’a, yeryüzü yasalarına tâbi olur. Şüphesiz merak...
ANLAMIN ONTOLOJİK VE EPİSTEMOLOJİK TEMELLERİ: İLAHİ EDİM VE BEŞERİ TECRÜBE İLİŞKİSİ Giriş: Anlamın Mahiyeti ve Aşkınlık Boyutu Anlam, doğası gereği aşkın (transcendent) bir mahiyeti haizdir; bu, bir olayı veya olguyu maddi sınırlarının ötesine taşıyarak ona hakiki değerini bahşeden ilahi bir niteliktir. Anlamın olguyu aşan bu yapısı, beşeriyetin kendi eylemlerine müstakil...
LÛT KAVMİNDEN FARKI NE Kİ, LGBT’Lİ SAPIK TOPLUMLAR HELAK OLMUYORLAR? LGBT denen sapkınların Türkiye’deki ilk gayri resmi oluşumları 1990’larda hayata geçti. İki dernek kurdular. Ancak o dönemde yasal tüzel kişilik kazanamadılar. AB uyum yasaları kapsamında 2004 yılında çıkarılan yeni Dernekler Kanunu ile dernek kurma ve dış bağlantı/fon alma kuralları esnetildi....
“İRTİCA 1906” KOD ADLI BİR İSTİKLAL ŞAİRİ: ÂKİF’İN SON ALTI AYI VE REJİMİN VEFA SINAVI (2) Geçen hafta Mehmed Âkif’in Kahire’deki o vakur hicretini, Kur’ân meali üzerindeki takva duruşunu ve Han el-Halili sokaklarındaki sızısını hasbihal etmiştik. Bugün ise Üstad’ın Mısır gurbetinden sonra dönüp geldiği öz vatanında, ömrünün son altı ayında...
REKLAM VEYA BİR DİĞER YÖNÜYLE KÜLTÜRÜN YOK EDİLİŞİ Bu yazı ile, bir malın veya piyasanın reklam yoluyla nasıl etkilendiğini değil, bir toplumun kültürünün, gereksiz ve lüzumsuz bazı bilgi, meşgale ve sun’i ihtiyaçlar ile nasıl yok edilmeye çalışıldığını açıklamak istiyorum. Konu, reklamın sosyal ve psikolojik dayanaklarımızı nasıl, farkında olmadan tahrip ettiğini...