islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
47,3794
EURO
54,0536
ALTIN
6.160,00
BIST
13.687,86
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
31°C
İstanbul
31°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Açık
29°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
28°C
Cuma Parçalı Bulutlu
28°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
29°C

KUR’AN’DA SÜBÜLÜ’S-SELÂM-SELÂMET YOLLARI

KUR’AN’DA SÜBÜLÜ’S-SELÂM-SELÂMET YOLLARI
28/08/2024 09:00
A+
A-

Yolun yolcusu çok olmak, işlek olmak anlamındaki “es-be-le” fiilinden türeyen sebîl; üzerinde kolayca yürünen yol, işlek yol, çıkar yol anlamındadır. (el-Isfehânî, R. el-Müfredât, s : 327-328)

Sebîl, yol, yolun ortası, az çok ayak basılıp üzerinde yürünen veya yolun çok kullanılan bölümü manalarına da gelir. (el-Isfehânî, R. el-Müfredât, s : 328)

Sebîl ; hayır ya da şer olsun herhangi bir şeye vasıta olmada, ulaşmada veya erişmede vasıta edinilen her tür şey için kullanılır.

Sebilîn çoğulu ile yapılan “Sübülü’s-selâm” kalıp kavramı bir âyette geçiyor ve özellikle kendi serbest iradeleriyle doğru yolu bulmak isteyenlere; “Allah’ın gösterdiği selâm, selâmet (kurtuluş) yolları” manasında kullanılıyor.

İslâm kısaca es-Sebîl-biricik, özel, belirli Yoldur. Bu da Allah’ın insanları davet ettiği, dosdoğru hidâyet yoludur.

Yol ama sıradan bir yol, insanların üzerinde yürüdükleri, araçlarını sürdükleri, yaya, araba, bisiklet, hava yolu ve benzeri yol değil… Bu yol o kadar belirgindir ki, başka bir şey demeye lüzum yoktur. (bkz: Nisâ 4/44. Furkan 25/17-19. Ahzâb 33/4 v.d.)

«Sübülü’s-selâm», kurtuluş, emniyet ve Allah’a teslimiyet yoludur. Kim o yola girerse, kurtulur, güvene kavuşur. Şirkin, küfrün, nifakın, sapıklığın, kötü davranışların, yanlış fikirlerin, bâtıl düşüncelerin, zararlarından selâmette olur.

Kitap ehlinden bahsedilen bir pasajda Allah (cc) şöyle buyuruyor :

«Ey Ehl-i kitâb! Tevrat’tan gizlediklerinizin çoğunu size beyan eden, bir çoğunu da yüzünüze vurmayarak affeden Rasûlümüz size gelmiş bulunuyor. 

İşte size Allah tarafından bir nûr ve hakikatleri açıklayan bir Kitap geldi.

Allah onunla, rızasını izleyenleri selâmet yollarına (sübülü’s-selâm’a) iletir, onları izni ile karanlıklardan aydınlığa çıkarır ve onları dosdoğru yola (sırat-ı müstakîm’e) iletir.” (Mâide 5/15-16)

Kim Muhammed’in getirip tebliğ ettiği Din’e, yani İslâma, onun Kitabı Kur’an’a tabi olursa; Allah (cc) onu Cennet yoluna hidâyet eder (sevkeder). (Mukâtil b. Süleyman, Tefsir, 1/189)

Kim Allah’ın razı olacağı Dine (Mâide 5/3), yani O’nun övdüğü İslâm’a tabi olursa, ona dosdoğru yolu gösterir. Abdullah b. Abbas’a göre Din’den maksat elbette İslâmdır. Onun yolu ise kulları için şeriat kıldığı ve hz. Muhammed’le onlara gönderdiği, uymalarını emrettiği ölçülerdir.

«Sübülü’s-selâm»ın, İslâmın yolları, ya da «dâru’s-selâm», yani Cennet olduğu da söylemiştir.  (el-Hâzin, M. b. İbrahim. Tefsir, 2/24-25)

Buradaki selâm kelimesi ; “esenlik, kurtuluş, maddî ve mânevî her türlü zarardan, kötülüklerden ve korkudan uzak kalma, dünyevî musibetlerden ve âhiret azabından kurtulma” mânalarını topluca ifade eden bir kelimedir. (Heyet, Kur’an Yolu DİB, 2/190)

Türkçe mealler bu kalıp kalıp kavramı ;«esenlik yollarına», «kurtuluş yollarına», «selâmet yollarına», «ebedi kurtluş yollarına» şeklinde çevirdiler.

Bazıları bunu her türlü kusurdan uzak, insanı güvenliğe kavuşturacak esenlik yurdu «Cennet yoluna» (Kurtubî, el-Câmiu li-Ahkâmi’l-Kur’an, 1/1045. el-Isfehânî, R. el-Müfredât, s : 327 ),

bazıları « necat (kurtuluş) yolları ve en sağlam metodlar (gidiş yolları) (İbni Kesir, Muhtasar Tefsir, 1/499) olarak tefsir ettiler.

Selâmet yolları Allah’ın insanlar için şeriat (din) kıldığı, kendisine davet ettiği, onu insanlara tebliğ etsinler diye elçiler görevlendiği şeydir. O da kendisinden başka bir şeyi din olarak kabul etmediği İslâm’dır. (bkz: Ali İmran 3/85) Hırıstiyanlık, yahudilik veya mecûsilik değildir. (Taberî, İbni Cerir, Câmiu’l-Beyan, 4/503. el-Hâzin, Tefsir, 2/25. Mukâtil b. Süleyman, Tefsir, 1/289)

Yani Allah’ın razı olduğu şeyleri izleyenleri selâmet yollarına, her türlü âfetten uzak, korkulacak her şeyden güvenliğe kavuşturucu olan selâmet yurdu olan Cennet’e götüren esenlik yollarına iletir. (Kurtubî, el-Câmiu li-Ahkâmi’l-Kur’an, 1/1045)

Böylece Allah (cc) bu yola tabi olana Cennet’in yollarını kolaylaştırır.

“Buradaki “kurtuluş” olarak çevrilen selâm kelimesi; iç huzurunu, kararlılığı ve hem fiziksel hem de ruhsal nitelikteki her türlü kötülükten emin olmayı da gösterir.» (Esed, M. Kur’an Mesajı, 1/188)

Kur’an’a iman edip Allah’ın rızasını arayanları Allah (cc) doğru yola ve kurtuluşa erdirir. Bir başka deyişle onları inkârın karanlıklarından imanın aydınlığına, «sırat-ı müstakîm» denilen doğru yola, peygamberlerin, sıddîkların (doğruların), şehitlerin ve sâlihlerin yoluna erdirir. (Heyet, Kur’an Yolu DİB, 2/190)

İnsanlardan kim kendi tercihiyle Allah’ın gönderdiği Nûra (hidâyete) iman edip, Allah’ın razı olacağı şeyleri yaparsa; Allah da onu kendisini dünyada ve âhirette bedbaht edecek ve  zarar verecek şeylerden kurtararak selâmet yolarına iletir, yani ona hidâyet eder.

Kişi uyduğu bu din ile kendisini dünya ve âhirette bedbaht edici şeylerden kurtaracak yollara kavuşur. (Abduh, M.-Rıza, M. R. El-Menâr (çev.), 6/406)

Buna göre gerçek kurtuluş, barış ve iç huzuru veya gerçekten zarardan kurtulma, istenmeyen şeylerden uzak olma Allah’ın rehberliği (hidâyeti) ile olabilir. Kim Allah’tan gelen daveti, hidâyeti kendi iradesiyle tercih ederse, o kişi doğru yola, kurtuluş ve selâmet yollarına iletilir.

Bir başka deyişle kurtuluş yolunu, gerçek saadeti bulmak ancak Allah’ın gönderdiği hidâyetle mümkün olabilmektedir.

Dünyada inanç, ibadet, hayat anlayışı yani din olarak pek çok yollar vardır. Herkes inandığı dinin hak, gittiği yolun kurtuluş (selâmet) ve saadet  olduğuna inanır. Doğru bildiği şeyler üzere yaşarsa mutlu olacağını zanneder. Kur’an bu yanlış kanaatleri reddediyor.

Allah (cc), rızasına uyanları Kur’an ve Hz. Muhammed’le “selâmet  yollarına”; yani korkulacak şeylerden güvenliğe, kurtuluş yoluna ve sonunda selâm, mutluluk ve esenlik yurdu Cennet’e ulaştırır. (Mâide 5/16)

Ancak bu demek değildir ki Allah (cc) dilediğini selâmet yollarına, dilediğini felaket ve bedbahtlık yollarına, dalâlete (sapıklığa) sevkeder. Burada insanın özgür iradesi devreye girer. Kişi bu sonucu kendisi seçer. Allah (cc) da ona seçtiği yolu kolaylaştırır.

Konumuz olan âyet bir şeyin altını çiziyor: “Allah onunla (Kitap’la), rızasını izleyenleri selâmet yollarına (sübülü’s-selâm’a) iletir… »

Yani ancak böyle yapanlar dünyada ve âhirette selâmete kavuşurlar. Selâm kavramın çağrıştırdığı, sonuçlara, esenliklere, müjdelere, güzelliklere, güvene, itminana, mutluluğa ulaşırlar. İslâm dışı hayat anlayışının sebep olduğu korku, kaos, zarar, bedbahtlık, nankörlük, tereddüt, bunalım, huzursuzluk, güvensizlik, hiçlik düşüncesi, amaçsızlık, isyan, zulüm gibi kötülüklerden ve Cehennem odunu olmaktan uzak (sâlim) olur.

Âyette geçen ‘selâm’ı  Türkçe’de ‘kurtuluş’ kelimesi yeterince açıklayamıyor. Selâm (selâmet) Allah’ın es-Selâm isminin insanın hayrına bir tecellisi, bir yansımasıdır. Öyle ki es-Selâm olan Allah, aynı kökten gelen İslâm ile insanları selâm yollarına iletiyor. Bununla dünyada ‘es-silm’e-barışa ve mutluluğa’ (Bekara 2/208. Nisâ 4/90, 91),

âhirette ise Mahşer Günü hesabın şiddetin ve zorluğundan selâmete ve nihayet ‘dâru’s-selâm’a-esenlik yurdun’a, sonsuz kurtuluşa ve mutluluğa ulaştırıyor.

Bu, hidâyet üzere yaşamanın kazandırdığı sonucu anlattığı gibi, bâtıl (sapık) hayat anlayışlarının zararlarından uzak olmayı, sonsuz kurtuluşu ve mutluluğu da ifade eder.

Allah katında ‘Yol’ bir tane olmasına rağmen insanları “rüşd-doğru, akla uygun” olana götürecek olan yol burada çoğul olarak geldi. Bu da o tek, biricik, belirli Yol’a iletecek veya insanı azaptan kurtaracak yolların  çokluğuna işarettir.

İslâm yolu, hidâyet yolu bir tane olsa da ona varan yollar çok olabilir. İnsan o hidâyet yoluna farklı yerlerden varabilir. (Allahu a’lem)

Hüseyin K. Ece

MİRATHABER.COM -YOUTUBE- 

YAZARIN DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ 

ETİKETLER: ÜSTMANŞET, yazarlar
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.