Mirat Haber’den: Felaketler faiz kökenlidir

Mirat Haber

Kuran-ı Kerim’in son inen ayetleri, kesin ve net olarak faizi yasaklayan Bakara suresindeki şüphe götürmeyen ayetlerdir. Bunlar, kitabımızın başka hiç bir yerinde kullanılmayan çok kuvvetli bir ifadeyle günümüz bankacılığını, küresel finansal sistemi, faizle bprç alıp vermeyi, ribayı Allah’a ve resulüne savaş açmak olarak belirtir. Bol bol dini dışavurumlar yapsak da gerçek olan, şu anda hem insanlık olarak ve hem Türkiye olarak Allah’a ve peygamberine fiilen savaş açmış bir toplum olduğumuz gerçeğidir.

Allah’a açılan savaş nasıl olur? Şeytan’a hizmet edecek şekilde, Şeytan’ın partinin askeri olarak, Allah’ın yarattıklarını bozarak olur. Tabiatı bozarak, fıtratı bozarak, canlıları azaltarak, ormanları yok ederek, denizi kirleterek, ihtiyacımız olmayan atıkları üretip kanalizasyonlardan denize akıtarak, yeni yerleşim yerlerini belirli noktalara kurarak, zalimce yeryüzünü, gökyüzünü yok etmeye çalışarak olur. Allah’a savaş açıp yenemeyeceğimize göre kendimizi yok etmekle olur.

Nitekim faiz, bütün bunların toplumsal altyapısı ve yakıtıdır. Faiz, zamanın fiyatlandırılmasıdır. Basit faiz olabileceği gibi, kar payı, vade farkı da bunu farklı nitelendirmeleridir. Faiz devlet eliyle, bazen yasalarla yasal faiz adı altında, bankacılık sistemiyle, merkez bankası yapısının doğal zorunluluğuyla, bütün toplumsal yapının temelindedir. İnsanlar faiz sistemi olan kısmi rezerv sistemi bankacılığıyla, sürekli borçlarla sürekli artması gereken değer hacmiyle ve bunun küresel nizamıyla yavaş yavaş bütün varlıkları şeytana itaat eden bir avuç elite aktarmakta. Yavaş yavaş, kurbağayı uyandırmadan insanlığın bütün varlığı küresel elitlerin eline geçmekte.

Bu sistemin sonucunda uzun vadeli bir hesap yapılamamakta, günü kurtarmak düşünülmekte. İnsanlar, toplumlar sürekli göç ederek, aile sürekliliği, mahalle sürekliliği, toplum sürekliliği olmadan, o kentten bu kente, o siteden bu siteye, o eşten bu eşe, o partnerden bu partnere, o işten bu işe göç edildiğinden, kimsenin ne doğayla, ne ağaçlarla, ne manzarayla, ne de gidişatla bir ilgisi kalmaz. Herkes faizleri ödeme, kredi kartının faizini yerine getirme, ama bir yandan emredilen daha da fazla harcamaları yapma sarmalında, yanı başında yok olan işleri, insanları, mahalleleri, toplumları görememektedir.

Faizden para kazanan bir firma, bir insan bir başkasını hakkını elinden aldığını, bir hırsızlığa ortak olduğunu, bu hırsızlığın ana kazananının şeytana tabi küresel finansal elitler olduğunu anlayamamaktadır. Ne topluluklar, ne belediyeler, ne de devletler bunları ancak bir çevre felaketinde görebilmekte ve hatırlayabilmektedir.

Pisliklerini denize salan ve bunun görmezden gelinmesi için rüşvetini veren fabrikalar, anormal tüketim yapıp bunları kanalizasyonlardan denize akıtan bireyler, planlanmış arıtma tesislerini borçlarını ödeyebilmek için iptal eden belediyeler, kolayca beton uydu kentler üreten müteahhit-belediye ortaklıkları, faiz toplumunun doğal sonuçlarıdır.

Allah normal yollardan üretimi, ticareti helal kılıp, faizi haram kılmıştır. Faiz, küresel borca dayalı, kısmi rezerve dayalı bankacılık sistemi, toplumsal bütün sorunların tetikleyicisidir. Yeryüzünü, denizleri, karaları, insanları, cinsiyetleri, canlıları yok ediyoruz, yeni hastalıkları, felaketleri, çöküntüleri üzerimize salıyoruz. Ve bu giderek artan bir hızla gerçekleşiyor.

Faizsiz, borçsuz, yeni bir toplum sistemi kurmamız Kuran’ın bize emridir. Günler geçtikçe bu zorlaşmakta.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here