ASLOLAN MARİFET, TAVRINI GÜCÜN ORANINDA ORTAYA KOYMAKTIR Siyaset, özellikle de fırtınaların hiç dinmediği küresel satranç tahtasında devlet yönetmek, hamasetle değil akılla, öfkeyle değil ince bir stratejiyle yürütülmesi gereken zor bir sanattır. Bir liderin en temel, en hayati görevi; sorumluluğunu üstlendiği milletini uçuruma sürüklemeden, pusuda bekleyen düşmanlara ezdirmeden ve halkını birbiriyle...
AKSARAY ÜZERİNDEN BİR AK PARTİ OKUMASI AK Parti Aksaray’da bundan 10 yıl önce, 1 Kasım 2015’te yapılan seçimlerde %71.6 oy almıştı. 15 Temmuz 2016’dan 8 ay önce de; mesela 22 Temmuz 2007 seçimlerinde %63.4 oy almıştı. Hatta 12.06.2011 seçimlerinde de %66.1 oy almıştı. Ne oldu da AK Parti’nin oyu 31...
KALEM SURESİ 4. AYET: VAHYİN İNŞA ETTİĞİ AHLÂK – 1 “Sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin.” (Kalem Suresi, 4. ayet) Kur’an’ın insanlığa ilk hitaplarının arasında ahlâkın böylesine güçlü bir ifadeyle yer alması tesadüf değildir. Yaygın kabul gören nüzul tertibine göre Kalem Suresi, Alak Suresi’nin ardından vahyin ilk dönemlerinde inen surelerden...
CEMAAT OLGUSU Küreselleşmenin itibar kaybetmesiyle ulus devletlerin yeniden güçlendiğine veya ulus devletlerin neredeyse tarih dışı evrensel kategori olduğuna ilişkin bir algı oluşturuluyor. Bu yanıltıcı bir propagandadır; eğer Aydınlanma ve modernlik dimdik ayakta ise bu doğrudur ama bireyin aidiyetinin ulus üstü mahiyet kazandığı bu süreçte, en azından ekonomi, ticaret, bilim ve...
İNSAN DEĞİŞEBİLİR Mİ? İRADE, AHLAK VE KARAKTER ÜZERİNE İnsan çoğu zaman kendisine ve başkalarına şöyle söyler: “Ben böyleyim, ben buyum.” Kimi zaman öfkesini, kimi zaman sabırsızlığını, kimi zaman kıskançlığını, kimi zaman da kötü bir alışkanlığını bu cümleyle açıklamaya çalışır. Sanki insan bir kez belirlenmiş, kişiliği tamamlanmış ve artık değişmesi mümkün...
SABRIN VE FESADI ÖNLEMENİN DEĞERİ Hûd sûresi 115.-116. ayetlerinin klasik ve modern dönem tefsirlerinin projeksiyonunda yorumlanmasıyla sınırlı bu yazıda amaçlanan şey, insanî erdemlerden sabrın ve bozgunculuğa engel olmanın önemine dikkat çekmektir. Bu iki ayet, insan davranışlarının sonuçlarına odaklanmaktadır. Ayrıca, yazıda fesadın toplumlar üzerindeki olumsuz etkileri ve erdemli insanların kötülüğe mani...
ÇOCUĞUMUZUN HAYATINDA PAYIMIZ NE KADAR? Geçenlerde bir annenin çocuğunun başarısını paylaşırken yazdığı bir cümle dikkatimi çekti: “Bu birincilik tesadüf değil. Doğduğundan beri verdiğim emeğin sonucu.” İlk bakışta çok tanıdık, bir parça da haklı bir cümle. Çünkü bir annenin çocuğu için verdiği emek gerçekten az değil. Uykusuz geceler, öğretilenler, takip edilen...
ÇOCUKSUZ EVLERDEN KADIN İSTİHDAMINA İKTİDARIN TRAJİK PARADOKSU Muhafazakâr iktidarın çeyrek asırlık kesintisiz iktidar serüveni, siyasi tarih boyunca söylem ile eylem arasında yaşanan en derin ve en keskin çelişkilerin açık bir tablosunu gözler önüne sermektedir. Bir taraftan meydanlarda, kürsülerde ve toplumsal platformlarda kadim aile yapısının korunması gerektiği en üst düzeyde hamasetle...
BİDATLERE KARŞI ZAMANIMIZ ULEMASI NİÇİN UYARI GÖREVİ YAPMADI? Bidat İslâm’a karşı yeni bir dindir, İslâm karşıtlığıdır. Vahye rağmen kurgulanan sapık bir hayat tarzı ve onun ideolojik formudur. Bazen bir irtidattır. Eğer böyle olmasaydı Resulullah (sav) şöyle buyurur muydu? “Allah Teâlâ, bidat sahibi bidatleri terk etmedikçe onun amellerini kabul etmez.” Huzeyfe...
AĞIZLARINDAN BÜYÜK KELİME (SÖZ) ÇIKIYOR İnsanlardan bazıları, öteden beri -hâşâ- “Allah evlat edindi”, “Allah’ın çocuğu/çocukları var” diye iddia ve bu saçmalığa iman ederler. Kur’an bu katıksız şirk inancına şöyle işaret ediyor: “Onlar: “Allah, çocuk edindi” dediler. Hâşâ! O bundan münezzehtir. O hiçbir şeye muhtaç değildir. Göklerde ne var, yerde ne...
İRADE VE ŞAHSİYET: İNSANIN VARLIK VE İSTİKAMET MÜCADELESİ Giriş: Varlık Skalasında İnsanın Yeri ve İrade… İnsanın varlık hiyerarşisindeki konumunu belirleyen en temel ve ayırt edici özellik ‘irade’ sahibi olmasıdır. İrade, sadece bir şeyi tercih etme veya karar alma mekanizması değil; maddi bir karşılığı olmayan, tamamen ‘manevi, ruhsal ve soyut’ bir...
ÂH TAKVA, ÂH SORUMLULUK! YÜRÜYORUM DİKENLERİN ÜSTÜNDE… EVET HÂLÂ… Hz. Ömer, Übey bin Kâ’b’a, takvânın ne olduğunu sormuştu. Übey sordu ona: “– Sen hiç dikenli bir yolda yürüdün mü ey Ömer?” O da, “Evet, yürüdüm.” deyince: “– Peki, ne yaptın?” Hz. Ömer: “Elbisemi topladım ve dikenlerin bana zarar vermemesi için...
HAYIR VE ŞERRİN VARLIĞININ HİKMETİ Âlemde hayrın yanında şerler de yaratılmaktadır. Hayrı da, şerri de yaratan Allah’tır. Bu inanış, Kadere İmanın bir parçasıdır. Ancak âlemde yaratılan hayırlar asıl, şerler ise fer’îdir. Hayırlar küllî, şerler cüz’îdir. Şerrin yaratılması, “Her şey zıddıyla bilinir” kaidesiyle, hayrın hakikati ve güzelliği ortaya çıkması içindir. Meselâ...
EVRENSEL ADALET ARAYIŞINDA MÜSLÜMANLARIN SORUMLULUĞU Teknolojik ve maddi imkânlar açısından tarihin en gelişmiş dönemini yaşayan insanlık, eş zamanlı olarak ciddi bir ahlak ve vicdan sınavıyla karşı karşıyadır. Haksız ve hukuksuz savaşların mazlum kitleleri ezip yurtlarından çıkardığı, küresel güç odaklarının hukuku ayaklar altına aldığı, gelir dağılımı adaletsizliğinin giderek derinleştiği, suç örgütlerinin...
DEVLET, CEMAATLER VE TARİKATLAR Türkiye’de İslami grupları üç ana grup altında toplamak mümkün: Geleneksel ve tarihi derin geçmişi olan tarikatlar; Cumhuriyet döneminin ilk döneminde, 1923-1950 yılları arasında belli şahısların gayretiyle başlayıp, 1950’den sonra toplumsal olgulara dönüşen, günümüzde de varlıkları devam eden cemaatler; Ne tarikat ne cemaat olup kendi içlerinde sıkı...
YEREL VE KÜRESEL HELAKE YOL AÇAN İKİ VİRÜS: TUĞYAN VE FESAT (6) Fecr Suresi’nin tarihî kavimler üzerinden önümüze koyduğu o sarsıcı ibret aynasında, ilâhî mizanı çiğneyen medeniyetlerin aniden değil, sistemik bir çürüme silsilesiyle helake sürüklendiğini görmüştük. Surenin 11. ve 12. âyet-i kerimeleri, helak zincirinin pimi çekilmiş o iki tehlikeli halkasını...
YAŞANMAYAN KÜLTÜR OLABİLİR Mİ? Hemen herkesin, çoğu zaman kendi varlığını ve aidiyetini ifade etmek için kullandığı kültür, Batı kaynaklı bir kelime. İbn Haldun, bu kelimenin yerine umran kelimesini koymasına rağmen, toplum olarak kendi bilgi ve kavramlar sistemimizle bağlantımızı zayıf olduğu için kültür kelimesini farkında olmadan kullanmaktayız. Keşke, kendi kavramlarımıza sahip...
REFAH MI, FELAH MI? EKONOMİNİN GAYESİ NE OLMALI? Ekonomi deyince çoğumuzun aklına para, kazanç, ticaret, yatırım ve kâr geliyor. Fakat asıl mesele sadece “Ne kadar kazanıyoruz?” değildir. Nasıl kazanıyoruz, ne uğruna kazanıyoruz ve kazandığımız şey bize ve topluma ne getiriyor? Asıl bakılması gereken yer burasıdır. Kapitalist anlayışta temel hedeflerden biri...