islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
47,5420
EURO
54,8612
ALTIN
6.216,54
BIST
13.458,10
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
31°C
İstanbul
31°C
Az Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
32°C
Çarşamba Açık
32°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
30°C
Cuma Parçalı Bulutlu
31°C

VAHİY PENCERESİ: Allah’a Ulaşan Et Değil Takvadır

VAHİY PENCERESİ: Allah’a Ulaşan Et Değil Takvadır
28/05/2026 00:51
A+
A-

VAHİY PENCERESİ: Allah’a Ulaşan Et Değil Takvadır

Kurban
Kimileri için sadece bir ibadet, kimileri için bir gelenek, kimileri içinse yılda bir kez tekrar edilen dini bir ritüel…

Oysa Kur’an’ın kurban üzerinden bize anlattığı hakikat bundan çok daha derindir. Çünkü Allah Teâlâ, Hac Suresi 37. ayette kurbanın özünü şu sarsıcı ifadeyle ortaya koyar:

“Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır. Allah’a ulaşacak olan ancak sizin takvanızdır.

Bu ayet, kurban ibadetinin merkezine hayvanı değil insanı koyar. Kesilen koyundan çok, kesilen nefsi konuşur. Akan kandan çok, arınan kalbi anlatır.

Çünkü Allah’ın ete ihtiyacı yoktur.
Kan’a da ihtiyacı yoktur.
O, âlemlerin Rabbi’dir.

Öyleyse Allah neyi görmek istiyor?

Teslimiyeti…

Hz. İbrahim’in elindeki bıçaktan önce kalbindeki sadakati görmek istiyor.
Hz. İsmail’in boynundan önce teslim olmuş ruhunu görmek istiyor.

Kurbanın özü tam da burada başlıyor.

Bugün milyonlarca hayvan kesiliyor. Sofralar kuruluyor. Etler dağıtılıyor. Fakat insanın kendisine şu soruyu sorması gerekiyor:

Ben bu bayram neyi kurban ettim?

Öfkemi mi?
Kibrimi mi?
Dünyaya olan tutkunluğumu mu?
Gösterişimi mi?
Bencilliğimi mi?

Çünkü insan bazen bir hayvan keser ama nefsine hiç dokunmaz. Eli kurbanda olur, kalbi hâlâ dünyaya bağlıdır. İşte Kur’an’ın reddettiği kurban anlayışı budur. Şekil vardır ama ruh yoktur.

Modern çağ kurbanın ruhunu unutturdu bize.

Kurbanı sadece kasaplık bir işe çevirdik.
İbadeti market listesine dönüştürdük.
Teslimiyeti ise görüntüye…

Oysa kurban, insanın Allah’a yaklaşma çağrısıdır. Zaten “kurban” kelimesi de “yakınlaşmak” kökünden gelir. İnsan, kurbanla Rabbine yaklaşır. Ama bu yakınlık etle değil; ihlasla olur.

Bugün sosyal medyada en çok paylaşılan şey kurban fotoğrafları…
Fakat Allah’ın görmek istediği şey fotoğraf değil; kalpteki samimiyet.

Çünkü takva görünmez.

Takva; insanın yalnız kaldığında da Allah’tan utanabilmesidir.
Takva; gösterişsiz bir sadakadır.
Takva; kimsenin bilmediği bir gözyaşıdır.
Takva; insanın içindeki Firavun’u boğabilmesidir.

Kurban Bayramı bize şunu öğretir:

Allah bizden kusursuz koyunlar değil, diri kalpler istiyor.

Hz. İbrahim’i “Halilullah” yapan şey bıçağı tutması değildi; Allah’ın emrine hiçbir pazarlık yapmadan teslim olmasıydı. Ve insan da ancak teslim oldukça yükselir.

Belki de bu yüzden Kur’an, kurbanın etinden değil takvadan söz ediyor.

Çünkü et dünyada kalır.
Kan toprağa akar.
Ama samimiyet göğe yükselir.

Asıl mesele şudur:

Biz Allah için neyi bırakabiliyoruz?

Bir insan Allah için malından vazgeçemiyorsa…
Konforundan vazgeçemiyorsa…
Nefsinin arzularını boğamıyorsa…
Sadece hayvan kesmiş olur; kurbanın ruhuna yaklaşamaz.

Bu bayram biraz da kendimizi keselim.

Nefsimizi…
Kibrimizi…
Öfkemizi…
Gösterişimizi…

Belki o zaman Allah’a ulaşan şey gerçekten takvamız olur.

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.