İnsan En Çok Kendi Kalbine Yabancılaşıyor İnsan bazen öyle bir hayatın içine dalıyor ki, herkesi görüyor da kendisini göremiyor. Herkesin derdini biliyor, herkes hakkında bir fikri var, herkesin hayatını takip ediyor… Ama kendi kalbinin ne halde olduğunu sormayı unutuyor. Ne kadar zamandır kendimize uğramıyoruz? Belki de asıl yorgunluğumuz bundan… Çünkü...
Vahiy Penceresi: Bugün Ne Biriktiriyorsun, Yarın Ne Bulacaksın? İnsan, hayatı boyunca bir şeyler biriktirir. Para biriktirir, mal biriktirir, evler, arsalar, makamlar, şöhretler, başarılar biriktirir. Kimi zaman da fotoğraflar, beğeniler, takipçiler ve insanların takdirini… Fakat bütün bu biriktirdiklerimizin arasında çoğu zaman unuttuğumuz bir “yarın” vardır. Kur’an-ı Kerîm, insanı tam da bu...
UMRE: Kâbe’yi Görmeye mi Gidiyoruz, Kendimizi Bulmaya mı? İnsan bazen yola çıkar ama aslında bir yere değil, kendisine doğru yürür. Umre de böyle bir yolculuktur. Bugün imkânlarımız arttı. Ulaşım kolaylaştı, uçaklar çoğaldı, organizasyonlar çeşitlendi. Eskiden büyük bir özlem, uzun bir hazırlık ve meşakkatle gidilen mukaddes beldelere bugün daha kolay ulaşabiliyoruz....
Vahiy Penceresi Deve İğne Deliğinden Geçmedikçe: Kibir İnsanı Hakikatten Uzaklaştırır “Şüphesiz ayetlerimizi yalanlayanlar ve onlara karşı kibirlenenler için göğün kapıları açılmaz. Onlar, deve iğne deliğinden geçmedikçe cennete giremezler. İşte suçluları böyle cezalandırırız.” (A‘râf, 7/40) Bazı ayetler vardır ki insanın zihnine değil, doğrudan vicdanına dokunur. A‘râf Suresi’nin 40. ayeti de bunlardan...
KUR’AN’IN ORTAK KELİMEYE DAVETİ Şüphesiz Kur’an’ın insanları eğitmedeki ve ikna edici delillerdeki güzelliği dikkat çekicidir. Mesela bir yerde önce Resulullah’ın diliyle İsa’nın (as) hayatındaki farklı aşamalarını anlatarak onun bir tanrı olmadığını, Allah’ın kulu ve bir elçisini olduğunu, onun da kavmini Tevhid inancına (İslâm’a) davet ettiğini vurguluyor. Sonra da şöyle beyan...
İLK VE SON ÇAĞRI Ey ömrünü, sabahın aldatıcı aydınlığını ebediyet zannederek tüketen insan; söyle bana, hangi dağ sonsuza kadar ayakta kalabilmiş, hangi deniz kıyılarını ebediyen koruyabilmiş, hangi hükümdar mezarının kapısını kapatıp ölüm meleğine “Buraya giremezsin!” diyebilmiş ve hangi medeniyet kendi gururunun ağırlığı altında ezilmeden çağları aşabilmiştir ki sen hâlâ kendini...
İMÂN VARSA İMKÂN DA VARDIR İnsan, hayatının her döneminde ve her şartta Yüce Allah’a kulluk etmekle yükümlüdür. Müminin kulluğu; mevsimlere, hava şartlarına, sosyal çevreye veya kişisel konforuna göre şekillenen geçici bir sorumluluk değil, ömür boyu devam eden ilahî bir vazifedir. Yazın sıcaklığı, kışın soğuğu, bolluk ve darlık gibi hayatın tabiî...
KONUŞ EY KUR’AN, DAĞILSIN KARANLIKLAR Sen, taşlara kazınmış eski bir hatıranın solgun sesi değilsin; çağları aşarak insanın en derin yalnızlığına inen, kalbin karanlığını yaran, aklın zincirlerini kıran, zamanı mahkûm eden ilahî hitapsın; yeryüzü kaç defa kararmış olursa olsun, her doğan sabahla birlikte yeniden dirilen hakikatin kendisisin. İnsan seni rafların sessizliğine...
YAZ MEVSİMİYLE ARTAN MÜSTEHCENLİK Yaz, güzel mevsim. Rabbimizin her nimeti gibi “mevsim” nimeti de -biz kirletmediğimiz sürece- güzeldir. Dört mevsimin kendince güzellikleri ve özellikleri vardır. İlkbahar ve yaz mevsimini sevmemize rağmen müstehcenler, soğuk nedeniyle kapanmaya mecbur kaldıkları için kış mevsimi son zamanlarda daha çok sevimli hale geldi. Geçtiğimiz günlerde, “Dostlarla...
AK PARTİ SÖZCÜSÜ ÖMER ÇELİK’E TEVHİDİ İTİRAZ Müslüman İçin Asıl Mesele Laiklik Değil, Allah’ın Egemenlik Hakkıdır AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in, yeni anayasada laiklik ilkesinin korunacağını ve partilerinin laiklikten vazgeçmeyeceğini söylemesi, Müslümanlar açısından üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir açıklamadır. Çünkü mesele yalnızca anayasanın bir maddesi değildir. Asıl mesele, hayatı kimin...
İNSANIN RABBİ İLE İLİŞKİSİNİN MAHİYETİ Giriş: İlişkilerin Temel Ekseni İnsan varlığı, ontolojik ve sosyal düzlemde dört temel ilişki biçimiyle tanımlanır: insanın kendisiyle, doğayla, diğer insanlarla ve en temelde Rabbiyle olan ilişkisi. Bu dörtlü yapı içerisinde Rab ile kurulan bağ, diğer tüm ilişkilerin mahiyetini belirleyen merkezî bir role sahiptir. Kişinin Yaratıcısıyla...
Musallanın Sessiz Vaazı Geçtiğimiz günlerde bir kardeşimizin dedesini ebediyete uğurladık. Musalla taşının önünde, omuzlar üzerinde kapıya doğru süzülen tabutun arkasındaki insan kalabalığına bakarken, cenaze namazını kıldıran hocanın yükselen sesi kulaklarımda çınlıyordu. Hocaefendi, vefat eden merhumun son günlerini hastanede geçirirken bile, banisi olduğu bu camiden ve İstanbul dışında başka bir şehirde...
LAİKLİĞİ ELEŞTİRİLEMEZ KILMAK: HAKİKATİN ÜZERİNE DEVLET MÜHRÜ BASMAK Bir ülkede herhangi bir ilke, ideoloji, tarihsel tercih veya anayasal kavram eleştiriden muaf tutulmak isteniyorsa, orada mesele artık sadece hukuk meselesi değildir; aklın, vicdanın, ilmin ve toplumun geleceği meselesidir. Çünkü eleştirilemeyen her fikir zamanla hakikat olmaktan çıkar, dokunulmaz bir put hâline gelir....
İSLÂM’A TAM OLARAK GİRMEK Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: «“Ey iman edenler! Hep birlikte İslâm’a tam olarak girin; şeytanın adımlarını takip etmeyin. Çünkü o sizin apaçık düşmanınızdır.” (Bakara, 2/208)» Âyetin Genel Çerçevesi ve Nüzul Sebebi Bakara sûresinin 208. âyet-i kerîmesi, müminlerin din ile kurmaları gereken ilişkinin temel esaslarından birini ortaya koymaktadır....
ALLAH’TAN KOPUŞUN ACI HİKAYESİ! “…Allah’a ortak koşan inkârcı kişi, gökten düşüp parçalanan ve kuşların kapıştığı yahut rüzgârın uzak diyarlara kaldırıp savurduğu kimseye benzer (Hac 22/31). İnsan, kâinatın en nadide varlığı ve yeryüzünün halifesidir. Ancak bu narin ve özel varlık, ruhunu besleyen ana damardan yani Yaratıcısından koptuğunda, varoluşsal bir buhrana...
HAKİMİYET, MİLLETİ DE YARATAN ALLAH’INDIR Bu aralar birbirinden güzel yazılar yazan İslam Başaran kardeşimizin son yazılarından olan ALLAH BİRDİR; İKİ ALLAH’TAN BİRİ DEĞİLDİR yazısını okuyunca -o doğmadan- yaklaşık 54 yıl önce 27 yaşında yazdığım ve hatibi olarak İstanbul Süleymaniye Camii minberinden okuduğum hutbemi hatırladım. Hamd ettim. Türkiye bu günlere nasıl...
SAFFÂT SÛRESİ (100–111. ÂYETLER) IŞIĞINDA HZ. İBRAHİM VE HZ. İSMAİL’İN TESLİMİYETİ İman, Sadakat ve Kulluğun Zirvesi Kur’ân-ı Kerîm’de yer alan kıssalar, geçmişte yaşanmış hadiselerin nakledilmesinden ibaret olmayıp her çağdaki insan için hidayet, ibret ve rehberlik vesilesidir. Saffât Sûresi’nin 100–111. âyetlerinde anlatılan Hz. İbrahim ve Hz. İsmail kıssası da iman, teslimiyet,...
ALLAH BİRDİR; İKİ ALLAH’TAN BİRİ DEĞİLDİR “Allah birdir” sözü, yalnızca sayısal bir birlik ifadesi değildir. Bu söz, insanın hayatını, aklını, kalbini, iradesini, hukukunu, ahlâkını, siyasî ve toplumsal duruşunu belirleyen en temel hakikattir. Tevhid, Allah’ın varlığını kabul etmekten ibaret değildir; Allah’ı tek yaratıcı, tek rab, tek ilah, tek hüküm sahibi, tek...