SİYASETİN MUTFAĞI TEMİZLENMEDİKÇE SONUMUZ TOPLUMSAL HÜSRANDIR! Siyaset sahnesinde uzun zamandır izlediğimiz trajikomik bir tiyatro var. Perde hiç kapanmıyor, oyuncular değişiyor ama sergilenen o omurgasız oyun hep aynı kalıyor. Bulunduğu konumu korumak, nemalandığı makamı, mevkiyi ve yetkiyi kaybetmemek adına rüzgara göre yön değiştirenlerin yarattığı bir tiyatro bu. Dün göklere çıkarıp avuçları...
RİBA! İşe, bakar mısınız, dünyada en çok banka faizi veren ülkeler arasında Türkiye ikinci olmuş! İlk 10’da sırası ile Venezuella (%58.59), Türkiye %37, Zimbabve %35, Arjantin %29, Nijerya %27, Malawi %26, İran %23, Mısır %20, Lübnan %20, Sierra Leone %18.75. Bu ülkelerin yarısı Afrika ülkesi. İlk 10’un 6’sı İslam konferansına üye. Zimbabve...
DİNİN ÖLÇÜSÜ NASLAR MI ALIŞKANLIKLARIMIZ MI? Türkiye’de din tartışmalarının merkezinde, çoğu zaman fark edilmeyen bir mesele vardır: Biz gerçekten İslâm’a mı uyuyoruz, yoksa İslâm’ı kendimize mi uyduruyoruz? Asıl soru budur. Çünkü pratikte ortaya çıkan manzara şunu göstermektedir: Dinin ölçüsü, çoğu zaman Kur’an ve sünnet değil; devletin çizdiği sınırlar, toplumun yerleşik...
ÇOKLUKLA ÖVÜNMENİN BİTTİĞİ YERDE A‘RÂF EHLİNİN ŞAHİTLİĞİ وَنَادَىٰۤ أَصۡحَـٰبُ ٱلۡأَعۡرَافِ رِجَالࣰا یَعۡرِفُونَهُم بِسِیمَىٰهُمۡ قَالُوا۟ مَاۤ أَغۡنَىٰ عَنكُمۡ جَمۡعُكُمۡ وَمَا كُنتُمۡ تَسۡتَكۡبِرُونَ A’raf’ta bulunanlar simalarından tanıdıkları birtakım adamlara şöyle seslenirler: “Çokluğunuz (veya biriktirdikleriniz) ve büyüklük taslamanız size bir yarar sağlamadı.” (el-A`râf 7/48) Âdemoğlu, bazen yanlış olduğunu bildiği şeylere değil, doğru...
MESİH-MEHDİ İNANCININ “YENİ OKUMA”SI Gerek Hz. İsa’nın nüzulünü gerekse Mehdi’nin zuhurunu İslam nokta-i nazarından kabul etmeyenler var, İbn Haldun bunların başında gelmektedir. Fazlurrahman “İslam” adlı kitabında “Mesih ve Mehdi inancının resmi Sünni Kelam sistemine sokulmamakla beraber Sünni halk arasında daima önemini koruduğunu, bu fikir veya inancın ahlaki zaaflara yol açtığını,...
DEMOKRASİ VE LAİKLİK İLE SESSİZ İŞGAL Türkiye’nin asıl meselesi yalnızca ekonomik kriz, siyasi çekişme, seçim tartışması veya günlük gündemlerden ibaret değildir. Bunların hepsi önemlidir; fakat bunların arkasında daha derin, daha sessiz, daha köklü bir mesele vardır: Türkiye’nin yön meselesi. Bir toplum yönünü kaybettiğinde, sadece kurumları bozulmaz; dili bozulur, ahlakı bozulur,...
ΙΙ. ABDÜLHAMİD’İN TRAJİK PARADOKSU Tarih, sadece geçmişin bir dökümü değil, bugünün aynası, yarının tasavvurudur. Yakın tarihimiz ise ibret nazarıyla bakıldığında, devletlerin ve liderlerin mukadderatına dair en yalın hakikatleri fısıldayan terbiye edici bir öğretmendir. Bu öğretmenin en çarpıcı derslerinden biri, hiç şüphe yok ki Osmanlı Devleti’nin en fırtınalı dönemine mührünü vuran...
ÂLİ İMRAN 3/200’deki RÂBITA KELİMESİ – Giriş Birer cihad terimi olan “ribât, râbıta, murâbıt” sözlükte; bağlamak, düşmanla karşılaşmaya hazır olmak” mânasındaki ‘rabt’ kökünden türeyen ‘râbıta’; iki şeyi birbirine bağlayan ip, alâka, bağ, münasebet demektir. ‘Râbıta’ Kur’an’da bir âyette fiil olarak şöyle geçiyor: يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اصْبِرُوا وَصَابِرُوا وَرَابِطُوا وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ...
ÇOCUKLAR ÖLÜMÜ BİZDEN ÖĞRENİR Birkaç hafta önce birlikte büyüdüğüm, önce sıra arkadaşı sonra hac ve yol arkadaşım olan can dostum Hakk’ın rahmetine kavuştu. Rabbim ondan razı olsun. Bizler onun için bunun bir son değil, rahmete açılan bir kapı olduğuna inanıyor; günlerinin en güzelini yaşadığı umudunu taşıyoruz. Fakat geride kalanlar için...
AHLÂK MI? AHLÂKSIZLIK MI? Hayatın ve varlığın anlam ve amacını kaybeden insan, ahlâkını da kaybeder. Yaşamanın anlamını bulamayan insan, ahlâkını da bulamaz. Ahlâksızlık bir anlamsızlıktır, amaçsızlıktır, ulu-orta yaşamaktır. Tabiri caizse; şalgam gelip turp gitmek gibidir. Anlamsız ve amaçsız bir hayat, ahlâksız bir hayattır. Aynı zamanda bireysel ve toplumsal bir ahlâk...
OBJEKTİF OLMANIN VE DİYALOG USULÜNÜN ÖNEMİ Objektif olabilmek düşünce ve bilginin geliştirilmesi ve olgunlaştırılması bakımından temel şarttır. Doğru bir bakış, doğru bir düşünce ve hatta doğru bir yöntemin varlığı objektif olmanın şartına bağlıdır. Çünkü bir şeyin etkisi altındayken onu okumak ya da onunla bağ kurmak, çoğu zaman o konuya yönelik...
DÜN KURTARICI KABUL EDİLENLERİN, BUGÜN HAİN İLAN EDİLDİĞİ BİR DÜNYADAYIZ Çözülmesi gereken bir sürü problemi olan Türkiye’nin gündemine bakar mısınız? Bir zamanlar Erdoğan’ı iktidardan düşürme uğruna “Kimi hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela” olan bütün muhalif gruplar bir araya gelerek Kemal Kılıçdaroğlu’nu Cumhurbaşkanı adayı olarak seçmişti. Parayla yaptırdıkları anketler onlara...
MESİH-MEHDİ HABERLERİ VE DEĞERİ Mesih’in nüzulü ile Mehdi’nin zuhuru arasındaki ilişkilerin mahiyetine dair rivayetler ve nakledilen haberlerden açıkça anlaşılıyor ki, her ikisinin yeryüzünde görünmesi eşzamanlı olacaktır; iki zat birbirleriyle karşılaşacak, hatta ortaklaşa hareket edip yüklendikleri misyonu yerine getireceklerdir. El Berzenci’nin kaydına göre küçük bir bilginler grubu, “İsa’dan başka Mehdi yoktur,”...
KORE TÜRKİYE’Yİ NASIL GEÇTİ 1970’lerin başlarında Güney Kore ve Türkiye hala benzer gelişkinlik seviyelerindeydi. Her ikisinde de özel sektöre hakim büyük aile şirketi holdingler yaygındı. Her iki ülkede de bu holdinglerin her birinin, otomotiv, madencilik, bankacılık, kimya, tekstil, ev elektroniği, nakliye ve akla gelebilecek her sektörde faaliyet gösteren iştirakleri bulunuyordu....
KEMALİST İDEOLOJİ KISKACINDA DİJİTAL BASIN VE SİVİL ANAYASA İHTİYACI Bismillah; Uzun bir aradan sonra yeniden birlikteyiz inşallah. Haftada bir kez (pazartesi günleri) buradan sizlere haftanın en güncel konusunu masaya yatıracağım. Hemen gündemde olan meselemizi ele alıyorum: Mayıs 2026’da AK Parti tarafından TBMM’ye sunulan 22 maddelik yeni bir torba kanun teklifi...
HALK VE YÖNETİM NASIL KAYNAŞACAK Bugün sosyal gruplar, birtakım teori ve yorumlardan uzak bir şekilde, hayatın içine girmek ve onun problemlerini çözmek zorundadır. Aksi halde, hayatın ve müesseselerin problemlerini, sadece bürokratik anlayış ve sistem ile çözebilmek mümkün değildir. Ülke Yönetimi ve Halk Halkın, bir ülkenin en önemli ve belirleyici bir...
LAİKLİĞİ ELEŞTİRİLEMEZ KILMAK: HAKİKATİN ÜZERİNE DEVLET MÜHRÜ BASMAK Bir ülkede herhangi bir ilke, ideoloji, tarihsel tercih veya anayasal kavram eleştiriden muaf tutulmak isteniyorsa, orada mesele artık sadece hukuk meselesi değildir; aklın, vicdanın, ilmin ve toplumun geleceği meselesidir. Çünkü eleştirilemeyen her fikir zamanla hakikat olmaktan çıkar, dokunulmaz bir put hâline gelir....