Yüzyıllık Kuşatma ve Kimlik Deformasyonu Yüzyıldır sahada olup bitenleri sadece siyasi ya da ekonomik okumalarla izah etmeye çalışanlar, meselenin mahiyetini kavrayamadılar. Bu topraklarda sınırlar değişti, rejimler değişti, güç merkezleri değişti; fakat zihni kuşatma hiç değişmedi. Çünkü öncelikli hedef aklı ve...
Adım Adım Kendi Özümüzden Kopuyoruz Peygamber Efendimiz (sav), ümmetin kimlik aşınmasına dair asırlara yayılan bir hakikati şöyle haber verir: “Muhakkak siz, önceki ümmetlerin yolunu (âdetlerini) karış karış, arşın arşın takip edeceksiniz. Hatta onlar bir kertenkele deliğine girmiş olsalar siz de...
Hayatın imtihan boyutunu doğru okumadığımız sürece başarıyı da başarısızlığı da yanlış yere koyarız. Zira kulun yaptığı işlerin değerini belirleyen şey, bizim modern dünyada alıştığımız gibi “sonuç” değildir. Kur’ân’ın ve Sünnet’in ortaya koyduğu temel ölçü, gayrettir, niyettir, istikamettir. Bugün birçok insanın...
Sözün Etkisi Hayatta Karşılığı Kadar Olur Her insan bilir ki; bir sözün, bir kitabın, bir sohbetin, bir filmin bizi etkilemesi, o şeyin hayatımızda bir yere oturup oturmamasına bağlıdır. Bir mesele bizim günlük yaşantımıza değiyorsa bizi sarsar. Ama hayatımızda hiç karşılığı...
Şeytanın Kardeşleri İnsanın hayatı sadece görünenden ibaret değildir. Gündelik koşuşturmanın, iş-güç telaşının, yemek içmenin, yorulup uyumanın ötesinde, aslında her birimizin farkında olduğu ama çoğu zaman adını koyamadığı gizli bir mücadele vardır. İnsan bazen bir düşünceyle sarsılır, bazen bir anda içinden...
TOKİ’ye Uyarı: 1+1 Daireler, Aileye Darbe Vuruyor Bugün Türkiye’de masum bir konut modeli gibi sunulan 1+1 daireler, aslında çok daha geniş bir toplumsal dönüşümün yapı taşlarıdır. Mesele, “evin metrekaresi” meselesi değildir. Mesele medeniyet tasavvurunun hangi yöne çekildiği meselesidir. Şunu açıkça...
Devletin Dini İslâm Olsaydı… İslâmın temel hedefi, bireyin ve toplumun dünya-ahiret saadetini temin etmektir. Bu çerçevede kumar, içki, faiz, zina, fuhuş, uyuşturucu, cinsî sapkınlıklar ve medya yoluyla işlenen ahlâkî yozlaşmalar İslâm hukuk sisteminde yasaktır. Bir toplumun yasaları, o toplumun hangi...
Rahmetin Hududu Rahmet… Evet, Allah’ın rahmeti geniştir… Ama herkes için mi? Hayır! Kur’an diyor ki: “Müşriklerin cehennemlik oldukları (küfür üzere öldükleri) müminlere belli olduktan sonra-bunlar akraba bile olsalar- artık onlar için, ne Peygamberin, ne de mümin olanların mağfiret dilemeleri yaraşmaz.”...
İman ve Akıl Arasında: Kalbin İstikameti Zamanımızda bazı kimseler, aklın rehberliğinde özgürleştiğini zannederek îmândan uzaklaşmakta; buna karşılık, hâlâ İslâm dairesinde kalan müminleri, sorgulamaktan korkan veya düşünmekten çekinen kimseler olarak nitelemektedirler. Oysa İslâm, insanı aklını kullanmaya, tefekkür etmeye ve deliller üzerinde...
Dînî Tebliğde Üslup, Edep ve Sorumluluk: “Din Benden Sorulur” Anlayışına Bir Tenkit Son dönemlerde özellikle sosyal medya ortamlarında yaygınlık kazanan “dini tekelcilik” ve “reddiyecilik” anlayışı, Kur’an ve Sünnet ışığında ilmî ve ahlâkî yönleriyle ele alınması gereken önemli bir mesele hâline...
Konuşmanın Sorumluluğu ve Ahlâkı Peygamber Efendimiz (s.a.s.), “Allah’a ve âhiret gününe iman eden, hayır söylesin yahut sussun” (Buhârî, Edeb, 31; Müslim, İman, 74) buyurarak, müminin dili üzerinde taşıdığı ağır sorumluluğu açıkça ifade etmiştir. Bu hadis, hem bireysel hem toplumsal düzeyde...
İnsanın Yaratılış Gayesi İnsanoğlu, fıtrat itibarıyla iki yönlü yaratılmıştır: biri cismânî (maddî), diğeri rûhânî (manevî). Cismanî yönü arzular, öfke, şehvet ve nefis kuvveleriyle hareket eder; rûhânî yönü ise kalp, ruh ve akıl vasıtasıyla Allah’ı bilmeye, O’na yönelmeye, O’nu sevmeye meyillidir....
Osmanlı Devleti, tarih sahnesinde yalnızca askerî ya da siyasî bir güç değil; ilimle hikmeti, akılla kalbi, maddeyle manayı bir arada yaşatabilmiş İslam medeniyetinin son büyük temsilcisiydi. Zira Osmanlı, varlığını yalnızca toprağa değil, tevhid nizamına, yalnızca güce değil, adalet ahlâkına yaslamıştı....
Kur’an Bir Emanettir. Yüce Allah Fâtır Sûresi’nde şöyle buyurur: > ثُمَّ أَوْرَثْنَا الْكِتَابَ الَّذِينَ اصْطَفَيْنَا مِنْ عِبَادِنَا “Sonra o Kitab’ı kullarımız arasından seçtiklerimize miras verdik.” (Fâtır, 32) Bu âyet, Kur’an’ın insanlığa yalnızca bir bilgi kaynağı olarak değil, aynı zamanda ilâhî...
Türkiye, bir yönüyle imkânların ülkesidir. Hangi iddia ile ortaya çıkarsanız çıkın, sizi destekleyecek bir grup mutlaka bulunur. Özellikle sosyal medya, sunduğu görünürlük fırsatları sayesinde “popüler olmak”ı “haklı olmak”tan daha çekici bir duruma getirmiştir. Yani insanlar artık doğru veya mantıklı olmaktansa,...
Tarih, aslında insanlığın vicdan atlasıdır; her bir sayfası milletlerin imtihanlarını, direnişlerini ve destanlarını nakşeder. Çanakkale, bu atlasın en parlak sayfalarından biridir. Çünkü orada imanla yoğrulmuş cesaret, sabırla bilenmiş azim, yokluklar içinde gökleri titreten bir diriliş nidasına dönüşmüştür. Çanakkale, yalnızca bir...
İnsanın iç dünyası, adeta bir savaş meydanı gibidir; burada iman, takvâ, nefis ve günah arasında bitmek bilmeyen bir mücadele yaşanır. Nasıl ki bedende dolaşan kan hücreleri besler ya da zehirlerse; kalpte dolaşan duygular, düşünceler ve ameller de ruhu ya diriltir...
“Asr-ı Saadet” dediğimiz dönem, sadece tarih ve siyer kitaplarında okuduğumuz, geçmişte kalmış bir hatıra değildir. O, Allah’ın kelâmının kalplerde mayalandığı, Resûlullah’ın (s.a.s.) örnekliğiyle şekillenen, sahabenin samimiyeti ve fedakârlığıyla ete kemiğe bürünen canlı bir hayat rehberidir. O günün insanı, Kur’an’ı sadece...
Kur’ân-ı Kerîm, iman ile şirkin bir arada bulunamayacağını açık bir şekilde vurgulamaktadır. Nitekim En‘âm Sûresi’nin 82. âyetinde şöyle buyrulur: “İman edip de imanlarını zulümle (şirkle) karıştırmayanlara güven vardır ve işte onlar hidayete erenlerdir.” Bu âyet-i kerîme, imanın ancak şirkten arındırıldığı...
İnsanoğlu var olduğu günden bu yana gayesiz yaşamamıştır. Kimi şanının, şöhretini yüceltmenin derdine düşmüş, kimi kavmi ya da milletinin şerefini aramıştır. Lâkin mümin için hayatın asıl gayesi, Allah’ın rızasını kazanmak ve O’nun ismini yüceltmektir. İşte bu ulvî gâyenin adı İ’lâ-yı...
İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli özelliklerden biri, utanma ve pişmanlık duygularıdır. Bu iki his; kalbin imanla, ruhun vicdanla, aklın muhâkeme ile kurduğu ahengin ana damarlarıdır. İnsanın fıtratındaki en güçlü yazılımlardan olan utanma ve pişmanlık mekanizması bozulduğunda yalnız birey değil,...
Öfke (Gazap) Öfke… Aslında hepimizin hayatında var olan, tanıdık bir misafir. Kimi zaman içimizde kaynayan bir volkan gibi, kimi zaman da dışarı taşan bir sel gibi gelir. Bedenimizde hormonların, özellikle adrenalinin yükselişiyle ortaya çıkar; kalp çarpar, yüz kızarır, kaslar gerilir....
Yeni bir elbise aldığımızda seviniriz. Yeni satın aldığımız arabamıza binince içimiz kıpır kıpır olur. Yeni bir eve taşındığımızda gönlümüzde yepyeni bir huzur dalgası hissederiz. Bir imtihandan başarılı çıktığımızda, iş görüşmesinden olumlu haber aldığımızda, uzun zamandır beklediğimiz bir işten güzel haber...
İnsanın mahiyetine derinlemesine bakıldığında, onun sadece et ve kemikten ibaret bir varlık olmadığı görülür. Vücudunu saran milyarlarca hücrenin, kalbinin atış ritminin, beyninin sinaptik ağlarının arkasında, onu insan yapan bir cevher vardır: fıtrat. Yaratıcının insana bahşettiği bu kod, varoluşun şifrelerini içinde...
Neden İsrail’de Atatürk Anıtı Var da II. Abdülhamid’in Adı Bile Yok? İsrail’in bazı şehirlerinde “Atatürk Ormanı” gibi anıtlar ve büstler bulunuyor. Örneğin, Yehud’daki bir büstün üzerinde şu ibare yer alıyor: “İsrail halkı sana ebediyyen minnettar kalacaktır.” Bu durum, şu soruyu...
Bakın arkadaşlar, mesele aslında çok basit bir mantık meselesidir. Batı’nın hafızasında Atatürk, onların gözünde bir “Batılılaşma projesi”nin sembolüdür. Yani Batı’ya benzemek, Batı’nın sistemini içselleştirmek… Bu yüzden onlar Atatürk’ten korkmaz, bilakis onu kendi modernleşme kalıplarının bir uzantısı olarak görürler. Ama Osmanlı...
Helal Olsun O Doktora! Konya Meram Devlet Hastanesi’nde bir doktor çıktı ve şunu dedi: “Teşhircileri muayene etmiyorum. Çıkar mısınız dışarı!” Vallahi helal olsun! Helal olsun ki, herkesin “aman bir şey demeyeyim de başım belaya girmesin” diye sus pus olduğu bir...
Müftülük Makâmında Batı’nın Propagandası Bolu İl Müftüsü Hüseyin Demirtaş şöyle diyor: “Laiklik, din karşıtı bir ideoloji değildir. Dinin devlet işlerine karışmasını engellemektedir. Laiklik ilkesi; dini, siyasi çekişmelerin malzemesi haline getirmemek için bir güvencedir.” Bak kardeşim, bu “laiklik” dedikleri şey öyle...
İnsan, boş bir varlık değildir. Gökte yıldızlar, yerde dağlar ve denizler nasıl boşuna yaratılmadıysa; insan da başıboş bırakılmamıştır. Bu konuda Yüce Rabbimiz şöyle buyurur: “İnsan başıboş bırakıldığını mı zannediyor?” (el-Kıyâme, 36) Bugün insanlık bu soruyu unutmuştur. Eğitim adı altında açılan...
Gökyüzüne bak! NASA’nın 2023 verilerine göre Samanyolu Galaksisi’nde en az 100 milyar yıldız var; her biri, kendi kütle çekim dengesi içinde dönüyor. Güneş, galaksimizin merkezinde saatte 828.000 km hızla yol alıyor ve bu dönüş, 230 milyon yılda bir tamamlanıyor. Kur’ân’ın...
1981’de bir film çekmişler, adı “Feryada Gücüm Yok.” Hani bazı filmler vardır ya, “sanat eseri” diye geçer ama aslında size gerçeğin ta kendisini gösterir… İşte bu da onlardan. Filmin bir yerinde, “Oğuz” (Nuri Alço) diye bir karakter çıkıyor, ağzını açıyor...
“Bir şeyin olmasını dilediğinde, O’nun işi sadece ‘Ol!’ demektir; hemen oluverir.” (Yâsîn, 82) Kur’ân’da pek çok yerde tekrarlanan bu kudret âyeti (كُنْ فَيَكُونُ) neden defalarca zikredilir bilir misiniz? Çünkü biz unutmaya meyilliyiz… Çünkü biz olur zannederiz, ama yapamayabiliriz. . Öyle...
İnsan, kendine sorar: Bir çocuğun açlıktan öldüğü bir dünyada, insanlık neyle meşguldür? Gazze’de insanlar açlıktan yere yığılıyor. Kadınlar, bebekleri daha konuşmaya başlamadan toprağın altına gömüyor evlatlarını. Erkekler, bir duanın kıyısında, gözleri boşluğa bakarak sessizce tükeniyor. Ve dünya bunu sadece izliyor....
Kimi Sevdin, Kimi Unuttun? Mahşerde Sorulacak! Dünyanın en büyük nimeti ne servettir ne şöhret… Ne makam, ne kalabalık hayran kitkesi… Gerçek nimet, Allah’ı tanımaktır. Ve bu tanımanın kalpte tutuşturduğu şey: marifettir. Kim Allah’ı tanırsa, O’nun dışında herşeyi ikinci sıraya koyar....
Modern psikoloji, uzun yıllar boyunca zihni merkeze alırken, artık kalbi yalnızca bir pompa değil, duygusal kararların ve ahlâkî yönelişlerin merkezi olarak kabul etmeye başladı. Bugün “duygusal zekâ” (emotional intelligence), “kalbi sezgi” (heart-based intuition), “kalp-beyin ekseni” (heart-brain axis) gibi kavramlarla ifade...
İnsan denen varlık, sadece etten ve kemikten ibaret bir yapı değildir. Onu diğer mahlûkattan ayıran; düşünen aklı, hisseden gönlü, yönelen iradesidir. Ve işte bütün bu yönelişlerin, anlamların ve duyuşların toplandığı yer: kalptir. Peki, nedir bu kalp? Sadece göğsümüzde atan bir...
Bugün Gazze’de yaşanan soykırım, yalnızca İsrail’in barbarlığıyla değil, onunla iş birliği yapan iç aktörlerle mümkün olabilmektedir. Ve artık zafere giden yol açıldı: İsrail’in iç kalesine hançer saplayacak, iç dinamiklerini sarsacak, siyasal dengeyi yerinden oynatacak stratejik damar ortaya çıktı! İsrail’in yumuşak...
İnsanoğlu, yalnızca et ve kemikten ibaret bir beden yahut irâdeden yoksun davranış kalıplarına indirgenmiş bir varlık değildir. Onu insan kılan, iradeli yönelişidir; yani niyetidir. Niyetin menşei ise kalptir; kalp, ruhun komuta merkezidir, nefsin mihveri, aklın yönünü tayin eden özdür. Kalbin...
Hamd, varlığın sebebine, her şeyin mâbudu olan Rabb-i Kerîm’edir. Salât ü selâm, varlık nurunun mazharı, âlemlere rahmet olan Efendimiz Muhammed Mustafâ’ya, onun pak âline ve ashâb-ı güzinine olsun. Ey gönül ehli kardeşim, bil ki: Kalp, insanda Mevlâ’ya açılan en büyük...
“Kafirler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır.” İnsan ruhu, hakikat karşısında ya teslim olur ya da savaş açar. Ya secde eder… Ya da secde edenleri susturmak ister. İşte İstanbul Teknik Üniversitesi’ndeki o mezuniyet töreni, tam da bu ruhsal çatışmanın sahneye çıktığı...
Resûlullah’ı (s.a.v.) sevmek, dinin temel esaslarından biridir. Hatta kulun imanı, bu sevgiden yoksun olduğunda tamamlanmış sayılmaz. Kişi, Resûlullah (s.a.v.) kendisine canından, malından, evlâdından, anasından, babasından ve tüm insanlardan daha sevimli olmadıkça gerçek mümin olamaz! Bir kalpte Resûlullah’a (s.a.v.) sevgi yoksa...
Resûlullah’ın Ahlâkı Kur’an’dı Resûlullah’ın (s.a.v.) ahlâkını anlamak isteyen bir kalbin aradığı en öz, en veciz cevabı Hz. Âişe (r.anhâ) vermiştir: “Siz Kur’ân okumuyor musunuz? O’nun ahlâkı Kur’ân’dı.” Bu söz, Peygamberimizin (s.a.v.) hayatının özetidir. Kur’ân, onun dilinde tebliğ; kalbinde iman; davranışlarında...
Bir Müslüman, pusulasını Allah’ın rızasına sabitlemişse, artık yönünü şaşırmaz. Ne insanların övgüsü sarhoş eder onu, ne de yergileri yıldırır. Çünkü o bilir ki ömür dediğin şey, sonbahar gibi solmaya yazgılı, hüzünlü ve yaprak döken bir mevsimdir; ama Allah’ın hoşnutluğu ebedî...
Kur’an’da Zikrullah Vurgusu ve Halis Akıllıların Yolculuğu Kur’ân’da tekrar tekrar vurgulanan bir emir var: “Allah’ı çokça zikredin.” Ahzâb Suresi 41. Ayet: “Ey iman edenler! Allah’ı çokça zikredin.” (اذكروا الله ذكرا كثيراً) Enfâl Suresi 45. Ayet: “Ey iman edenler! Bir düşman...
Ey Müslüman, gözünü aç! İmanını kemiren, kalbini uyuşturan, evladını senden çalan bir sistemin tam ortasındasın. Ve bu sistem, “medeniyet” kılığında, “özgürlük” maskesiyle, “ilerleme” şarkısıyla sahneye çıkıyor. Ama aslında bu sahne… İblis’in kurduğu küresel bir tiyatrodan başka bir şey değil. Batı’nın...
Her şey göz önünde, ama insanların çoğu hâlâ kör… çünkü basîretleri yok! Gözler açık olabilir, ama kalpler uykuda. Kendine bir sor: Gerçekten görüyor musun, yoksa sadece bakıyor musun? Zira bakmak bedenle olur, görmek kalple. Ve basîret, kalbin gözüdür; asıl kör...
“Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, Allah onun yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler. Müminlere karşı alçak gönüllüdürler, kâfirlere karşı izzetlidirler. Allah yolunda cihad ederler ve hiçbir kınayıcının kınamasından korkmazlar. Bu, Allah’ın...
“Nikâh benim sünnetimdir. Kim sünnetimden yüz çevirirse, benden değildir.” (Buhârî, Nikâh, 1) Evlilik; sadece sosyal bir kurum değil, aynı zamanda Allah’ın adıyla kurulan bir ibadet ocağıdır. Bu mukaddes başlangıcın israfla, gösterişle, borçla ve dünyevî hırslarla kirletilmesi; İslam’ın ruhuna aykırıdır. Evliliğin...
Bir zamanlar, çocukların masum ellerine korku sinerdi. Hırsızlık mı? “Hırsızın eli kesilir!” denirdi. Kimsenin dalına uzanamaz, kimsenin hakkına göz dikemezdik. Şimdi? Şimdi başkalarının haklarını yiyenler en itibarlı koltuklarda oturuyor. Çalanın eli değil, alnı öpülüyor. Bir zamanlar, hayvanların yuvasına dokunan bir...
Dili “Allah” der… Ama kalbi hangi putun önünde eğilir, bilinmez. Ta ki musibet gelir… Ve kalbi bir neşter gibi yarar. O yarıktan dökülen kan, ya sabırdır… ya isyan… Kur’an uyarır: “İnsanlardan öylesi vardır ki Allah’a âdetâ pazarlıkla kulluk eder; bir...
Akideyi Zedeleyen Sapmalar Üzerine Bu mesele akaid noktasında çok derin ve dikkatle ele alınması gereken bir konudur. Bahsedilen şey, sıradan bir tasavvur yahut basit bir ihtilaf değil; doğrudan peygamberlik makamının, berzah âleminin mahiyetinin ve tevhid inancının sınırlarının tartışıldığı bir...
Bir medeniyetin çöküşü dıştan değil, içten başlar. Ve bu çağ, içten çöküşlerin ustaca pazarlandığı, alkışlandığı bir çağdır. Bu çağ, bâtılın hak suretine bürünüp gönüllerde taçlandığı bir çağdır. Artık ordularla gelen düşman yok. Cübbeyle, kravatla, ekranla, kürsüyle gelenler var. Adı bizden,...
FATİH SULTAN MEHMET’TEN ÜMMETE MEKTUP Bismillahirrahmanirrahim Ey Ümmet-i Muhammed! Ey yeryüzünde adaletle hükmetmekle sorumlu kılınan müminler! Ey dualarımda yer bulan, fethin emanetçileri! Ben ki, Allah’ın izniyle Konstantiniyye’yi fetheden kulum. Ben ki, ne kılıcıma, ne orduma güvendim; Rabbimin nusretine dayandım. Ben...
Fıtratın Tabutuna Çakılan Çivi: ODTÜ Yürüyüşü Caddelerden değil, cehenneme doğru açılan patikalardan yürüyorlar. Ellerinde fıtrata karşı açılmış savaş bildirileri var. Ağızlarında slogan değil, iblisin vesvesesinden ilham alınmış hayâsızlık marşları var. ODTÜ’deki yürüyüş, bir sapkınlık hareketinden ibaret değil;...
“Bu gece Gazze’de 100 kişiyi öldürdük, kimsenin umurunda değil. Çünkü herkes bir gecede 100 Gazzelinin öldürülebileceği gerçeğine alışmış durumda.” Zvi Sukkot’un bu sözleri, İslâm âleminin dağınıklığını, acziyetini ve sessizliğini gözler önüne seren bir utanç levhasıdır. Bu sözler, bir zamanlar...
Sen sadece bir şahıs değil; İslam’a karşı içten içe savaş açmış, fakat bunu “vicdan”, “özgürlük”, “sanat” gibi perdelerle kamufle eden bir zihniyetin kalemisin. Senin kalemin, Gazze’de akan kanı değil, konseri iptal edilen bir İsrailli sanatçının “mağduriyetini” manşet yapacak kadar magazine...
İngiliz’in Şapkasını Takdis, Müslüman’ın Takkesini Tahkir Edenler Bir Afişin İfşa Ettiği Zihniyet Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından ilan edilen “Aile Yılı” kapsamında, Gaziantep İl Müftülüğü anlamlı bir çalışma yaptı: Başörtülü bir kız çocuğu ve takkeli bir erkek çocuğunun yer aldığı sade...
Protestoya Değil, Soykırıma Ses Ver Linet! Gazze bombalanıyor. Ve bir sanatçı… Konseri protesto edilmiş, gözyaşı döküyor… Sanki bir şarkıcı protesto edilmemiş de bir şehir bombalanmış! Sanki protestocu bir grup değil de savaş uçakları konser salonunu hedef almış! Sanki bir salonun...