CeHaPe ve besbelli ki, asla bırakmamak üzere sımsıkı yapıştığı o meş’ûm zihniyeti hakkında konuşup ahkâm kesenler sık sık “elitizm” kelimesini kullanıyorlar. Doğrudur. CeHaPe hükümfermâ olduğu her dönemde “politika”larını (aman dikkat, siyâsetini değil!), sözümona ilke olarak benimsediği “Köylü milletin efendisidir!” söylemini...
“Çağdaş Yaşam” demek, dindışı hayat demek galiba? Öyle anlattılar yıllar boyu. Bir laiklik ucubesi yarattılar ve onun kozası içine bütün inananları hapsetmeye kalkıştılar: İnanmayabilirsin, inanacaksan, onlar gibi inanacak ve onların izin verdiği kadar inanacaksın, onlar gibi yaşayacaksın!.. Biçilen gömlek bu…...
Bir müslümanın İncil yakmaya kalkıştığını düşünelim. Böyle bir eyleme bütün müslümanlar karşı çıkacak ve reddedecekler. Çünkü İncil’e biz de inanırız diyecekler. Şimdi bütün müslümanlara bunun sebebini soralım. Niçin? Bunun kısa ve net cevabı vardır ve hazırdır. İncil’i Kur’an’dan ayırt etmeyiz....
Bâtıl Batı’nın neredeyse bütün alfabelerinde son harf “z”dir. Her şeyi, hayatın tamamını parçalara bölüp sınıflandırmayı pek sever Bâtıl Batı. Dolayısıyla parçalara bakmaktan bütünü bir türlü göremez! Hiç kuşku yok ki, en önemli İlâhî İlke olan “Tevhîd İlkesi”ni gözardı etmektir bu....
“Filozof” terimini genellikle felsefeciler kullanırlar ve düşünce adamlarının seçkinleri için bir sıfat halinde takdim ederler. İslam literatüründe buna ‘Arif’ insan diyebiliriz. Arif, hayatın istikametinde yol gösterici görüşleriyle temayüz etmiş insandır. Çünkü irfan sahibidir ve hayatı bütünüyle kucaklamak isteyen bir cemiyetin...
Haçlılar hırçınlıklarını yaparlar. Onlar dünya kamuoyu önünde Kur’an yakıyorlar. Onların Kur’an yakmaları yalnız hakaret değil, ayni zamanda ağır tehdittir. Asırlarca haçlılar Osmanlı medeniyetinin rızıkları ile beslendiler ve âdil düzeni ile güven içinde yaşadılar. Buna rağmen Malazgirt yenilgisi, Rumeli fethi, Ayasofya...
Yeter artık bre, yeter! Bıktık artık tarihin biteviye tekerrür edip durmasından! Merhûm üstâd Mehmed Âkif de bıkmıştı bu fakîr gibi besbelli: Geçmişten adam hisse kaparmış… Ne masal şey! Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi? “Tarih”i “tekerrür” diye tarif...
Thomas Carleyle, 1795’te İngiltere’de doğdu. Burada eğitim gördü ve burada eserlerini üretti. Onun en önemli eseri, 1840 yılında verdiği konferanslarından oluşan kitabı, “Kahramanlar” adını taşımaktadır. Bu eserinde anlattığı ilk Büyük İnsan Hz. Muhammed (sav)’dir. Önce bu konunun perde arkasına ışık...
Hayat gelip geçici olmasına rağmen yine de insan kendini hem ebedî, hem de yenilmez bir irade olarak görmekte ısrar eder. Kendini bulmakta da başarısız kalır. Düşünün ki, dünyada ikiyüz kadar devlet, yüzlerce ilâhî ve beşerî din, her dinde akla hayale...
Günümüzde yaşanan birtakım olayları ve durumları doğru bir şekilde irdeleyebilmek için geçmişe/tarihe bakıp ibret almak gerektiği söylenir. İbret kelimesini Türk Dil Kurumu Sözlüğü “kötü bir olaydan alınması gereken ders; uyarıcı sonuç” diye tanımlıyor. “Kötü bir olay”ı nerden uydurduğu belli...
Katharine Branning, yeni bir kitapla misafirim oldu. Daha önce, Mevlana’ya aşk derecesinde bağlı olan ve ölümünden önce açıkladığı vasiyetinde cenazesinin Konya’da Mevlana’nın türbesi yakınındaki ‘Üçler Mezarlığı’na defnedilmesini isteyen, Eva de Vitray Meyerovitch’in destanlık hayatını farklı bir bakış açısıyla romana dönüştürmüş....
“Herkesin kazandığı iyilik kendine ve işlediği zarar da kendi aleyhinedir.” Ancak insanın yaptığı iyi ya da kötü olup kamuyu ilgilendiriyorsa, durum değişir. Adalet ve Kalkınma Partisi, birçok alanda çağ atlatan bir kalkınma mücadelesi verirken adalet alanında yaptığı açığın kapanma ihtimali...
Aynı başlığı taşıyan yazım Mirat Haber’imizde 25 Mayıs 2023 tarihinde yayınlanmıştı… “Ehl-i Kur’ân Mü’min/Mü’mine Muslimanlar olarak mubârek Kur’ân konuşmaya başlayınca, biz susar ve pür dikkat dinleriz. Bir başka deyişle, kendi düşünce ve görüşlerimizi susturur, mubârek Kur’ân’ın onları yönlendirip şekillendirmesini ister...
Bâtıl Batı’da nicedir sürdürülen ve besbelli ki, giderek yaygınlaşacak olan “mubârek Kur’ân’ı devlet gözetiminde ve koruması altında kamusal alanda yakmak” eylemi, aslında ve özünde Muslimanları had sahfada tepki verdirtmeye yönelik bir “ağır tahrik ve kışkırtma harekâtı”dır. Ama korkarım ki, mubârek...
İzzetli Ümmet-i Muhammed olmakla şereflenmiş Mü’min/Mü’mine Muslimanlar olarak yeni bir yıla daha kavuşmak nasîb oldu ELHAMDULİLLAH! ALLAH’ımız, celle şânuhu, daha nice yeni yıllara sıhhatte ve âfiyette kavuşabilmeyi cümlemize nasîb etsin. Âmîn! Kavuşmanın nasîb olduğu her yeni yıl, izzetli Ümmet-i Muhammed...
İslam‘a nispet edilişimizin yani bizim Müslüman olarak anılmamızın mücerret bir isimlendirme olmadığı, tartışılmayacak kadar açık seçik bir durumdur. Mevcut muharref din mensuplarının dinlerine nispet edilişleri ile bizim İslam‘a nispet edilişimiz arasında muhteşem farklar vardır. Onların Yahudi veya Hıristiyan olarak anılmaları,...
Ak Parti, silkinip ülkenin ve milletin refah ve mutluluğunu sağlaması şarttır. Birçok huzursuzluk kaynağı olan sosyal ve ekonomik şartları düzeltmek zorundadır. Sosyal ve ekonomik şartların arasında en önemli sayılacak “haramîler ekonomisidir.” Elbette haramî, haram kavramının izafileştirilmiş bir deyimdir. Harâmî, haydut,...
Mubârek Kur’ân’ın ‘arabîler olarak tanımladığı toplum kesimini ayrıntılı bir şekilde tanımlamaya çalıştım: “Çağdaş büyükşehirlerin öncelikle ve özellikle en iyi eğitim görmüş, en kültürlü, en varlıklı sâkinleri”. Şimdi de bu kesim hakkında ALLAH’ımızn, celle şânuhu, neler bildirdiğine bir bakalım… ‘Arabîler kelimesinin/kavramının...
“Hâlâ için için yardakçılık, hâlâ sinsi sinsi mürâilik (ikiyüzlülük), hâlâ gizli gizli çetecilik… Kaçanlara hâlâ kavuk sallıyorlar, kaçaklara hâlâ meydan hazırlıyorlar… Hâlâ onlara tabasbus (yaltaklanma), onlara riyâ, onlara müdânâ (dalkavukluk yaparak boyuneğiş)… Ben satırların altından muharrirlerin (yazarların) yüreğini okurum, gönülden...
Son 30 yılda birçok Türk Dünyası Şair ve Yazarlar toplantılarına katılma şansımız oldu. Hemen hepsinde, diğer Türk Devletlerinden gelen dostlarımızla ana problemimiz dilde anlaşma sıkıntılarından söz ederek buna çözüm yolları üzerinde duruldu. Orta Asya Türk Devletleri görünürde Türkçe konuştuklarına inanıyorlardı,...
Günümüzde bu ‘arâbilerin kim olduklarına dair sorduğumuz suâlin cevâbını aramaya devam edelim… Bu vesîleyle de “Sebeb-i nüzûl günceldir!” ilkemizi dipdiri ayakta tutarak, hâlâ “târihselci” bir yaklaşım sergilemekte ısrâr eden kardeşlerimize bir selâm daha çakalım! Günümüzde de “kavimlerarası etkileşim”in olumsuz etkileri...
“Yeter artık bre, yeter! Bıktık artık tarihin biteviye tekerrür edip durmasından! Merhûm üstâd Mehmed Âkif de bıkmıştı bu fakîr gibi besbelli: Geçmişten adam hisse kaparmış… Ne masal şey! Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi? “Tarih”i “tekerrür” diye tarif...
Ak Partiyi karıştırmayı ve dolayısı ile Tayyib ERDOĞAN’I itibarsızlaştırmayı hedefleyenler haddi aşmaktadırlar. Bu çıkışlarıyla fitneye sebep olmaktadırlar. Kendilerinde, toplumla paylaşacakları sermayeleri olmayanların en azından kendi pozisyonlarını ayarlamaları gerekir. Haddi aşanların kendilerini dev aynalarında görmemeleri ve vekili oldukları milletin değerlerini göz...
Mirat Haber’imizde okudum: YİNE HEYKEL YİNE CHP Hepimizin malumu olduğu üzere CHP’li belediyelerin hizmet anlayışının başında heykel yapımı geliyor. Kamalist düşünce bunu halka hizmet olarak görüyor olmalı ki, halkın parası olan milyonlarca lirayı heykele harcamaktan çekinmiyor. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı...
Aslında müslüman, parti taraftarı olamaz. Beşerî kitleler ayrışıp partileştikçe müslümanın hizmet alanı daralır. Partileşme kemikleşince dava kapıları kilitlenir. Bugün ideolojik kamplaşmalar, anlatılan demokratik yarış olmaktan çıkmıştır, Bu demokrasi, birbirini ötekileştiren zıt kitleler savaşları tarzını aldı. Yaşadığımız siyasî gelişme manevî değerler...
Meymenetsiz K.K.’nın dipsiz kuyu cehâleti, ibret-i âlem edebsizliği, alabildiğine yüzsüzlüğü-görgüsüzlüğü ile gündemimize taşıdığı ve mağlubiyetinin faturasını kestiği “köylü kesimi” ama kazandığı reyleri kendince överek bağladığı “şehirli kesimi” tarifi gündemimizi işgal ediyor. Ehl-i Kur’ân bir Mü’min Musliman olarak, ELHAMDULİLLAH, her zaman...
Geçtiğimiz yıllarda, eski Tarım ve Köy İşleri Bakanı, Prof. Dr. Sayın Sami Güçlü Bey’in öncülüğünde, “Anadolu Mektepleri”, adıyla bir okuma kervanı oluşturuldu. Bu kervanın bir programına katılma şansım oldu. Sosyal Bilimler Lisesi’nde okuyan öğrencilere, Mustafa Kutlu Beyin hikâyelerini okuma ödevi...
Geçen hafta yazımda hassas bir konuya temas ederek başladım. Yapılan farklı yorumları ilgi ile okudum. Fakat aldığım telefonlardan biri, bana daha anlamlı idi. Bu telefon görüşmesi nedeni ve mantık zeminli bir konuşmaya sebep oldu. Değerli yazar ve sosyal hizmetler gönüllüsü...
Hz. İsmâil (AS), ALLAH’ımızın, celle şânuhu, halîli, yâni “kalbin olanca derinliğiyle bağlanılmış bir dostu” ve munîb, yâni “her zaman ve her durumda, her konuda bilerek-isteyerek hep ALLAH’a yönelen kişi” olma sıfatlarıyla şereflenmiş olan büyük İslâm peygamberi Hz. İbrâhîm’e (AS), duâsının...
Yüce Yaratıcının reddettiğini insana hak olarak gören sapık bir anlayışla siyaset yapmak ülkeyi tamir edilemez felaketlere sürükleyecektir. İnsanlığın tarihinde bunun kahredici hikâyeleri vardır: Lut kavminin felaketi, Nuh Tufanı bunun ibret dersi olarak sunulan örnekleridir. Günümüzde de işte Batı karşımızda; aile...
Mubârek Kurban Bayramı yaklaşıyor… Bilvesîle mubârek Kurban Bayramı’nın anlamı üzerinde tefekkür edelim, yâni sebeplerinden yola çıkarak bir düşünce inşa edelim, etmeye çalışalım… Önce “kurban” kavramına bir bakalım: Türkçemize yerleşmiş, artık iyice kök salıp Türkçeleşmiş olan olan Arabca asıllı “kurban” kelimesinin/kavramının...
Mevlana için bir kesim ısrarla; ‘Moğollara yardım etti’ diye bir suçlamada bulunur. Bu, o günün şartlarını bilmemenin getirdiği bir önyargı olmalıdır. Çünkü böyle bir kefeye oturtulan bu insan onlar için şunları söyleyebilir mi? Bakınız; Fi’hi Ma Fih’de Moğollardan bahsederken...
Bir toplantıda önemle üzerinde durulan bir konu hakkında şikâyet varı konuşmalar yapıldı. Eleştirel konuşmalar tepki şeklinde gelişmeye dönüştü. Hizmet ehli kardeşlerimizden biri meseleden müşteki olduğunu dile getirdi. Tepkilerin konusu, Özlem Zengin adında bir hanımefendi idi. Kim bu Özlem Zengin hanımefendi...
Lisanlar canlı organizmalardır. Dış şartlardan etkilenirler ve zaman içinde onlara uyum sağlarlar. Bu uyum sağlama kimi zaman başka lisanlardan yeni kelimelerin/kavramların ithal edilmesi, kimi zaman da bazı kelimelerin/kavramların zaman içinde anlam kaymalarına uğramaları şeklinde olur. Sözgelimi 15. yüzyıl Türkçesinde “çalışmak”...
Türkiye, ağır bir siyasi kavgadan çıkarak “Türkiye Yüzyılı” idealine doğru yürümeye başlayacak. Umutvar mıyım? Keşke olabilsem! Son yarım asır boyunca, Türkiye’de yönetimi ellerinde tutan devlet erki, ülkeyi büyütme derdinden başka bir şeye odaklanmadı. Bunlar elbette olmalıydı: Yollarımız güzel, köprülerimiz harika,...
07.05.2023 Pazar günü yazımın başlığı, “ASRIN SEÇİMİ VE ÖNEMİ” ve son cümlemizde “Biz Kur’an’a uyalım. İşte o zaman zafer bizimdir!” idi. Gerçekten bu seçim, “asrın seçimi” olduğunu bütün ihtişamı ile ortaya koydu. Tayyib Erdoğan’ı yıkma iddiası ile iktidara gelen Biden...
Öncelikle Ehl-i Kur’an Mü’min/Mü’mine Muslimanları sevindiren bir Reis-i Cumhur seçimini geride bıraktık. ELHAMDULİLLAH Ama şimdi, yine Ehl-i Kur’an Mü’min/Mü’mine Muslimanlar olarak ALLAH’ımızın, celle şânuhu, mubârek en-Nasr sûresinde dillendirdiği o büyük uyarıyı hakkını vererek defalarca yeniden okuyup hatırlamamız sonra hayata geçirmemiz,...
Para, bulunduğu günden buyana insanları köleleştirmiştir. Dikkat eder misiniz? Zaman zaman ‘hazine bulundu’ derler ve gerçekten de bulunur. Bulunanların tamamı da toplu olarak gelir karşınıza. Yani biriktirilmiş para, kullanılamamış, sahibini çürütmüş, ama kendisi mirasçısına da nasip olmadan gelecek nesillere hazine...
Kaderin tecellisi, zamanla seyir sürecinde insan tasavvurlarını ve planlarını yok hükmüne indirir. Nice güçlü azgını zelil ve nice çaresiz mazlumu aziz eder, yüceltir. İslam, Azîz Peygamber Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem ile izzetin zirvesinde başlamıştır. O günden bu güne...
Ehl-i Kur’ân Mü’min/Mü’mine Muslimanlar olarak mubârek Kur’ân konuşmaya başlayınca, biz susar ve pür dikkat dinleriz. Bir başka deyişle, kendi düşünce ve görüşlerimizi susturur, mubârek Kur’ân’ın onları yönlendirip şekillendirmesini ister ve de bekleriz. Bu yaklaşımı benimseyip uyguladığımız zaman mubârek Kur’ân’ın, hangi...
Benim çağdaşlarım, 1950 sonrasında bu ülkenin kimler tarafından nasıl yönetildiğini iyi bilirler. İktidar olmakla muktedir olmanın farkını anlamak için çoğunda sağ iktidarların yönetimde olmasına rağmen, devlet kadroları tek parti mütegallibe kadrosundan temizlenemediği bilmek gerekir. Bu kesimin sosyal muhayyileye etkisine bakın...
Geçen birkaç asırlık süreçtir müslümanlar, İslamî alanlarda belirsiz, kararsız ve hedefsizdirler. Kur’an’ı okudukları halde, ahkâmına yaklaşmadıkları bilinmektedir. Yine de müslümanlar bunca zaman süresince boş durmuyor, bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. Müslümanların çalışma alanlarının başında elbette Kur’an olması gerekir. Fakat Kur’an’ın ahkâmını...
Hâl-i hazırda içinde yaşadığımız, daha doğru bir deyişle içine sürüklendiğimiz o pis kokulu ve zehirli toplumsal/politik (Siyâsî değil ha! Çünki siyâset hakkıyla uygulandığında böyle rezillikler asla ortaya çıkmaz/çıkamaz! Bu konuyu ayrıca ele alacağım İNŞAALLAH!) bataklığın şâhidi olup ve Ehl-i Kur’ân...
Şöyle kendimize yukardan bir bakalım: İnsanız, aciziz, zayıfız. Bir dakika, hatta bir an sonra ne olacak, bilmiyoruz. Gözümüzün gördüğü alanın haricinde neler oluyor görmüyoruz. Kulağımızın duyduğu şeyler sınırlı… Gücümüz, kuvvetimiz sınırlı… Bütün bunlarla birlikte arzularımızın, isteklerimizin haddi hesabı yok....
Kubbeler, sipahilerin miğferi gibiydi. Minareler ise mızraklarıydı sanki. Kubbenin üzerine oturduğu, besleyici kubbelerde ve duvarlarında yer alan onlarca penceresinden içeriye sızan güneş, dışındaki karanlığı içindeki renk cümbüşüyle öylesine derin bir uhreviyete çeviriyordu ki, bunun atmosferinde hırsın erimemesi mümkün değildi. Burada...
İslam sayesinde biz bin yıl şan ve şerefle yaşamışız. Türk milleti İslam ile buluşunca büyük güç olmuş, büyük devletler kurmuş ve büyük fetihler yapmıştır. Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem peygamberlik görevi verilince ehli kitap kıskançlık illetine tutulmuştu. Daha sonra...
Bir televizyon kanalının konuğu, Huricihan İslamoğlu çok ilginç bir değerlendirmede bulundu. Amerika’da görev yapan İktisat Sosyoloğu İslamoğlu’na programı yöneten gazeteci Oral Çalışlar bir soru yöneltti: “Siz de benim gibi laiksiniz ve sol bir mahalleden geliyorsunuz. Türkiye’de laik kesim ile dindar...
Altmış küsur yıl oldu İstanbul’dayım. Altmış ihtilalini İstanbul’da yaşadım. Nice entrika ve nice mağduriyetlerin iliğine kadar şahidiyim, hepsi hafızamdadır. Bu konu çok su götürecek bir süreçtir. Altmış ihtilalin birey bazında en büyük mağduru halk tarafından çok sevilen Başvekil Merhum Adnan...
Yeşeren Umutlarım 27 Ocak 2017 Cuma sabahı telefona erişim günümüz. Telefon görüşmesi için hazırlanıp heyecanla gardiyanları beklemeye başladık. İlk telefon görüşmesinden bu yana ha bugün ha yarın çıkarım derken 15 gün daha geçmişti. Dakikaların adımlarını çok nazlı attığı, bir saatin...
“Âşıka Bağdat Sorulmaz; / “O dağları aşar gider!” Nereden esti bilmiyorum böyle bir gurbet rüzgârı yakaladı duygularımı? Bunu derken “âşık mısınız?” diye bir merak yoklaması yapabilirsiniz. Hayır değilim. Yalnız o eski yakıcı aşkları kaybettiğimizin hüznünü yaşıyorum. Geçenlerde bir dostum torunundan...
Evet, asrımızda çok derdimiz var, çıkmazlarımız yaygın, büyük davamızdan bağlarımız kopuktur. Fakat bizim inancımızda ümitsizliğin yeri de yoktur. Tahribat beşerî mülahazalarının çok üstündedir. Telafisi çok meşakkatlidir. Dedesinin mezar taşı yazısını okuyamayacak kadar büyük davadan koparılmış nesiller bunalımdadır. Bizi, biz yapan...
Geçen yazımda izzetli Ümmet-i Muhammed olarak paramparça parçalanmış olmamız felâketine değinmiştim. Kısa bir girizgâhtan sonra bu korkunç durumdan bir an önce kurtulmak için neler yapmamız gerektiğini, yine mubârek Kur’ân’dan yola çıkarak arz etmeye çalışacağım. * * * ALLAH’ımız, celle şânuhu,...
RUBAİ “Yanmış nice kalplerden gelirse sesin, Güller beni ilhamlarla bestelesin. Bayramları sonsuz aşk için severim; Senden Sana dönmektir duam bilesin!” “Bayram”, bizim kültürümüzün mihenk taşlarından birisidir. İslam’ın sosyal statüsü bayramlarda kendisini gösterir. Bu bakımdan, Bayram’ın İslam âleminde özel bir yeri...
Bir fıtır bayramını daha idrak ettik. Nice güzellik ve nimetleriyle şereflendik. Bütün yakınlarımın, dostlarımın, ehli İslam’ın ve tüm ümmeti Muhammed’in ramazan bayramlarını tebrik ediyorum. Rabbimizden ümmetin uyanışına vesile olmasını diliyorum. İslam âleminin bu büyük bayramının tahminler üstü çok önemi vardır....
Bandırma Cezaevine ilk girdiğim günlerde koğuşta kalan yedi kişiden dördü FETÖ sempatizanıydı. Ancak cezaevi koğuşlarındaki tutuklu/hükümlü sayısı sabit kalmıyor, sürekli değişiklik gösteriyordu. Kaldığım süre içinde başka cezaevlerinden veya koğuşlardan naklen gelen ve giden ile tahliye ile hürriyetine kavuşanlar olduğu için...
Son yıllarda Batı’da ihtida olayları artmaya başladı. Bunların önemli bir kısmının ihtida sebeplerini araştırıp derledim ve yayına hazır bir kitap haline getirdim. Orada, hemen tamamına yakınının İslam’a yönelişlerinin önündeki en büyük engelin, televizyonlarda ve diğer medyada kuruluşlarında İslam’a yönelik kasıtlı...
İslam, insan tasavvuru üstü sâde bir hayat sistemidir. Beşerî sistemler net değil, istikrarı yoktur. İnsanı maddesi ve manası ile tatmin edecek özelliklere sahip değildir. İnsanın kalbî ve ruhî değerlerini önemsemez. Kalbin işleyiş sistemini ve ihtiyaçlarını devre dışı bırakır. Kalbin ayarı...
Bir İç Gözlemle Gülen Teşhisi Geçen haftaki yazıma “Tutuklular hangi sıkıntıları yaşarlarsa yaşasınlar FETÖ koğuşlarının tek tabusu Fetullah Gülen’i eleştirmemekti. Yapılan pek çok hatayı dile getirseler de bu hataların faturası genellikle “cemaat” içinden birilerine kesiliyor ama çıbanbaşı Gülen hep suçsuz...