Prof. Dr. Adnan Ziyalar’ın, 1989 yılında Devlet Bakanlığı ve Erciyes Üniversitesi tarafından düzenlenen “Türk Toplumu ve Gençlik Sempozyumu” nda sunduğu “Aile-Gençlik İlişkileri” isimli tebliği. Geçen haftaki yazının devamı. g. Otorite kaybı, Aile-genç iletişimini olumsuz etkileyen çok önemli bir unsurdur. Atavik...
“Aile-gençlik ilişkisi”, dün olduğu kadar bugün de toplumumuzun en önemli sorunlarından biridir ve sorun olmaya da devam etmektedir. Bu sorunun tek değil, bir çok sebebi bulunmaktadır. Bu sebepler, çok iyi araştırılıp iyi tahlil edilmedikçe, doğru bir teşhis konulamamakta, doğru teşhis...
Zihniyet, “bir toplumda o toplumu oluşturan fertlerdeki düşünme biçimi, yöntemi ve anlayışını” ifade eder. Diğer bir deyişle “zihniyet, yerleşik düşünce kalıpları, değer yargıları, alışkanlıklar ve kültürel değerler gibi birçok değişkenin etkileşimiyle oluşan bir düşünme tarzıdır.” Bu düşünce tarzının temeline...
İnsan onurunu yaralayan, saygısını, şerefini ve itibarını sarsan “iftira”, “Çamur at izi kalsın” anlayışına dayanır. Zira iftira, “Bir kimseye asılsız olarak suç, günah yahut kusur sayılan bir söz, davranış veya nitelik isnat etmek” demektir. Bu anlamın, Kur’an’daki karşılığı, “ifk” ve...
İnsan; akıl, irade ve vicdan gibi yetilerle donatılmış sorumluluk sahibi sosyo-kültürel bir varlıktır. Bu sorumluluğun ayet ve hadislerdeki karşılığı ise “mes’ul” kavramıdır. Ancak Ahzâb suresinin 72. Ayetinde söz konusu bu sorumluluğun “ emanet” kavramıyla ifade edildiği de görülmektedir. Nitekim bu...
Kur’ân denilince ne anlıyoruz, zihnimizde ne gibi anlamlar canlanıyor? Zihnimizde canlanan bu anlamların, Allah tasavvurumuzla bir ilişkisi var mı? Varsa bu ilişkinin niteliği nedir? Bu sorulara tarihi süreç içinde verilen cevaplara bakıldığında Kur’ân tasavvurlarımızda bir problemin olduğu anlaşılıyor. Nitekim bu...
Sosyal ve ilmî faaliyetlere katılan insanların, daha çok neye önem verdiklerini ve odaklandıklarını hep merak etmişimdir. Bu nedenle de iştirak ettiğim ilmî toplantılarda ve sosyal içerikli faaliyetlerde buna özellikle dikkat ederdim. Yaptığım genel gözlemlerden edindiğim intibaa, kimi dinleyicilerin konuşmacıların kimliğine...
Her çağın kendine özgü sosyal, kültürel, siyasî, iktisadî ve dinî sorunları olmuştur. Bu sorunlardan her biri, diğerlerini de etkilemiş ve karmaşık bir ortamın oluşmasına zemin hazırlamıştır. Dolayısıyla her mezhep veya grup böyle bir ortamda , kendi dinî yorumlarını ve düşüncelerini...
Tıp ilmi, İslâm dini gelinceye kadar, bir takım sağlık kaidelerinin ve tecrübelerinin bir sanat olarak değerlendirildiği, tabiplerin usta-çırak usûlü ile yetiştirildiği ve dar anlamda hastalara çare arandığı bir meslekti. Fakat İslâm dini ile birlikte tıp ilmi, birden bire evrensel boyutlara...
Kur’ân’da insanların yaşadıkları tecrübelerle ilgili olarak yer alan bilgiler, tabiî ve sosyal kanunları da içerir. Kur’ân bunu, “sünnetullah” kavramı ile ifade eder. İnsanoğlu ise , kainatta var olan bu tabîî ve sosyal kanunları, keşfetmeye, deneyimleri ile öğrenmeye ve açıklamaya çalışır....
Kur’ân’ın kendisine özgü bir dil yapısı ve üslubu mevcuttur. Lafızların seçilişi, dizilişi ve seçilmiş lafızlarla anlamların aktarılış biçimi, Kur’ân’ın eşsizliğini/ hem îcazını, hem de i’câzını ortaya koyar. Çünkü o, kaynağı itibariyle Allah’ın sözüdür ve her yönüyle mükemmellik taşır. İslâm hukukçularının...
Kur’an’ı anlamada kullanılan mantık türü ile ilgili olarak görüş beyan eden ve bu konuda Aristo mantığına eleştiride bulunan bir çok bilim adamının olduğu görülmektedir. İmam Şâfiî, bu konuda ilk görüş beyan edenler arasında yer alır. Nitekim o, Aristo mantığının, Yunancanın...
İmam Gazzâlî, İslâm düşünce sistemine ve dinî ilimlere damgasını vuran nâdir şahsiyetlerden biridir. Çok yönlü ve renkli bir ilmî kişiliğe sahip olan Gazzâlî’nin en belirgin özelliği, dinî ilimlere yeni bir çehre kazandırması ve bu alanda yenilikçi bir anlayışa sahip olmasıdır. ...
Anılar, gelecek nesillere aktarılan en değerli kültür hazinelerimiz arasında yer alır. Zira sürekli değişim ve dönüşümün yaşandığı günümüz dünyasında gençlerimiz, bir önceki neslin yaşadıklarını yaşamıyor, bilakis yenilenen ve gelişen hayat şartlarına göre hayatlarını yaşıyor ve yaşamak istiyor. Bu genç nesil,...
İbadetler, Allah Teâlâ’nın koyduğu kurallara ve Hz. Peygamber’in uygulamalarına göre sırf Allah rızası için yapılan ve faydası da yapana ait olan kulluk göstergeleridir. Dolayısıyla kulluğun Allah’a dönük yönüne ibadet, insana dönük yönüne ahlak ve yeryüzüne dönük yönüne ise halifelik adı...
Sevgi, “İnsanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu” diye tanımlanır. Bunun için de yönlendirilmesi ve geliştirilmesi gereken bir duygudur. Bu yönlendirme sayesinde Allah sevgisi, anne-baba sevgisi, eş ve çocuk sevgisi, vatan ve millet...
Merak, insanda fıtrî bir duygudur ve “ Bir şeyi anlamak veya öğrenmek için duyulan istek” demektir. Bu nedenle insan, merak ettiği şeylerin aslını ve iç yüzünü bilmek ve öğrenmek ister. Zira “İnsan, özne olarak bilen bir varlıktır, bilmek ister… Kendini...
Şükür, insanın “Allah’tan veya insanlardan gelen nimet ve iyilikten dolayı minnettarlığını ifade etmesidir.” Ni’met de “bedel gözetilmeksizin yapılan iyilik” demektir. Tahdîs-i ni’met ise bir şükür ifadesi olarak “yapılan iyiliği anlatma” anlamını ifade eder. Dolayısıyla bir iyilikte, biri iyilik yapan,...
“Kur’an-bilim ilişkisi”, sahası, sınırları ve konusu, genellikle lehinde ve aleyhinde olanların oluşturduğu kısmen fikrî ve kısmen de duygusal bir zeminde ele alınıp tartışıldığı için, sağlıklı fikrî bir zemine yeterince oturtulamamış gibi bir görünüm arz eder. Özellikle Din ve dünya ayrımının,...
“Türkiye’de insanlar 6 saat televizyon izleyip 3 saat internete girerken sadece 1 dakikasını kitap okumaya ayırıyor. Kitap okumak Türk insanının ihtiyaç listesinde 235. sırada yer alıyor. En fazla kitap okuyan ülkelerin başında yüzde 21 oranıyla İngiltere ve Fransa var. Bun...
Biri miyop, diğeri de hipermetrop olmak üzere iki önemli göz kusurundan söz edilir; bunlardan miyobun uzağı; hipermetrobun ise yakını iyi görememe kusuru olduğu bilinir. Dolayısıyla sadece yakını iyi görüp uzağı iyi görememek veya uzağı iyi görüp yakını iyi görememek, sağlıklı...
Bazı insanlar vardır,“ İşim rast gitmedi” der, üzülür. Bazı insanlar vardır, “Allah yardım etti, işim kolay oldu” der, sevinir ve şükreder. Kimi insan da Allah’ın yaratılışta kendisine verdiği akıl, zeka ve diğer yetilerini görmemezlikten gelerek, başarısını tıpkı Karun gibi elde...
İnsan, sâdece fizyolojik ihtiyaçlarının değil, aynı zamanda psikolojik ihtiyaçlarının da karşılanmasını ve kendine ait anlamlı bir hayatın olmasını ister. Anlamlı hayat, genellikle mutluluk içinde geçen hayat olarak algılanır. Zira insanoğlu, keder, elem ve acılardan ne kadar hoşlanmazsa; sevinç, mutluluk ve...
Ölen insanlara ait ruhların, zaman zaman dünyaya geldiği inancının, çok eskilere dayandığı ve bir hayli de yaygın olduğu görülüyor. Nitekim kimi insanların, “ölümden sonra ruhun yeniden insan bedenine girerek dünyaya tekrar gelmesi” demek olan reenkarnasyona/ tenasühe inandıkları; kimi...
Bir akademisyen olarak girdiğim sınıflarda öğrencilerime her zaman “Sorunuz var mı?” derdim. Bir gün yine bu soruyu sorduğumda, öğrencilerimden biri, “ Hocam, her defasında sorun var mı, sorun var mı diye, niye sorup duruyorsunuz? Siz bizim bir sorumuzun olup olmadığını...
Tarım toplumunun sosyo-ekonomik ve sosyo-politik yapısının, sosyolojik tanımıyla “cemaatçi toplum” modeline, sanayi ve bilgi toplumlarının sosyo-ekonomik, sosyo-politik yapısının ise “cemiyetçi toplum” modeline dayandığı; ekonomik, dinî ve siyasî alanlardaki yönetim biçimlerinin, kültür ve medeniyetlerin de bu yapıya uygun olarak şekillendirildiği görülüyor....
Toplum içinde yaşamak zorunda olan insanın, sosyal, kültürel, siyasî, iktisadî, dinî vs. gibi bir çok alanda genel geçer anlayışlarla belli bir oranda uyum içinde olduğu, fakat kendine özgü bir hayat tarzının da bulunduğu görülüyor. Bu hayat tarzı, kimi insan için...
Haya, “utanma, sıkılma, ar, namus, edep” olarak tanımlanır, bir başka ifade ile “Nefsin çirkin davranışlardan rahatsız olup onları terk etmesi” demektir. Nurettin Topçu bu duyguyu, onurun, haysiyetin insandaki bekçisi olarak, ifade eder. Ona göre “ Bu duygu sayesinde insan hem...
2002 yılıydı. Diyanet İşleri Başkanlığı’ nın irşat ekibine dâhil olarak hacca gitmiştim. Mekke’de fetva ekibi ile birlikte irşat ekibine, alanı hayli geniş bir büro tahsis edilmişti. İrşat ekibi olarak çoğu zaman görev haricindeki zamanlarımızı burada geçiriyor, dinî ve ilmî sohbetlerde...
Tarihi süreç içinde “Din nedir?” sorusu hep sorulmuş, bakış açılarına ve yaklaşım tarzlarına göre farklı din tanımları yapılmıştır. Nitekim dini,” Akıl sahiplerini Peygamberin bildirdiği gerçekleri benimsemeye çağıran ilâhî bir kanun” olarak tanımlayanların yanında ; “Akıl sahibi şuurlu insanları, irade...
İnançlarımızı oluşturan, referanslarımızdır, hatta bundan öte o referanslarımızı anlama ve yorumlama tarzımızdır. Zira anlama ve yorumlama tarzımız, nasıl düşündüğümüzü ve nasıl anladığımızı tayin ve tespit eder. Bu nedenle doğru bir din anlayışı için doğru bir Kur’an tasavvuruna ve doğru bir...
İnsan, kendini motive edecek duygulara, varlıkları algılayacak duyu organlarına, akıl, zekâ ve irâde gibi yeteneklere sahip olan, sosyal bir varlıktır. Bu fıtrî yapısından dolayı da insan fizikî, sosyal ve psikolojik olaylardan etkilenmekte ve hangisinden daha fazla etkilenmiş ise, davranışlarını da...
Her medeniyet, kendi değerleri üzerine kurulur ve yükselir. Aslında medeniyet bir değerler sistemidir. Zira her medeniyetin temelinde mutlaka bir kültür mevcuttur. Bu nedenle kültürsüz bir medeniyetin varlığından söz edilemez. Her ne kadar medeniyetlerin bazı ortak yanları olsa da, farklı yanları...
Ferid Kam, yakın dostu Mehmet Âkif’e yazdığı 30 Mayıs 1913 tarihli mektubunda, “İhtimal ki ‘san’at san’at içindir; san’attan maksat yine san’attır, san’atta dinî, ahlâkî siyasî bir gâye aramak abestir’ diye senin mesleğine i’tirâz edenler, onu hoş görmeyenler vardır. Fakat o...
Duygu, düşünce ve fikirler, kavramlarla ifade edilir. Her kavramda ise iki özellik bulunur. Bunlardan birincisi, o kavramın seçikliği, diğeri ise açıklığıdır. Kavramın seçikliği, var olanı diğer var olandan ayıran niteliktir. Bu nitelik, çerçeve olarak var olanın ifadesidir. İnsanı attan, nehri...
Hayat felsefesi, hayatı “anlama ve algılama” tarzımıza göre “niçin, neye göre ve nasıl yaşadığımızın bilincinde olmak” demektir. Daha açık bir ifade ile hayatımızı hangi kriterlere göre niçin ve nasıl yaşıyoruz? Sorularına vereceğimiz samimi cevaplar, bize bir hayat felsefemizin olup olmadığını...
Hacca giden bir Karadenizli, Kâbe’nin karşısında oturup namaz vaktini beklerken, kafile başkanı olan müftüye, Hz. Peygamber’in kaç defa hac yaptığını sorar; müftü de, “Bir defa” der. O hacı bir müddet sukut edip derin derin düşündükten sonra müftüye yönelerek, “Hocam, Peygamberimizin...
Tarih boyunca düşünürler ve bilim adamları, “insan” ı yani kendisini tanıma ve tanımlama gayreti içinde olmuşlardır. Nitekim kimine göre insan, “hayvan-ı nâtık / konuşan canlı”; kimine göre “düşünen canlı”; kimine göre “eşref-i mahluk/yaratılmışların en şereflisi”; kimine göre “ homo ekonomikus/...
Kur’an’ın, tenzil döneminde hayatın merkezinde yer aldığı; tenzil sonrası dönemlerde ise Kur’an’la birlikte rivayetlerin de yer almaya başladığı ve özellikle bazı rivayetlerin düşünce sistemlerinin oluşumuna da önemli katkı yaptığı görülüyor. Bunun en belirgin örneğini de “yaratılış” konusundaki rivayetler oluşturuyor. Dolayısıyla...
İman, varlığı itibariyle güvene dayalı derunî bir eylemin adıdır. Dolayısıyla da onda zorlama olmaz, zorlama ile inanan kişi ise“ mümin” değil, “münafık” olur. Bu nedenledir ki Kur’an, “İsteyen inansın, isteyen inanamasın” der. İmanda önemli olan inanılan şeyin/objenin ne olduğudur; zira...
Kıssa, sözlük tanımıyla hikaye demektir, Kısasu’l Kur’an/ Kur’an kıssaları” ise kısaca “Kur’an’da yer alan peygamberler ve kavimleriyle ilgili yaşanmış hayat hikayeleri” ni ifade eder, az da olsa peygamber olmayan bazı kişilerin hikayelerinden de söz edildiği görülür. Bunlar arasında önemli bir...
Kıssa, sözlük tanımıyla hikaye demektir, Kısasu’l Kur’an/ Kur’an kıssaları” ise kısaca “Kur’an’da yer alan peygamberler ve kavimleriyle ilgili yaşanmış hayat hikayeleri” ni ifade eder, az da olsa peygamber olmayan bazı kişilerin hikayelerinden de söz edildiği görülür. Bunlar arasında önemli bir...
Müslüman, hayatını yaşarken karşılaştığı bütün olaylarda ve yapacağı bütün davranışlarda kendisine yol gösterecek dinî bir ölçüte sahip olmak zorundadır. Bunun için de kendisi için bir bilgi objesi olan Kur’ân’a yönelmesi ve onun verdiği bilgileri, önerdiği kural ve ilkeleri öncelemesi gerekmektedir....
Ramazan, kamerî takvimdeki dokuzuncu ayın adıdır. Kur’an’ın indirildiği dönemde kamerî ay takvimi kullanıldığı için bu ayın, diğer aylara göre bir ayrıcalığı olmuştur. Ramazan ayının sahip olduğu bu ayrıcalık, bir zaman dilimi oluşundan değil; bu zaman diliminde meydana gelen önemli olaylar...
Müesseseler, içinde doğdukları milletlerin ihtiyaçlarının ve duygularının bir sonucudur. Yani her kuruluş, mutlaka bir ihtiyaçtan doğar. Bu nedenle bir müesseseyi tahlil etmek istediğimiz zaman, ihtiyaç kavramını, mutlaka dikkate almak zorundayız. Sosyal bilimler, ihtiyaç kavramını biyoloji ve psikolojiye borçludur. Biyolojide ihtiyaç...
Empati, “Bir insanın kendisini karşısındaki kişinin yerine koyarak, olaylara onun bakış açısıyla bakmaya çalışması”, ya da “Karşısındakinin duygu ve düşüncelerini doğru olarak anlaması ve hissetmesi” olarak tanımlanır. Daha açık bir ifade ile empati, bir kişinin kendisini muhatabının yerine koyarak onun...
Prof. Dr. Celal Kırca Cehâlet, insanı duygularının ya da duyduklarının esiri yapan etkenlerin başında yer alır. Bu nedenle kimi insan, görece bir cehalet dünyasında yaşadığı için neyi ne kadar biliyorsa onu gerçek zanneder ve onun haricindeki hakikatleri öğrenme zahmetine katlanmaz,...
Toplum hayatında inanılan gerçekliğin yanında, bir de yaşanılan gerçeklik söz konusudur. Güncel değerler olarak da bilinen yaşanılan gerçeklik, toplum hayatında zaman zaman ortaya çıkan, yükselen veya alçalan değerleri ifade ederler. Dolayısıyla her insan, bir şekilde dinî hayatını yaşarken sosyal, kültürel,...
Dinî kültürümüzde kitap denilince insanların aklına “Kur’an” gelmekte, zaman zaman bazı vaizlerin de “kâinat kitabı”n dan söz ettikleri görülmektedir. Kur’an’da kâinatla ilgili bazı bilgiler yer alsa da, “kâinat kitabı” ifadesi yer almaz. Buna karşılık vahye dayalı kutsal kitaplarla birlikte bir...
Ünlü bir düşünür, “insan, insan olarak doğmaz, insan olunur” der. Bunun anlamı, insanın olgunlaşmış bir varlık olarak dünyaya gelmediği, fakat olgunlaşma potansiyeline sahip bir varlık olarak dünyaya gelmiş olduğudur. Bu nedenle insanın olgun bir varlık olabilmesi için, “olma” sürecini yaşaması...
Bazı insanlar, çoğu kere takdir ve teşekkürlerinde cimri; tenkitlerinde ise ifrata varacak ölçüde cömerttirler, dolayısıyla da tenkit adı altında hakaret ettiklerinin farkında bile olmazlar. Takdir, bilindiği gibi “Bir sözü ya da davranışı beğenmek ve bunu karşı tarafa bildirmek”; tenkit ise...
Her davranışın temelinde mutlaka psikolojik, sosyolojik ya da dinî bir etkenin varlığından söz edilir. İnsanın sorumluluğu da bu kurala tabidir. Bu sorumluluğu Yüce Yaratıcı, Ahzab suresinin 72 .ayetinde “emaneti” göklere, yeryüzüne ve dağlara teklif ettiğini, ama onların bu emaneti yüklenmekten...
İnsanın erdemli davranışlardan biri de olduğu gibi görünmesi ve göründüğü gibi de olmasıdır. Bu nedenledir ki Mevlana “Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol” deme ihtiyacını hissetmiştir. Türkçe’ de olduğu gibi görünmemeye, iki yüzlülük deniliyor, “dürüst olmama” yı,...
Sevgiyi, dostluğu ve bağlılığı devam ettirmenin, kısaca bu bağlılığı sürekli kılmanın adına “vefa” deniliyor; dolayışıyla da sevginin dostluğun, bağlığın, minnettarlığın ve sadakatin de en temel göstergesi olarak kabul ediliyor. Vefa, tıpkı sevgi de olduğu gibi bir projektöre benziyor, kime yöneltilmiş...
“Konfüçyüs’e “Bir ülkeyi idare etmeye çağrılsaydınız, yapacağınız ilk iş ne olurdu?” diye sormuşlar. O da “İşe önce dili düzeltmekle başlardım. Çünkü dil bozulursa kelimeler, düşünceleri iyi anlatamaz. Düşünceler iyi anlatılmazsa, yapılması gereken işler yapılamaz. Görevler gereği gibi yapılmazsa, töre ve düzen...
İnsan, içinde yaşadığı sosyal, kültürel ve dinî şartlara göre bazı konulara daha fazla önem ve değer verme ihtiyacı hisseder. Çağlara göre şartlar değiştikçe, konulara verilen önem ve değerlerde de değişimler olur. Nitekim İslâm’ın ilk yüz yıllarında Müslümanların, dinî kavramların anlamları...
Bazı kavramlar vardır, anlaşılması kolaydır; insanlar onları anlamak için fazla zorluk çekmezler. Somut kavramlar, genellikle bu gruba dahildir. Bazı kavramlar vardır, anlaşılması o kadar kolay değildir, hatta zordur. Bunların başında ise soyut kavramlar, özellikle de Kur’an’ın “müteşabih” diye tanımladığı kavramlar...
Genel bir Kur’an kültürü ve bilgisi elde edebilmek için meal okumak, gerekli ise de ayetlerin ne demek istediğini anlamak için yeterli değildir. Daha açık bir ifade ile meal, her ne kadar Kur’an’ın ne dediğini ana hatlarıyla bize sunan temel kaynağımız...
“Anlama”, insan hayatındaki en temel sorunlardan biri olma özelliğini hep korumuş ve korumaya da devam etmektedir. Zira bir çok sebeple insan, duyduğunu ya da okuduğunu tam olarak anlayamamakta veya eksik anlamaktadır. Mevlana bu gerçeği, “Söylediğin, karşındakinin anlayabildiği kadardır” sözüyle ifade...
Prof. Dr. Celal Kırca Her insan, başkaları tarafından sevilip sevilmediğini az-çok bilir ya da hisseder. Zira insanlar, ya davranışlarıyla ya da sözleriyle sevgilerini ifade ederler, bu nedenle insan sevilip sevilmediğini bir ölçüde anlama imkanı da bulur. Fakat insan, Allah Teâlâ’nın...