“Toplumsal bir varlık olarak insana özgü olan belirti, nitelik ve özelliklerle birinin belirli bir kimse olmasını sağlayan koşulların tümü” olarak tanımlanan kimlik, “Kim?” sorusunun cevabı olarak da açıklanabilir. Kişilik ise “Bir kimseye özgü belirgin özellik; tinsel ve ruhsal niteliklerin tümü;...
Allah Teâlâ, Hz. Peygamber’den insanlara “Bana, dini Allah’a has kılarak O’na kulluk etmem emredildi” demesini ister, o da hiç şüphesiz bu emrin gereğini yerine getirir ve ümmetine örnek olur. Hz. Peygamber, bir gün namaz kılmak amacıyla Kâbe’ye gelir ve etrafına...
İnsan, bir haberi ilk defa duyduğunda ne yapar? Genellikle duygularına, bilgi birikimine, ön yargılarına veya ideolojik tavrına ve bakış açısına göre ya kabul, ya da ret eder. Bununla birlikte meslek icabı basın mensuplarının dışında çok az insan, haberin kaynağını araştırma...
Ön yargı, insanın davranışlarını etkileyen önemli faktörlerden birdir. “ Bir kimse veya bir şeyle ilgili olarak belirli şart, olay ve görüntülere dayanarak önceden edinilmiş olumlu veya olumsuz yargı, peşin yargı, peşin hüküm, peşin fikre” ön yargı denilmektedir. Bir başka...
Prof. Dr. Celal Kırca Atalarımız, edindiği engin tecrübelerin neticesinde, “Balık baştan kokar” sözüyle, toplumdaki bozulmanın, ahlakî çöküşün, her türlü yozlaşmanın, aşağıdan değil yukarıdan; alttakilerden değil, üsttekilerden başladığını ifade etmişlerdir. Kur’an da bize bunun bir sosyal gerçeklik olduğunu haber verir. Nitekim...
Kur’an-ı Kerim’de Peygamberlerin, görevlerini insanlardan her hangi bir ücret almadan yaptıkları anlatılır. “Sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalnızca âlemlerin Rabbine aittir” ayeti ve benzeri diğer ayetler bunu ifade eder. Ayrıca isim zikretmeksizin bazı sahabîlerin,“Biz sizi yalnız Allah rızası için...
Prof. Dr. Celal Kırca Kur’an, Müslümanın zorunlu ve gönüllü olarak yapması gereken yardımlardan söz eder ve bunları da, zekat, infak, sadaka ve karz-ı hasen olarak açıklar. Karz, “Geri ödenmek üzere verilen mal veya birine ödünç/borç verme” demektir. Karz-ı hasen ise,...
Prof. Dr. Celal Kırca İnsan, bu dünyaya bir aileye, bir topluma, bir coğrafyaya ve bir tarihe aidiyeti ile gelir. Zamanla içinde yaşadığı toplumun kültürü ve dini ile tanışır; ilgisi ve bilgisi nispetinde de bunlarla olan ilişkisini geliştirir. Bu da onda...
Prof. Dr. Celal Kırca Değer, “Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, kıymet” olarak tanımlanır. Önem ise,” Bir şeyin nitelik veya nicelik bakımından değerli olma durumu, ehemmiyet” demektir. Kısaca değerli olanla önemli olan arasında ince bir farkın olduğu görülür. Daha...
Prof. Dr. Celal Kırca “İsraf haramdır” deyip de, bu sözün gereğini yapmayan nice Müslümanın varlığına şahit oluyoruz. Ne demek istediğimi daha iyi anlatabilmem için Prof. Dr. Saffet Solak Bey’in Amerika’da master yaptığı yıllara ait bir anısı nakletmek istiyorum. Saffet...
Prof. Dr. Celal Kırca Allah Teâlâ, “Sabırlı yirmi kişinin iki yüz, sabırlı yüz kişinin bin kişiyi yendiğini/yeneceğini” söyleyerek, inancın/imanın gücüne dikkatimizi çeker. Bunun pek çok örneğini tarih sahnesinde ve günlük hayatta görmek mümkündür. Bilindiği gibi tıpta da “Plasebo etkisi” adı...
Günlük konuşmalarımızda zaman zaman "Yanlış anlaşıldım", "Onu kastetmemiştim", "Onu demek istememiştim" vb. sözlerin sıkça söylendiğine şahit olmuşuzdur.
İslamiyet dinimizi doğru anlamak için Aristo mantığı da denen ikili değerli temel mantık yetersiz kalabilir. Yazarımız Prof. Dr. Celal Kırca'nın görüşü.
Doğru ve sağlıklı bir din anlayışı, ancak doğru bir peygamber anlayışına, doğru bir peygamber anlayışı da doğru bir Kur’an tasavvuruna, doğru bir Kur’an tasavvuru da doğru bir Allah tasavvuruna bağlıdır.
Prof. Dr. Celal Kırca “Hak” kavramı, “gerçek, sabit ve doğru olmak, gerekmek, bir şeye yakînen muttali olmak, sabit, doğru, varlığı kesin olan şey” anlamlarına gelir. Varlığı kesin ve mutlak gerçek olduğu için Allah’ın bir adı da “Hak” tır ve “Cenab-ı...
Dün olduğu gibi bugün de sıkıntılara ve çalkantılara maruz kalan sosyal yapımız ve sosyal hayatımız, bütün olumsuzluklara rağmen yıkılmadan ayakta durabiliyorsa, bunu -büyük - ölçüde- insanı iyiliğe sevk eden İslam’ın, “infak” anlayışına borçludur. Çünkü ...
Çevremizi kirletmemeli, yakmamalı, yıkmamalı, tahrip etmemeli, kurulu düzeni bozmamalı, çevre kirliliğine neden olacak davranışlardan uzak kalmalıyız. Onun için tabiatı ölçülü ve dengeli kullanmalı, temiz tutmalı ve bu konudaki ahlakî sorumluluklarımızı yerine getirmeliyiz. Dolayısıyla ekolojik dengeyi korumak için hayvan...
Prof. Dr. Celal KIRCA Yüce Yaratıcı, yarattığı kulunu elbette en iyi bilendir. En iyi bildiği içindir ki insanın fıtratında “minnet” duygusu ile birlikte “nankörlüğün” de bulunduğunu ifade ederek, “Biz insanı karışık bir sudan( döllenmiş yumurtadan) yarattık. Onu halden hale, şekilden...
Kur’an-ı Kerîm, muhtevası ve kapsadığı konular itibariyle, kurallar emredici, ahlakı güzelleştirici ve insanları hidayete erdirici bir mahiyet arz eder, Bu nedenledir ki, onun muhatabı, her yönüyle insandır.
Prof. Dr. Celal Kırca Aile, cinsiyet farkı olan iki kişinin, hayatlarını bir ömür boyu birleştirmek üzere kurdukları kurumun adıdır. Her kurum gibi ailenin de dayandığı bir takım temel değerler mevcuttur. Bu değerler arasında kültürel, hukuki, ekonomik, sosyal ve psikolojik olanları...
Prof. Dr. Celal Kırca Müsâmaha, aile başta olmak üzere toplumda bir arada yaşamayı sağlayan temel değerlerden biridir. “Kolaylık göstermek, yumuşak davranmak, hatayı görmezlikten gelmek” anlamlarına gelir. Günlük dilde ise daha ziyade Farsça kökenli bir kavram olan hoşgörü kullanılmaktadır. Hoş...
Prof. Dr. Celal Kırca Allah Teala,“Kendilerine açık deliller geldikten sonra ihtilaf edenler ve tefrikaya düşenler/ayrılanlar gibi olmayın”; “Toptan Allah’ın ipine sarılın, tefrikaya düşmeyin”, “Şüphesiz bu, benim dosdoğru yolumdur. Buna uyun. (Başka) yollara sapmayın. Zira o yollar sizi Allah’ın yolundan ayırır....
Prof. Dr. Celal Kırca Allah Tealâ, “Ey İnsanlar! Biz sizi bir erkek ve bir kadından yarattık, teârüf/birbirinizle tanışmanız için milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah katında en üstününüz, takva sahibi olanınızdır” buyurmaktadır. Ayette yer alan “teârüf”, birbirini tanıma/tanışma ve bir şeyi ...
Prof. Dr. Celal Kırca Güzellik, Kur’an ve hadislerde “ihsan” ve “ cemal” kavramları ile ifade edilir. İhsan, “güzel olmak” anlamına gelen hüsn kökünden üretilmiş bir kavramdır. Kur’an’da iki anlamda kullanılmıştır: 1. Başkasına iyilik etmek, 2. “Yaptığı işi güzel yapmak”. Dolayısıyla...
Prof. Dr. Celal Kırca Allah Teâla, “Ey iman edenler, eğer bir fâsık size bir haber getirirse, onun iç yüzünü araştırın, yoksa bilmeden bir kavme karşı kötülük edersiniz de sonra pişman olursunuz“ buyuruyor ve “fâsık” ın getirdiği haberin, araştırılmasını istiyor. Muhtelif...
Kur’an’dan yeryüzü yaşanır hale geldikten sonra Allah Teâlâ’nın, “Ben bir beşer yaratacağım” diyerek Hz. Adem’i yarattığını; sonra da onu “yeryüzünde halife olarak görevlendirdiğini”; bu görevi yapabilmesi için de gökteki ve yerdeki bütün varlıkları onun emrine verdiğini/musahhar kıldığını; bundaki amacının da ...
Prof. Dr. Celal Kırca İnsan-Allah ilişkisinde Allah, konumu itibariyle hâlık, rab ve ilahtır; insan ise kuldur, görevi de kulluktur. Kulluk, insanın doğumundan ölümüne kadar hayatının her alanını kuşatan ve kapsayan bir hayat tarzdır ve bu hayat tarzını Allah’ın buyrukları...
Prof. Dr. Celal Kırca “Heva”, nefsin bir şeye, genellikle kötü şeylere meyli olarak tanımlanır. Bir başka ifade ile heva, “nefsin, akıl ve din tarafından yasaklanan kötü arzulara karşı olan eğilimi” veya “doğruluk, hak ve faziletten saparak haz ve menfaatlere yönelmesidir”...
Fakirlik, dinî hayatımızda yeterince anlaşılamayan kavramlardan biridir. Bunun da sebebi, fakirliğin Türkçedeki anlam içeriği ile Kur’an’daki anlam içeriğinin birbirine karıştırılmış olmasıdır. Türkçede fakir, yoksul, fakirlik ise “yoksulluk” anlamına gelirken; Kur’an’da fakir “muhtaç olan”; fakirlik ise “muhtaç olma” “anlamlarına gelmekte; gani...
Dini doğru anlamanın ve yaşamanın yolu, Kur’an’ı doğru anlamaktan geçiyor. Şayet Kur’an doğru anlaşılmamışsa, ilk düğme yanlış iliklendiğinde diğer düğmelerin de yanlış iliklenişi gibi, dinî anlayışlarda da yanlışlıklar başlıyor ve birbirini takip ediyor. Geçmişte yapılan bir anlama veya tanımlama hatası,...
Kötülüğe Karşı İyilikte Bulunma Bir arada ve toplu olarak yaşamak zorunda olan insanlar, çoğu kez usul farklılıkları, eskileri körü körüne taklit, gerçekleri insanın aynı tarz ve aynı ölçüde algılayamaması, anlayış ve idrâk farklılığı, başkalarına hükmetme arzusu, bencillik, kıskançlık ve başkaları...
Eğitim, “Belli bir bilim dalı veya sanat kolunda yetiştirme, geliştirme ve eğitme işi, terbiye” (TDK, Türkçe Lügat, Ankara 2005,s.1532) olarak tanımlanmaktadır. Kısaca insan yetiştirme süreci olarak da tanımlanan eğitim, genel anlamıyla insanın eğitilebilir özelliğinden hareketle, belli amaçlara ulaşmak veya ulaştırmak...
Kur’an’a yolculuk; anlamak için hayat boyu ona yönelme, ondan bilgi elde etme ve elde ettiği bilgiler doğrultusunda yaşama çabası içinde olmaktır. Kur’an bu yolculuğu, “Sırat-ı müştekim/doğru yolda olma” olarak açıklar ve bizden de “Kendilerine gösterdiğin doğru yolda giden kimseler gibi,...
Müslümanlar arasında bir kesimin, çalışıp çabalayarak helalinden kazanç elde etme arzusu içinde oldukları halde, bir kesimin çalışmadan zengin, okumadan bilgin, bilgi sahibi olmadan mütefekkir ve ibadet etmeden âbit olma arzuları içinde oldukları görülüyor. Bu düşüncede olanlar, çalışamadan, gayret göstermeden ve...
Ahlak, insanların toplum içinde uymak zorunda oldukları kuralları ve davranış biçimlerini ihtiva eder. Bir başka ifade ile ahlak, insanın insanla, insanın sosyal ve fizikî çevresiyle olan ilişkilerinde uymak zorunda olduğu dinî veya etik kurallardır. Bu nedenle insan hayatının ayrılmaz ve...
Dindarlık, dinin emir ve yasakları doğrultusunda yaşamayı ifade eden bir tanımdır. Ancak bu yaşama tarzı, bireyden bireye farklı olduğu için, dindarlık algısı ve bu algıya bağlı olarak da tanımı farklı olabilmektedir. Nitekim kendilerini ibadet üzerinden tanımlamaya çalışan insanların yanında, ibadetleri...
Hayat, “canlı, sağ olma durumu, hayat biçimi, içinde yaşanılan şartların bütünü, yaşantı, durum” olarak tanımlanır (TDK, Türkçe Sözlük ,Ankara,2005 s.865). Hayatın bu tanımında her hangi sorun bulunmasa da insan tarafından algılanmasında sorun bulunmaktadır. Bu da algıya bağlı hayat felsefesinin oluşturulması...
Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız.